Bozkurt, kentin Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biri olmasına rağmen, turizmden elde edilen gelirin Muğla halkının refahına adil ve sürdürülebilir biçimde yansımadığını ifade etti.
2024 yılında Muğla’ya gelen turist sayısının yaklaşık 10 milyona ulaştığını belirten Bozkurt, bu ziyaretçilerin 3,7 milyonunun yabancı turistlerden oluştuğunu söyledi. Bu rakamların Muğla’nın ülke ekonomisi açısından stratejik önemini açıkça ortaya koyduğunu vurgulayan Bozkurt, buna rağmen yerel halkın turizm gelirlerinden aldığı payın giderek azaldığını dile getirdi.
Bozkurt açıklamasında, Muğla’daki turizm sektörünün büyük zincir oteller, ulusal ve uluslararası tur şirketleri ile dış merkezli yatırımcıların kontrolünde yürütüldüğünü savunarak, esnafın, çiftçinin, üreticinin ve emekçilerin bu sistemin dışında bırakıldığını ifade etti.
Turizm sektöründeki istihdamın büyük ölçüde mevsimlik ve güvencesiz olduğuna dikkat çeken Bozkurt, turizm gelirlerinin yerel ekonomiye yeterince entegre edilemediğini, küçük ve aile işletmelerinin büyük sermaye karşısında ayakta kalmakta zorlandığını söyledi. Turizmin 12 aya yayılamamasının Muğla halkının geçimini yalnızca yılın birkaç ayıyla sınırlı hale getirdiğini belirten Bozkurt, mevcut tablonun sürdürülebilir ve adil olmadığını vurguladı.
Çözüm önerilerini de paylaşan Bozkurt, turizmin 12 aya yayılması gerektiğini belirterek kültür, doğa, sağlık ve spor turizminin desteklenmesi çağrısında bulundu. Yerel işletmelerin korunması gerektiğini ifade eden Bozkurt, Muğlalı esnafın, çiftçinin ve küçük turizm işletmelerinin özel teşviklerle güçlendirilmesini istedi.
Gençler ve kadınlar için istihdam garantisi sağlanması gerektiğini de dile getiren Bozkurt, mesleki eğitim, sertifikalı programlar ve yerel işe alım politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Turizm gelirinin Muğla’da kalmasının önemine vurgu yapan Bozkurt, kazancın dış merkezlere değil, kentin mahallelerine, köylerine ve esnafına dönmesi gerektiğini ifade etti.
Açıklamasının sonunda çağrıda bulunan Özkan Bozkurt, “Muğla’nın doğası, denizi, tarihi ve emeği üzerinden kazanılan gelirin gerçek sahibi Muğla halkıdır. Turizm politikaları artık rakamlarla övünmek için değil, Muğlalının hayatını iyileştirmek için yapılmalıdır” dedi.