Aynı Yaş mı, Aynı His mi?
Aşk…
Abdurrahman Turan
Ah, uğruna yazarların romanlar yazıp bitiremediği, şairlerin dizelerini süslediği, nice canların feda edildiği o his… İnsanın kalbinde kopabilecek en güzel fırtına değil midir aşk? Aşksız bir kalp, susuz bir çiçek gibidir. Kelimelerin kifayetsiz kaldığı anlarda gözlerin devreye girdiği, uğrunda ölebilmeyi dahi göze alabilmektir aşk…
Peki, insan istediğine mi âşık olabiliyor, yoksa kalbinin seçtiğine mi? Tabii ki sizlerin de “Kalbinin seçtiğine…” dediğinizi duyar gibiyim. Doğru, aşk istediğinize değil, kalbinizin seçtiğine konar.
Hiç düşündünüz mü? Aynı yaşta olmak, aynı duyguları paylaşabilmenin garantisi midir? Aynı yaşta olup birbirinden kilometrelerce uzak iki kalp olabileceği gibi, aralarında yıllar olmasına rağmen aynı duyguda buluşan nice kalp de vardır. Belki de mesele aynı yaşta olmak değil, aynı yerde hissedebilmektir.
Aynı hissi yaşayamadıktan sonra aynı yaşta olmanın ne önemi var ki? Aynı hissi yaşayabildikçe kalpler çocuklaşmaz mı? Aşkı arayıp bulamazsınız. Fakat aşk sizi bulduğunda, hayatın önünüze çıkardığı ufak tefek pürüzleri ve engelleri aşarak mutluluğu yaşayabilir, huzuru kalbinizde hissedebilirsiniz.
Aşka yenik düşebiliyorsanız, kalbiniz hâlâ çocuklaşabiliyorsa şanslısınız. Aşkınızı yaşamalısınız…
Çünkü nüfus kâğıtları yaşı yazar; kalpler ise yalnızca hissettiğini bilir.
Aynı Yaş mı, Aynı His mi? Aşk…
Abdurrahman Turan yazdı...
İlk yorum yazan siz olun