Marmaris’te İngiliz pazarı eriyor. Bunu görmek için rapor okumaya gerek yok; sahaya bakmak yeterli. Son günlerde bazı otelcilerin erken rezervasyon için sosyal medyada ilan vermeye başlaması boşuna değil. Bu konuda örnek olanlardan biri de Grand Yazıcı Club Turban Thermal Hotel oldu. Demek ki tehlike kapıda.
Aslında yapılması gereken çok açık. GETOB öncülüğünde, Marmaris Belediyesi, Ticaret Odası, Esnaf ve Şoförler Odası ile TÜRSAB’ın el ele verip ülke genelinde güçlü bir reklam kampanyası başlatması gerekiyor. En az üç ay sürecek, iç turizmi hedefleyen bir çalışma Marmaris’e ciddi bir nefes aldırabilir. Ama bunun için önce “bekleyelim, görelim” anlayışından çıkmak şart.
2026’ya girdiğimiz şu günlerde Marmaris turizminin en çok konuşulan başlığı İngiliz pazarındaki sert düşüş. Sektörden gelen bilgiler, gelecek sezon İngiliz turist sayısında yüzde 25’e varan bir kaybın kapıda olduğunu gösteriyor. Bu sıradan bir düşüş değil; Marmaris için açık bir alarmdır.
Çünkü İngiliz turist bu kentin bel kemiğidir. Otelciden esnafa, restorandan tekne turcusuna kadar herkesin kazancı bu pazara bağlıdır. İngiliz azalınca zincirleme bir etki başlıyor: sezon kısalıyor, işler düşüyor, çalışan sayısı azalıyor.
Peki neden eriyor bu pazar?
En başta fiyatlar… Konaklama, yeme-içme, eğlence derken Marmaris artık İngiliz için “uygun tatil” olmaktan çıktı. Aynı paraya Yunanistan’a, İspanya’ya, Portekiz’e gidilebiliyor. Üstelik daha öngörülebilir fiyatlar ve daha istikrarlı hizmetle.
Bir diğer sorun plansızlık. Yıllarca “Marmaris zaten satıyor” rahatlığıyla hareket edildi. Oysa turizm artık kendi kendine yürüyen bir sektör değil. Dijital tanıtım istiyor, hedef pazar analizi istiyor, sürdürülebilir bir strateji istiyor. Rakip ülkeler bunu yıllardır yapıyor, biz hâlâ günü kurtarmaya çalışıyoruz.
Hizmet kalitesindeki dalgalanmalar, fiyat–performans dengesinin bozulması ve denetim eksikliği de işin cabası. Gelen turist artık sadece deniz ve güneş aramıyor; verdiği paranın karşılığını, şeffaflığı ve güveni arıyor.
Oysa Marmaris’in hâlâ güçlü kozları var: doğası, koyları, iklimi, kültürü, insanı… Ama bunlar tek başına yetmiyor. Bu değerleri koruyacak, pazarlayacak ve geleceğe taşıyacak bir akla ihtiyaç var.
2026 Marmaris için bir dönüm noktası olabilir. Bugün doğru adımlar atılmazsa, “geçici düşüş” diye bakılan tablo kalıcı bir kayba dönüşür. Turizmi günü kurtaran reflekslerle değil, uzun vadeli bir planla yönetmek zorundayız.
Çünkü mesele sadece bir sezon değil;
mesele bir kentin geleceği.
Allah'a Emanet Olunuz.