Ergun, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan aylık enflasyonun yüzde 1,94, yıllık enflasyonun ise yüzde 30,87 olduğunu hatırlatarak, buna karşılık Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) verilerinde aylık enflasyonun yüzde 4,10, yıllık enflasyonun ise yüzde 54,62 olarak hesaplandığını belirtti. İki veri arasındaki farkın dikkat çekici olduğunu ifade eden Ergun, “Aynı ülkede iki farklı enflasyon gerçeği oluşmuştur” dedi.
“Maaşlar eriyor, alım gücü düşüyor”
Son üç aylık resmi enflasyonun yüzde 10,04 olduğunu kaydeden Ergun, bunun maaşlarda ciddi bir erime anlamına geldiğini vurguladı. Gıda fiyatlarında ise üç aylık artışın yüzde 12 ile 16 arasında değiştiğini belirten Ergun, bu oranların birçok ülkenin yıllık enflasyonuna denk geldiğini ifade etti.
Temel tüketim ürünlerindeki fiyat artışlarına da dikkat çeken Ergun, ayçiçek yağı, süt ve süt ürünleri, et, tavuk, ekmek, yumurta ile sebze-meyve fiyatlarında ciddi yükselişler yaşandığını söyledi. Akaryakıt fiyatlarının da 55 TL seviyesinden 80 TL’ye yaklaştığını belirten Ergun, bunun üretim ve ulaşım maliyetlerini doğrudan etkilediğini dile getirdi.
“Milyonlar açlık sınırının altında”
Ergun, en düşük emekli maaşının reel olarak 18 bin TL seviyesine gerilediğini, asgari ücretin alım gücünün ise 25 bin TL’ye düştüğünü öne sürdü. Açlık sınırının 32 bin 500 TL seviyesinde olduğunu belirten Ergun, milyonlarca vatandaşın bu sınırın altında yaşam mücadelesi verdiğini söyledi.
“Vergide adalet sağlanmalı”
Ekonomik politikaları da eleştiren Ergun, temel ihtiyaçlardan vergi alınmaya devam edilirken bazı lüks tüketim ürünlerinde vergi uygulanmamasını eleştirdi. Sorunun çözümü için maaşların yılda en az iki kez