2018 ve 2026 yıllarına ait ekonomik verileri karşılaştıran Ergun, maaş artışlarına rağmen temel ihtiyaçlara erişimin zorlaştığını savundu.
Ergun’un paylaştığı verilere göre, 2018 yılında net asgari ücret 1.603 TL seviyesindeyken açlık sınırı 1.686 TL olarak hesaplandı. Bu dönemde asgari ücret, açlık sınırının yaklaşık yüzde 95’ini karşılıyordu. 2026 yılına gelindiğinde ise asgari ücretin 28.075 TL’ye yükseldiğini ancak açlık sınırının 32.365 TL’ye çıktığını belirten Ergun, mevcut durumda asgari ücretin açlık sınırının yalnızca yüzde 86,7’sine yettiğini ifade etti.
Bekâr bir çalışanın yaşama maliyetine ilişkin verileri de paylaşan Ergun, 2018’de 2.084 TL olan maliyetin asgari ücretin yüzde 76,9’u ile karşılanabildiğini, 2026’da ise 41.900 TL’ye çıkan bu maliyet karşısında asgari ücretin yalnızca yüzde 67 seviyesinde kaldığını söyledi.
Emeklilere ödenen bayram ikramiyelerine de değinen Ergun, 2018’de 1.000 TL olan ikramiyenin asgari ücretin yüzde 62,4’üne denk geldiğini hatırlattı. Aynı oranın korunması durumunda 2026’da ikramiyenin 17.514 TL olması gerektiğini belirten Ergun, mevcut ikramiyenin 4.000 TL seviyesinde kaldığını ifade etti.
Açıklamada gıda üzerinden yapılan karşılaştırmalar da yer aldı. Buna göre 2018 yılında asgari ücretle yaklaşık 53 kilogram et alınabilirken, 2026’da bu miktarın 46 kilograma düştüğü belirtildi. Emeklilerin bayram ikramiyesiyle alabildiği et miktarının ise aynı dönemde 33 kilogramdan 6–7 kilograma gerilediği aktarıldı.
Ergun, yaşanan tabloyu “maaşların arttığı ancak alım gücünün düştüğü bir dönem” olarak değerlendirerek, ücretlerin gerçek enflasyona göre güncellenmesi, emekli maaşlarının artırılması ve gıda fiyatlarının denetlenmesi gerektiğini vurguladı.
Açıklamasının sonunda Ramazan ayının bereketine atıfta bulunan Ergun, geçmişte sofraların zenginliğinin konuşulduğunu, bugün ise eksilen ürünlerin gündeme geldiğini ifade etti.