Manisa-Konya-Urfa-Antep'ten sevgiler (7)
Yazı dizim, gezi son bulduğu için bitti
Sürçü lisan ettiysem affola. Sayın okurlarımıza, ufak bir Güneydoğu Turu attırabildiysem ne mutlu. Bana bu güzellikleri yaşatan sevgili ve sayın gazetem sahibi Hüseyin Anıl'a, Basın Yayın Enformasyon Müdürlüğü Sayın Selçuk Özdağ'a çok teşekkür ediyorum.45 kişiden oluşan meslektaşlarımla tekrar görüşmek üzere derken, hiç ayırımsız ülkem insanlarına ve bütün dünya halklarına; barış içinde, mutlu yıllar diliyorum. HER ŞEY GÖNLÜNÜZCE OLSUN
Haber: Rezzan Şebin
Foto: 45 Gazeteci
ATATÜRK BARAJI-GAP-ANTEP
Atatürk Barajı'nda bizleri, DSİ Bölge Müdürü karşılayarak, GAP ve Atatük Barajı hakkında bilgi verdi. Hepimizin bilebileceği, teknik detaylara ya da istatistiklere girmeyeceğim. Ancak, çarpıcı ya da benim bilmediğim bir şey öğrendim. Projenin ilk yıllarındaki ivme, 2000 li yıllara doğru hız kesmiş. Durağanlaşmış, 2004lü yıllarda ve günümüzde yine bir ivme kazanmış. Fakat buna da yetersiz diyorlar. En önemli neden olarak da, insana yapılan yatırımın azlığı. Projenin toplam bütçesinden sadece %1 i insan kaynaklarına aktarılmış. Dolayısı ile, üreticiler hangi ürün, ve nasıl üretim konusunda aydınlatılmayınca, en hızlı yoldan ve en çok para getiren üretime yönlenmişler. Bilgilenmemiş üretici, ya fazla su vererek, ya da yanlış tekniklerle topraklarını yeterince değerlendirememiş. Ürün çeşitliliği yeni yeni gelişiyormuş. Yine de müthiş bir proje tabii.
ANTEP-ZEUGMA
Atatürk Barajı- Urfa Antep arası bir tek orman yok. Yeşil neredeyse hiç yok. Antep'te de basın ormanına ağaç diktik. Mozaikleri ile ünlü Zeugma (Geçit-köprü) antik beldesinden çıkarılanlar, Antep Müzesinde sergileniyor. Çok güzel bir müze oluşturulmuş.
Öğlen yemeğinde, İmam Çağdaş restoranına gittik. 200 yıl gibi bir geçmişi olan restoranda, ayranı tastan ve kepçemsi bir kaşıkla içmenin tadına doyamayıp, kebaplar gelene kadar şiştik zaten. Nefis bir mutfak var. Urfalılar kadar acı yok yemeklerde. Urfa'da et sote siparişi vermiştik. Basın enformasyon görevlisi Nazire Hanım soteyi acıdan yiyemeyince, garsondan acısız istedik. Olmaz ki. Et sote böyledir. Bu tatlı acıdır deyince, gülerek De git çocuk. Et anasının karnından acıyla mı doğuyor diyerek, aşçı da insafa gelerek yenisini yapıp yolladı. Az da olsa, yine de acı vardı. Demek ki buraların eti acılı oluyormuş gerçekten!!!
KUTNU-YEMENİ
Bu bölgenin insanlarının gönlü çok geniş. Vermeyi seviyorlar. Bizim unuttuğumuz değerler, onlarda henüz yok olmamış. Urfa'da 200 gr. kadar tütün aldım. Buna para almak bize yakışmaz dediler. Antep'te , 7 kişinin elinden geçen, pamuk, suni ipek karışımı şal-örtü diyebileceğimiz kutnu yu çok beğendim. Bir tane almak istedim Ta Bodrumlardan gelmişseniz. Para olur mu heç dediler. İlgimi çeken bir diğer dükkanda ise, sadece renkli renkli çarıklar vardı. Dükkanın adı Yemeni..Ben de yemeni arıyorum ama yok. Meğerse, bu çarıklar Yemen işi imiş. Ve oradan gelirmiş. Çarığa yemeni diyorlar.
