Anayasa değişikliği Truva Atı’dır

Referandum'a Doğru yazı dizimizin bugünkü konuğu Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Örgütü Başkanı Av.Yamaç Kaya. Anayasa değişikliğini Truva Atı olarak nitelendiren Kaya, “Bu Anayasa ilk kez değiştirilmiyor,

Anayasa değişikliği Truva Atı'dır
Röportaj: Oya D. Ustabaş

Referandum'a Doğru yazı dizimizin bugünkü konuğu Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Örgütü Başkanı Av.Yamaç Kaya. Anayasa değişikliğini Truva Atı olarak nitelendiren Kaya, “Bu Anayasa ilk kez değiştirilmiyor, 1982 Anayasası 16 kez değiştirildi. Bu 17. değişikliktir. Yani, darbe Anayasası'nı ilk kez değiştirdikleri tam bir “yalan”, tam bir “göz boyamaca”, Türkiye'nin öncelikli problemleri halledilmeden ve Genel Seçimlere bir yıldan az kalmışken değişiklikteki ısrar çok gereksiz, bu dayatmacı anlayışın iyi anlaşılması gereklidir” şeklinde konuşuyor. Av. Yamaç Kaya “Hayır” diyor ve nedenlerini söyleşimizde bizlerle paylaşıyor…

“Anayasa değişikliliği Türkiye'nin öncelikli problemi değildir”
Türkiye'nin öncelikli problemleri; Hergün verdiğimiz ŞEHİTLER, ORDU üzerinde oynanan oyunlar, EKONOMİK KRİZ, İŞSİZLİK, MEMUR ve EMEKLİLERİN içinde bulundukları kötü durum, yolsuzluklar, dokunulmazlıklar, Cumhurbaşkanının yetkileri, Kadın Hakları, Partilerin iç işleyişlerinin demokratik olmaması, lider sultası, YÖK, Yargının geç işlemesi, Alevilerin hakları, etnik kökenli vatandaşlarımızın kültürel hakları, sendikal haklar, grev hakkının sınırları, bebeklerimize yedirdiğimiz GDO'lu ürünler, seçim barajı, HSYK'ya Bakanın ve Müsteşarın müdahalesi ve YARGIYA MÜDAHALE'dir.
“Bu öncelikli Problemler halledilmeden ve Genel Seçimlere 1 yıldan az kalmışken değişiklikteki Israr çok gereksiz ve Dayatmacı anlayışın daha iyi anlaşılmasıdır”
“Bu Anayasa ilk kez değiştirilmiyor”
1982 Anayasası 16 kez değiştirildi. Bu 17. değişikliktir. Yani, darbe Anayasası'nı ilk kez değiştirdikleri tam bir “yalan”, tam bir “göz boyamaca”. AKP iktidarı, bugüne kadar tam 9 kez Anayasa'yı değiştirdi. Bu son yapılan da 10.oluyor ve bugüne kadar yapılan bu 10 değişiklikten sadece 3'ü toplumda tartışma yarattı. Çünkü üçü de, diğer siyasal partileri, sivil toplum örgütlerini ve tartışmaları dikkate almadan, tamamen “baskıcı bir anlayış” ve “benim çoğunluğum var, her istediğimi yaparım” mantığı içinde yapılmıştı.
“Bu Anayasa değişikliliği AKP yaptığı için değil, AKP.nin DAYATMACI anlayışının ürünü olduğu için karşı çıkıyoruz”
Anayasa değişikliğini, hiçbir partinin görüşlerini almadan AKP tek başına yaptı. Tüm sivil toplum örgütlerine “3 gün süre” verdi. CHP'nin önerisine cevap bile vermedi. Bugüne kadar yapılan tüm çalışmalara, diğer partiler ya da sivil toplum örgütleri tarafından hazırlanan taslaklara dönüp bakmadı bile. Bu nedenle HALK YARARINA değil İDEOLOJİK ve kendinden başkasına yaşama şansı vermemek amacıyla yapılan AKP Anayasası olmuştur.
Bu Anayasa'da sadece GÖZ BOYAMA vardır. “Hak getiriyoruz” görüntüsü altında “hiçbir hak, özgürlük, yenilik” getirmemiştir. Sadece “AKP iktidarının YARGI'ya tek başına egemen olması” için yapılmıştır.
Anayasa Mahkemesi üyelerinin tamamını iki kişi, yani tüm Anayasa Mahkemesi üyelerini Abdullah Gül ve Recep T. Erdoğan seçeceklerdir. Türkiye Cumhuriyeti'nin hiçbir döneminde, ileride kendilerini Yüce Divan olarak yargılayacak mahkemenin tüm üyelerini seçen iki lider görülmemiştir. Böylece, Yüce Divan'dan kaçma yolu Halka sorulmaktadır.
“Bunun dolaylı bir sonucu da; çok önemli bir kavram olan ANAYASA kavramının toplumdaki önem değerini yitirmesidir”

