Değerli okurlar görevde iken nerede ise dünyada görmediğim ülke kalmadı ancak herzaman bir şey dikkatimi çekmiştir. Birçok müslüman ülkelerde kadınların durumları beni çok hayrete düşürmüştür.
O tarihlerde örneğin Arabistan, Afganistan gibi bir yere geldiğimizde bizi karşılayan oralı meslekdaşların ilk söylediği, “taksi durdurmak isterseniz lütfen erkekler durdursun, kadın için durmazlar”. Bu sözü duyunca şaşırmamak elde değildi. Kadın sanki bir hiçti.
Birgün Umman da bir dükkandan oyuncak alırken eşimin sorularına satıcı cevap vermemiş ben devreye girinceb“kusura bakma burada kadın sözü geçmez” demişti. Çıktık almadık.
Bunu sadece bir değil, birçok ülkede yaşadık başta Afganistan, Somali, Brunei, Yemen vs.
Düşünüyorum kadınlara seçme ve seçilme hakkı veren ve belkide dünyada bunu birçok başka ülkeden önce yapan Türkler.
Kanımca bu asrın değil, asırların kararıdır…
Ve herzaman iddia ile söylerim Türk kadını kendini bir şekilde esaretten hatta ikinci sınıf insanlıktan kurtaran
bu tarihi kararı veren başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere arkadaşlarını asla unutmamalıdır.
Gerçekten kısacık süre içinde alınan büyük ve tarihi kararlarla Türkler Araplıktan kurtulmuştur.
Aksi halde yazımızla, giyinmemizle, konuşmalarımızla Ortadoğuda yarı Arap bir ülke olacaktık.
Bugün Türkiye hür, bağımsız, laik bir Türk Cumhuriyetidir, Araplarla komşuluktan fazla bir ilişkimiz yok.
Dinimizin aynı olması da bizi Arap yapmaz, hristiyanlıkta da birçok aynı dinden ülkeler birbirleri ile ilgileri yoktur.
Burada en önemli ve tarihi olay Türk Milletinin Cumhuriyeti kurması, latin alfabeye geçmesi, laiklik ve kadınlara
verilen seçme ve seçilme haklarıdır. Böyle bir değişimi dünya tarihinde bu kadar kısa sürede yapan başka hiç bir
toplum veya ülke yok.
Bu muhteşem öngörüye sonsuza kadar saygı duyulacaktır.