ADANA YOLLARI
Turun sonlarına gelmiştik artık. 45 gazetecinin arasında kendiliğinden bir görev bölümü olmuştu. Rezzan Hn. devamlı not tutan, arkadaşlardan özellikle de DHA'dan Yatağanlı Cavit Yıldırım, Muğla Gazetesi Kadir Tamer, Anadolu Ajansı Durmuş Genç devamlı görüntü alanlar idi. Yorgunluktan bitap düşen arkadaşlarımızı uyurken görüntüledik. Manisa Yarın Gazetesi'nden Selman Tür'ün yakaladığı güzel kareleri de söylemeden geçemeyeceğim. Yeni Asır Muğla Adem Ülker, Ortaca Ege Haber'den Ömer Kundakçı ellerinde makinalarla, hepimizin adına görev başındaydılar. Hepsinin ellerine sağlık. Çok güzel bir dayanışma örneği sergiledik. Adana sapağına geldiğimizde, aslen Adanalı olan Mehmet Emin Bey ve çok sevdiğim Adanalı dostlarıma uğramak için ben, gezi arkadaşlarımızdan ayrıldık. Hepsine veda ve teşekkür konuşmasının ardından, kimseyi bekletmemek adına acele acele valizlerimizi aldık, beni karşılayan dostlarımın arabasına binerek, onları yolcu ettik.
EYVAH VALİZİM
Konuk olacağım evde, yaklaşık 30 kişilik bir dost karşılaması beni son derece onurlandırdı. Heyecanlanmış, aramızda olmayanlar için hüzünlenmiştim. Üzerimi değiştirmek için valizimi açtığımda, erkek giysileri ile karşılaştım. Aman tanrım, Mehmet Bozkır'ın valizi
Ve, telefonlar, telefonlar, dostlarım hemen Pozantı'ya yola çıktı. Ekip de orada mola verince, fazla bir zaman kaybına neden olmadan valizleri değiştirmeyi başardık. Gerçi arkamdan minik söylentiler olmuş
kulağıma gelmedi değil..Olsun, bu da bir anıydı.
TRT BELGESEL'E CANLI BAĞLANDIM
Bu satırları yazarken (27 Aralık Pazartesi saat 11.00), TRT Belgesel kanalından aradılar. Ekibimizin yöneticisi, İzmir BYE Genel Müdürü Sayın Selçuk Özdağ, Manisa-Urfa mesleki değişim gezi programı için konukmuş. Bana da telefonla bağlandılar. Sn. Selçuk Bey beni şöyle tanıttı Gurubumuzun en renkli, en zarif ve kendinle en barışık meslektadışımız.
Genel Müdürlüğün nezdinde kendilerine çok teşekkürlerimi ileterek, özetle Beni çok iyi tanımladınız. Kendimle barışığım ve hiç ayırımsız tüm insanları seviyorum. Bu gezide bir kez daha ülkemin etnik kimlik ayrımı olmaksızın insanlarının, bir arada ve dayanışma içinde yaşadıklarını gördüm. Çok güzel anılarla döndüm Anılarımdan bir ikisini anlattım. Ve tam konuşma bitmişti ki, Selçuk Bey:
Rezzan Hanım, valizi anlatmadınız ama dedi..!!
SON
Manisa-Konya-Urfa-Antepten sevgiler (7)
Yazı dizim, gezi son bulduğu için bitti
Sürçü lisan ettiysem affola. Sayın okurlarımıza, ufak bir Güneydoğu Turu attırabildiysem ne mutlu.
İlk yorum yazan siz olun