MUM DİBİNİ AYDINLATMAZ, AYDINLATMIYOR...

Güven KARABENLİ
7 Adet kitap yazdım canlarım, sevdiklerim. Tam 1806 sayfa eder.
Son beş yılda 2000 den fazla yazı, şiir, öykü, anı paylaştım facebook sayfam da, 2000 sayfa daha diyelim.
Yazdıklarımı okurlarım sevdiler. Çünkü kalbimi açtım onlara. Onları kalbimin taa derinliğine soktum. Onlarda beni kalplerinin taa derinliğine soktular.
O güzel sevgiyi iliklerime kadar hissettim. Hissettikçe daha fazla yazdım, daha fazla hissettim. Sevgi üstüne yazdım, hasret üstüne yazdım, yalnızlık üstüne yazdım. Affedin dedim. Hoşgörün dedim. Ölümlü dünya dedim. Yaşamdan zevk alın, sarılın birbirinize dedim neler demedim ki? Neler yazmadım ki?
Yorumlar geldi yurt içinden yurt dışından. Bilgisayarımızı açar açmaz ilk sizi okuyoruz yazdılar, okur gurupları oluştu. Bize ümit veriyorsunuz, yol gösteriyorsunuz, sizin güzel yazılarınızla güne başlıyoruz yazdılar. Sevindim sevindim dünyalar benim oldu. Taa İstanbul'un Beylik Düzü'nde yolda tanıdı bana sarıldı okurlarım, öyle güzeldi ki.
Bir tek burnumun dibindekiler anlamadılar, anlayamadılar. Ne anlatmaya çalıştığımı. Nasıl biri oldjğumu.
Şimdi anlıyorum "mum dibini aydınlatmaz" atasözünün neden söylendiğini.
Bir kötü haber, bir kötü test sonucuna bakıyor yaşam. Dünyaya pamuk ipliğiyle bağlıyız. Hele bu günlerde, hele bu günlerde. Ölüm bizi tanımasın, görmesin, almasın diye maskeyle gezdiğimiz günlerde.
Daha nasıl anlatabilirim, ne yazabilirim bilmiyorum ki?...