Siyasette bazen saatler süren konuşmalar değil, birkaç cümlelik net mesajlar hafızalarda yer eder. MHP Muğla İl Başkanı Emrah Oltulu’nun Marmaris’te düzenlenen bayramlaşma programında yaptığı konuşma da tam olarak böyleydi.
Konuşması sırasında kullandığı şu ifade ise salondaki herkesin dikkatini çekti:
“Ülkücülerin menüsünü değiştiriyorum. Ülkücünün menüsü menemen değildir. Muğla’da ülkücülerin birbirini yemesi dönemini kaldırıyorum. Bu ideali hep beraber hayata geçireceğiz.”
Bu sözleri duyduğum anda hemen not aldım. Çünkü bu cümleler sıradan bir siyasi konuşmanın ötesindeydi. Aynı zamanda teşkilatlara verilen açık bir mesaj, tabana yapılan güçlü bir çağrı ve yeni dönemin şifresiydi.
Ardından gelen şu cümle ise aslında tüm konuşmanın özeti gibiydi:
“Ülkücülerin birbirini yemesi dönemi bitmeli.”
Bu ifade, ülkücü hareketin son yıllarda yaşadığı iç kırgınlıklara, gereksiz tartışmalara ve enerji kaybına yönelik önemli bir özeleştiri niteliği taşıyordu.
Çünkü ülkücü hareketin geçmişten bugüne taşıdığı en büyük güç; birlik, beraberlik, kardeşlik hukuku ve dava şuurudur. Ne zaman bu ruh zayıfladıysa, o zaman ayrışmalar büyüdü, kırgınlıklar derinleşti ve asıl mücadele edilmesi gereken konular geri planda kaldı.
Bugün sadece Muğla’da değil, Türkiye’nin birçok noktasında toplumun en büyük beklentilerinden biri artık kavga değil uzlaşı görmek. İnsanlar kutuplaşmadan yoruldu. Sürekli tartışan, birbirini yıpratan siyasi anlayış yerine; ortak hedef etrafında birleşen, sorun çözen ve topluma güven veren bir siyaset dili görmek istiyor.
İşte Emrah Oltulu’nun vermeye çalıştığı mesaj tam olarak burada önem kazanıyor.
Geçtiğimiz ay Burak Demirel’den görevi devralan Oltulu’nun göreve gelir gelmez sahaya inmesi de dikkat çekiyor. İlçe teşkilatlarıyla birebir temas kurması, esnaf ziyaretleri yapması, teşkilat içerisindeki kırgınlıkları azaltmaya yönelik mesajlar vermesi aslında nasıl bir yol haritası çizmek istediğini gösteriyor.
Çünkü siyaset artık sadece kürsülerden yapılan konuşmalarla yürümüyor. Vatandaş ulaşılabilir siyasetçi görmek istiyor. İnsanlar kendisini dinleyen, kapısını çalan, aynı sofraya oturan isimleri önemsiyor. Özellikle teşkilat siyasetinde birlik görüntüsü vermek, seçim dönemlerinden bile daha önemli hale geliyor.
Marmaris’teki bayramlaşma programında verilen mesajın en dikkat çeken taraflarından biri de sürekli “biz” vurgusunun yapılmasıydı. Çünkü dava anlayışının olduğu yerde kişisel hesaplar geri planda kalır. Aynı hedefe yürüyen insanların birbirini yıpratması değil, birbirine omuz vermesi gerekir.
Aslında bayramların ruhu da bunu anlatır. Bayramlar sadece takvimde yer alan özel günler değildir. Kırgınlıkların unutulduğu, insanların yeniden aynı sofrada buluştuğu, gönüllerin birbirine yaklaştığı zamanlardır. Bu nedenle Marmaris’te verilen birlik mesajı, zamanlama açısından da oldukça anlamlıydı.
Siyasette en kolay şey eleştirmektir. En zor olan ise insanları aynı hedef etrafında toplayabilmektir.
Muğla’da uzun süredir teşkilat siyasetinde zaman zaman yaşanan fikir ayrılıkları ve kırgınlıklar bilinen bir gerçek. Ancak önemli olan sorunların varlığı değil, bu sorunları çözme iradesinin ortaya konulabilmesidir. Emrah Oltulu’nun açıklamaları da bu anlamda yeni bir dönemin işareti olarak değerlendirilebilir.
Elbette siyasette söylenen sözlerin kalıcı olabilmesi için sahada karşılık bulması gerekir. Eğer birlik ve beraberlik mesajları teşkilat çalışmalarına, ortak hareket kültürüne ve sahadaki dayanışmaya yansırsa, Muğla’da MHP açısından farklı bir tablo ortaya çıkabilir.
Çünkü insanlar artık kavga eden değil, birlikte yol yürüyen kadrolar görmek istiyor.
Ve görünen o ki Emrah Oltulu’nun vermek istediği mesaj oldukça net:
“Birlik olmadan başarı olmaz.”
Allah'a emanet olunuz.