Türkiye’de işçi hakları, sendikalaşma oranları ve çalışanların ekonomik durumuna ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Prof. Dr. Metin Ergun, 24 yıllık iktidar sürecinde işçi haklarının gerilediğini savunarak, resmi istatistikler ve sendika araştırmalarına dayanan verileri kamuoyuyla paylaştı.
Açıklamada, 2002 yılında yaklaşık 2,7 milyon olan sendikalı işçi sayısının bugün 2,4 milyona gerilediği belirtilirken, sendikalaşma oranının ise yüzde 20–25 bandından yüzde 14,45 seviyesine düştüğü ifade edildi. Ergun, bugün her 100 işçiden 85’inin sendikasız çalıştığını vurguladı.
Türkiye’de toplam işçi sayısının 16,7 milyona ulaştığını kaydeden Ergun, buna rağmen örgütlü işçi gücünün aynı oranda büyümediğini söyledi.
Ekonomik göstergelere de değinen Ergun, maaşların nominal olarak artmasına rağmen çalışanların alım gücünde ciddi kayıplar yaşandığını belirtti. Açıklamada, asgari ücretin açlık sınırının yaklaşık yüzde 15–20 altında kaldığı, işçinin milli gelirden aldığı payın yüzde 50–60 bandından yüzde 43,6’ya düştüğü ifade edildi.
Ortalama ücretin asgari ücrete yakınlaştığını belirten Ergun, Türkiye’de orta sınıfın giderek eridiğini savundu. Son bir yılda asgari ücretlinin reel kaybının 50 bin TL’yi aştığını dile getiren Ergun, son 10 yılda işçilerin alım gücünün en düşük seviyelere gerilediğini kaydetti.
İş güvenliği konusuna da dikkat çeken Ergun, Türkiye’nin Avrupa’da iş kazalarında üst sıralarda yer aldığını belirterek, her yıl yaklaşık 1500 ila 2000 işçinin hayatını kaybettiğini söyledi. En riskli sektörlerin ise inşaat, madencilik ve tarım olduğu ifade edildi.
Çalışma sürelerinin OECD ortalamasının üzerinde olduğunu belirten Ergun, haftalık ortalama çalışma süresinin resmi olarak 45 saat görünmesine rağmen birçok sektörde bunun daha fazla olduğunu kaydetti. Fazla mesailerin ise çoğu zaman ya ödenmediğini ya da düşük ücretlerle karşılandığını söyledi.
Açıklamasında çözüm önerilerine de yer veren Ergun, sendikalaşmanın önündeki engellerin kaldırılması, ücretlerin gerçek enflasyona göre artırılması ve asgari ücretin insanca yaşam koşullarını sağlayacak seviyeye yükseltilmesi gerektiğini belirtti.
Prof. Dr. Metin Ergun açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bugün 1 Mayıs. Bugün sadece kutlama değil, hesap sorma günüdür. Bu ülkede mesele maaşın kaç lira olduğu değil, o maaşla kaç gün geçinilebildiğidir.”