Bir cümle düşünün…
Hem gülümsetiyor hem düşündürüyor.
Çünkü bu topraklarda herkesin hafızasında bir “Kale yolu” vardır. Bitmeyen, tamamlanamayan, her yıl başka bir vaade konu olan bir yol.
Eskiden “Aşkımız kale içinde biter” denirdi. Yani kısa sürer, çabuk tükenir. Ama zamanla kelimelerin anlamı da değişti. Şimdi artık Kale yolu var. Yıllara meydan okuyan, başlanıp bitirilemeyen, her dönemin iktidarıyla yeniden hatırlanan bir yol.
Son üç aydır Marmaris Yat Marina Futbol Kulübü’nün deplasman maçları sebebiyle bu yolu sıkça kullanıyorum. Açık söyleyeyim; bu yolun her metresiyle, her virajıyla, her yarım bırakılmış bölümüyle ezbere tanışıklığım var. Ama ilk kez bu kadar net bir manzara görüyorum:
Çalışmalar gerçekten ilerliyor.
Şantiye hareketli. Asfalt seriliyor. Yol, Yaraş’ı geçmiş, Muğla Üniversitesi yoluna kadar dayanmış durumda. Yani yıllardır “en zor” denilen bölümler artık geride kalmış gibi. Bu tabloya bakınca insan ister istemez umutlanıyor.
Hatta iddialı bir tahmin yürütmek mümkün:
Bu yol bir aya kalmaz biter.
Elbette bu ülkede umut, her zaman temkinle birlikte yürür. Çünkü geçmiş hafıza bize başka şeyler de öğretti. Daha önce kaç kez “bitiyor” denilen yollar yarım kaldı? Kaç kez müteahhit değişti, kaç kez işler durdu, kaç kez iflas söylentileri duyduk?
O yüzden dilimizde hep bir dua var artık:
“Allah’ım bizlere Kale yolunun bittiğini görmeyi nasip et.”
Çünkü mesele sadece bir yol meselesi değil. Bu yol; Muğla’yı Denizli’ye, oradan Anadolu’nun iç kesimlerine bağlayan hayati bir damar. Bodrum’u, Marmaris’i, Datça’yı Denizli’ye, Afyon’a, Ankara’ya bağlayan bir ana arter. Turizm için önemli, ticaret için gerekli, vatandaş için mecburi.
Yıllardır süren bu inşaat süreci, sürücüler için ayrı bir çile oldu. Gece yolculukları tehlikeli, tabelalar yetersiz, şeritler belirsizdi. Kazalar yaşandı, insanlar tedirgin oldu. Bitmeyen yol, sadece zamandan değil, güvenlikten de çaldı.
Şimdi ise belki de ilk kez, bu hikâyenin sonuna bu kadar yakınız. Eğer bu kez gerçekten tamamlanırsa, Kale yolu sadece asfaltla değil, hafızalarımızdan da bir yük eksiltmiş olacak.
Belki o zaman bu cümleyi de emekliye ayırırız:
“Aşkımız Kale yolu gibi olsun, hiç bitmesin…”
Çünkü bazı şeylerin hiç bitmemesi güzeldir.
Ama yolların mutlaka bitmesi gerekir.
Ve Kale yolu…
Artık bitsin.
Allah'a emanet olunuz.