30 yıldır gazetecilik hayatımda sayısız kriz gördüm. Depremler, ekonomik dalgalanmalar, siyasi gerilimler… Hepsi turizmi ve esnafı derinden etkiledi.
Bugün yine benzer bir sürecin eşiğindeyiz. Son günlerde otel sahipleri, turizmciler ve esnafla Marmaris’te yaptığım görüşmelerde herkesin ortak sorusu aynı:
“Savaş sürerse ne yaparız?”
Gazeteci olarak şunu net söyleyebilirim:
“Bu da geçer.”
Ama geçerken hazırlıksız yakalananlar için geride ağır faturalar bırakır.
Küresel Gerilim, Yerel Sessizlik
ABD–İsrail–İran hattındaki gerilim artık sadece bölgesel bir mesele değil; küresel turizmi doğrudan etkileyen bir krizdir. Marmaris gibi turizm destinasyonları için bu açık bir alarmdır.
Sahadan gelen bilgilere göre uçuş iptallerinin konuşulmaya başlanması bile tehlikenin boyutunu gösteriyor.
Savaş başlamadan önce de yazdığım gibi; bu tür krizler tatil planlarını erteler, uçuş rotalarını değiştirir ve turist talebini ciddi şekilde düşürür.
Ama ne yazık ki görünen o ki, tüm bu gelişmelere rağmen bizim yöneticiler hâlâ kış uykusundan uyanmış değil.
Marmaris, sanki “nasıl olsa bir şekilde sezon gelir geçer” anlayışına terk edilmiş durumda. Oysa turizm artık kendi kendine yürüyen bir sektör değil; plan, koordinasyon ve vizyon gerektiriyor.
Otelci Yük Altında, Destek Yok
İşin bir de sahadaki gerçek yüzü var. Otelciler zaten ağır bir yükün altında.
Son dönemde yangın yönetmelikleri kapsamında yapılan düzenlemeler; yangın merdivenleri, yanmaz kapılar ve güvenlik önlemleri derken birçok işletme adeta yeniden tadilata girmiş gibi oldu.
Maliyetler artmış, yük büyümüş…
Ama bu yükü hafifletecek bir destek ya da yol haritası ortada yok.
Turizmci kendi başına mücadele ediyor.
Marmaris’in Omurgası Risk Altında
Marmaris sadece deniz, kum, güneş değildir.
Marmaris; esnafıyla, otelcisiyle, taksicisiyle, dolmuşcusuyla, restoranıyla ve tur operatörleriyle yaşayan bir organizmadır.
Eğer bu zincirin bir halkası koparsa, tüm sistem zarar görür.
Bugün yaşanan en büyük sorun açık:
Koordinasyon eksikliği.
Ortak akıl eksikliği.
Hareketsizlik.
Marmaris Belediyesi, GETOB, Marmaris Ticaret Odası ve TÜRSAB gibi kurumlar bir araya gelip somut bir kriz planı oluşturdu mu?
Kamuoyuna yansıyan bir çalışma ne yazık ki yok.
İç Turizm Artık Mecburiyet
Dış pazarda yaşanabilecek en küçük daralma bile Marmaris’i doğrudan etkiler. Bu yüzden iç turizm artık bir alternatif değil, zorunluluktur.
Ne yapılmalı?
'Yerli turist için cazip fiyat ve taksit kampanyaları
-Sosyal medyada güçlü ve hedefli reklamlar
-Ülke genelinde ortak tanıtım stratejileri
-Esnaf ve turizmcinin birlikte hareket etmesi
Bunlar zor değil…
Ama irade gerekiyor.
Sessizlik En Büyük Risk
Marmaris’in en büyük sorunu kriz değil.
Sessizlik.
Çünkü krizler yönetilir.
Ama sessizlik, yavaş yavaş çöküşü getirir.
30 yıllık gazetecilik tecrübemle söylüyorum:
Eğer bugün harekete geçilmezse, yarın çok geç olabilir.
Ve o zaman kaybeden sadece turizm değil…
Marmaris olur.
Allah'a emanet olunuz.
Bu konuyu daha önce 15 Mayıs 2025’te kaleme almıştım:
Marmaris Çöküşte: Harekete Geçin, Yoksa Her Şeyimizi Kaybedeceğiz https://www.gundemgazetesi.net/marmaris-cokuste-harekete-gecin-yoksa-her-seyimizi-kaybedecegiz-6017yy.htm