mücadelesi veriyorum”

12 Haziran genel seçimlerine Bodrum'dan katılacak CHP milletvekili adaylarının belirleneceği 3 Nisan günü için geri sayım başladı.

Oasis Nurol Kültür Merkezi'nde Bodrum CHP Milletvekili Aday Adaylarının tanıtımı yapıldı. Beş adayın da tanıtıldığı toplantıda , Hüseyin Anıl “Partime ve sola hiç kesintisiz tam 42 yıl hizmet verdim” dedi.

Hüseyin Anıl tanıtım toplantısında, “Bodrum'da ciddi bir CHP zemini olduğunu ve bu zemini geçmiş yıllarda ve bugün de CHP'ye hizmet edenlerin oluşturduğunu ve kendisinin de 42 yıllık mücadelesi ile bir zemin yarattığını ifade etti.” Bu zemine istinaden de, kendisinin seçilmeyi hak ettiğini söyleyerek, diğer arkadaşlarına da başarılar diledi. Anıl'ın konuşması şöyle:

“Bu güne kadar emeği geçen, aramızda olmayan, ama şu anda çalışmakta olan ama emekli olan bütün ilçe başkanlarıma, belde başkanlarıma, meclis üyelerime, belediye başkanlarıma, rahmetli Emin Anter'e, Mazlum Ağan'a , partimizi bugüne getirenlere, partiyi getirdikleri bu noktada bize verdikleri bu altyapı ve bu zemin için sonsuz teşekkür ederim. 1987 yılında Bodrum'dan çıkan milletvekilimizden sonra , bir daha hiç milletvekili çıkarmamasına rağmen, Bodrumlular CHP'ye arka arkaya oy verdi, aday çıkarmadım diye hiçbir gün küsmedi, CHP'ye yığınla, tomarla oy verdi. Son referandum sürecinde, benim de katkımla belki, merkezde %85, Yarımada'da %80 Hayır oyu verdi. Meclise 4 üye verdi. İl genel meclisine 4 üye verdi. Muğla genelinde Bodrum'da partimiz çok güçlü. Daha düne kadar il genel meclisi başkanımız Bodrumluydu. Dolayısı ile ben bu çok güçlü zemin üzerine çıkıyorum. Bu zemin Bodrumlu CHPliler'in yarattığı, Güvercinlik'te itibaren ayağımı bastığım zemin.
İkinci zemin ise, adayın kendisidir, geçmişidir, eğitimidir, ailesi, yakın çevresi, parti içindeki çalışmaları, düne ve bugüne dair tespitleri, kalıcı konuşmaları, yazıları, çizileri, yani geçmişidir. Burada tanımadığım partilim yoktur. Ama, Bodrum dışında yaptığım konuşmalarda da, kendimi çok fazla anlatmadım. Ama yine de kısaca söyleyeyim. Bodrumluyum, 49 doğumluyum, öğretmenim, 68 kuşağıyım, partime ve sola tam 42 yıl hiç kesintisiz, fasılasız, arasız hizmet verdim. Gericiliğe, yobazlığa, bağnazlığa, faşistliğe, ırkçılığa, ayrımcılığa, inanılmaz bir mücadeleyi 42 yıl verdim. Köylülüğün, işçi sınıfının mücadelesinin yanında oldum. Özellikle de işçi sınıfının ideolojisini, emeğin en yüce değer olduğunu hep savundum. Sadece kol emeği değil, fikir emeğinin insanlık tarihini yarattığını düşünüyorum. Tam 42 yıldır öğretmenlik hayatımla da birlikte, partime yaptığım katkılarla, demokratik mücadelemde toplam 42 yıldır Bodrum'daki zemine, bir de Hüseyin Anıl emeğini koyduklarında, bu delikanlı, bu çocuk, bu adam seçilmeyi hak ediyor, ona oy verebiliriz diye düşünürler, değerlendirirler diye yola çıktım. Bugün geldiğimiz noktada, elbette herkesin takdiridir, insandan insana değişir, ama sıralamada çok iyi bir noktada olduğumu biliyorum. İnşallah sandıktan da böyle çıkar. Diğer arkadaşlarıma da şans diliyorum.
Kazanırsam şunları yapacağım gibi vaatlerde bulunmuyorum. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde size anlattım. Pozitif ayrımcılık konusunda belki de ilk kez benim getirdiğim öneri ile, kadının siyasal hayata katılımı, karar noktalarında olması için %25 değil, daha büyük kotalarla gerçekleşecektir. İkinci olarak da, Bodrum'un bakanlıkla taçlandırılması için mücadele edeceğim. Bodrum Türkiye'de turizme verilen bir diyettir. Doğanın katlini de düşünürsek, Türkiye ekonomisine kattığı değer olarak, Bodrum bir diyettir. Bunun bir karşılığı olmalıdır. Bu coğrafyayı, bu tarihi, kaybolmakta olan tüm değerleri geri çağırmalı, kazanmalıyız. Bu özel projelerle, bakanlık olarak katkıları ile 10 yıllık gibi bir süreçte yapılacak yatırımlar geri döner. Muğla ili pozitif ayrımcılıkla ele alınmalıdır.

İSLAMİ FAŞİST DİKTATÖRLÜK

Bugün ise asıl mücadelemiz , yaklaşmakta olan seçimlerdir ve İslami Faşist Diktatörlüğe doğru giden süreçtir. Bu kavga, kavgalarımızın en büyüğüdür. Bir yazarımızın kitabı daha bilgisayarında iken imha edildi. Başka bilgisayarlarda da imha edilmek için aranmaktadır.
“İleri Demokrasi” getiriyoruz diyenlerin bu yaptıklarının, 41 yıl önce 12 Mart döneminde yakılan kitaplardan farkı yoktur. Bunlar yazarları, gazetecileri hapishanelerde yıllardır tutuyorlar. Basılmamış kitapları, daha okumadan bile yok ediyorlar. 12 Eylül anayasasını değiştireceğiz, Kenan Evren ve arkadaşlarını yargılayacağız diyerek ve insanları da buna inandırarak inanılmaz oy aldılar. Ama onlar ellerini kollarını sallayarak gezerken , yazarlar, gazeteciler hala içerdeler. Bunlar İslami Faşizmin ayak sesleridir. İşte bizler bunları tek tek herkese anlatmalıyız. Bizim kellerimizi almadan, cesetlerimizin üzerinden geçmeden Atatürk Devrimlerini geri döndüremeyecekler. Bizler içe dönük kavgalarımızı bırakarak, yaklaşmakta olan tehlikeyi durdurabiliriz. Faşizme karşı cephede sadece CHP yoktur. Bağlaşıklar bu tehlikeyi gören herkestir. 1946 da CHP rozetini çıkarıp, Menderes'e oy verenler de, Atatürk Devrim ve İlkeleri'ne sahip çıkanların tümü, yaklaşmakta olan tehlikeyi görüp CHP oy vereceklerdir. Bu belayı defetmek için küskünler, geri duranlar da CHP'ye oy verecekleridir. Anti faşist mücadele böyle olmalıdır.”

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Haberleri