Değerli okurlar Türk Ceza Kanununa bakınca binlerce ceza görürsünüz. Örneğin cinayet, hırsızlık, dolandırıcılık vs.
Bu cezalar bütün medeni ülkelerde var ve esas düşünülmesi gereken ne için var oldukları…
Bunun temeldeki cevabı tektir ve Caydırıcılıktır.
Bu cezaları almak istemeyenler suç işlemezler cezalardan korkarlar eğer cezalardan korkmuyorlarsa o zaman cezalar uygulanır ve bu uygulamalar caydırıcılığı destekler, uygulanmazsa kanunlar işe yaramaz.
Medeni dünyanın hemen her yerinde insanlar böyle düşünür.
Bizde adam arabadan çıkıp başka arabanın şoförüne saldırıyor, araç muayene istasyonunda polisi dövüp, öldürüyor, trafikte zaten caydırıcı hiçbir şey yok herkes aklına geleni yapıyor üstelik ikide bir de af çıkıyor.
O zaman cezalar caydırıcı olmuyor demektir…
Cezaların caydırıcı olmaması halinde hangi ülke olursa olsun insanlar çok sıkıntı çekerler bu sıkıntılar maddi ve manevi her şekilde olur ve sonunda Yargının olmadığı veya tarafsız olmadığı bile konuşulur.
Esasında Yargı zayıf veya tarafsız değil tam tersi uygulamanın eksikliği ve çıkartılan afların zayıflattığı Yargı vardır.
Size basit bir örnek vereyim Avrupa hapisanelerinde bulunan Türk vatandaşlarının hemen hepsi cezalarını Türkiye’de çekmek için müracaat ederler çünkü Türkiye’de sık sık af çıkar, Avrupada çıkmaz.
En önemli gerçek hem cezaların caydırıcı olması hem de bu kanunları uygulamak önemlidir yoksa sadece kanun çıkartmak yetmez uygulamak en az kanun çıkartmak kadar önemlidir.
Bakınız bir örnek vereyim, Almanyada 30 yıldır çalışan bir Türk vatandaşı daha geçen gün Alman Devlet televizyonunda bir reportajda 30 yıldır araç kullandığını ailesi ile Avrupa’da çeşitli tatiller yaptıklarını ve trafik tarafından daha bir defa bile
dururulup kontrol edilmediğini söyledi.
Dikkat edecek olursanız Avrupa ve Amerikanın heryerinde kameralar, helikopterlerde Polisleri görürsünüz.
Onların var olup görünmeleri bile caydırıcılıktır.
Kanunların herkes için eşit uygulanıp caydırıcı hale getirilmemesi halinde kanun çıkartmak işe yaramayacaktır.