Bu Anayasa'da yapılmak istenenlere kısaca bakarsak;
Kadınlara Pozitif Ayrımcılık yoktur. Sadece “bu maksatla alınacak tedbirler, eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz” diye bir ibare eklenmiş fakat bunun ne anlama geldiği, hangi tedbirler olduğu, tedbirlerin ne zaman alınacağı, ileride alınacak tedbirlerin neler olduğu sayılmamıştır. Örneğin; kadınlar bu düzenlemeden sonra TBMM'de ne kadar oranda temsil edilecek? Ya diğer örgütlerde? Böyle bir oran yok. Çünkü “gerçek bir pozitif ayrımcılıktan” söz edilmemiş takiyye yapılmıştır.
Memura Toplu Sözleşme Hakkı yoktur. Sadece 1982 Anayasasındaki “toplu görüşmenin” adı “Toplu Sözleşme” yapılmıştır. Memurlara, İdare ile uzlaşamamaları halinde AKP Anayasası: “Uyuşmazlık çıkması halinde taraflar kamu görevlileri hakem kuruluna başvurabilir” diyor. Bu kurul ise Bürokratlardan oluşan bir kuruldur yani Memurlar idare ile anlaşamazlarsa, idarenin kurduğu “Hakem Kurulu” karar veriyor. Yani, Memurlar konusundaki her türlü Hak yine İdareye verilmiştir. Bununla da kalmamış, “kamu görevlileri hakem kurulunun” kararlarını beğenmeyen Memurlara Yargı yolu kapatılmıştır. Nasıl? AKP Anayasası “Kurulun kararları kesindir” demiştir. Yani, bu Anayasa ile; Toplu Sözleşme, Grev ve Yargıya başvuru hakkı ortadan kaldırılmıştır.
Çocuklar Korunmuyor” Göz Boyanıyor. Anayasa sadece; “Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır” demiştir. Peki bu düzenleme olmazsa, “devlet çocukları istismara ve şiddete karşı” koruyamayacak mı? Engel mi var? Zaten, Anayasa'nın 41'inci maddesinde “çocukları korur” diye bir düzenleme var. Bunun yeni getirilenden hiçbir farkı yoktur. Amaç; ÇOCUKLAR ÜZERİNDEN OY ALMAK, “yeni bir hak getiriyormuş” gibi yapmak ve göz boyamak, İdeolojik Anayasa amacını saklamaktır.
“KAMU DENETÇİLİĞİ” yenilik gibi gösterilip, oy almak için içi dolu olmayan bir düzenlemedir. AKP Anayasası: “Kamu denetçiliği kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler” ve Kamu Denetçisini “İktidar Partisi çoğunluğunun tek başına seçeceği” getirilmiştir. Ama kurumun yetkileri, görevleri, başvuru esasları düzenlenmemiştir.
“Ekonomik Sosyal Konsey zaten vardır”
AKP Anayasası: “Hükümete istişari nitelikte görüş bildirmek üzere ekonomik ve sosyal konsey kurulur” demektedir. Ama yeni bir Kurum yoktur ortada. Ekonomik Sosyal Konsey zaten var. Bakan'ın keyfiyetine bağlı olarak toplanmaktadır ve görüş bildirmekten başka bir görev verilmemiştir. Yani, sadece değişiklik gibi gösterilmek amacıyla metne koyulmuştur.
“Adalet ve Teftiş” ilk kez icat edilmemiştir ama yapılmak istenen farklıdır. Bir Hakim ve C.Savcısı'nın soruşturmasını, HSYK Başkanı olarak Adalet Bakanı başlatıyor ve sonuçta yine HSYK tarafından gerekli Karar veriliyor. Siz, HSYK'nın işleyişini bu değişiklikle kendinize göre ayarlarsanız istediğiniz Hakim ve Savcıya istediğinizi yaparsınız ve HAKİM ve SAVCILIK TEMİNATI'nı çiğnersiniz. Halkın elinde kalan tek başvuru mercii de AKP'lileştirildikten sonra Hak Aramada adeta KADI sistemine geçilmiş olunmakta, BAĞIMSIZ YARGI telafisi imkansız bir şekilde zedelenmektedir.
“Bu değişiklikle, Adalette Teftiş vs. hepsi bir Tiyatro oyunu olarak sergilenmeye başlanacaktır”
Biz, Adaletten Hükümetin temsilcisi olan Bakan elini çeksin HSYK'dan çıksın, Kurul Bağımsız ve aksamadan çalışsın derken, Adaleti Bakansız düşünemeyen ve Bakanın bire bir müdahalesini öngören uygulamalar getirtilmek istenmektedir.
Bu Anayasa değişikliğine neden HAYIR diyoruz:
Toplumdaki değişik grup ve katmanların haklarını korumak yerine, İşçilerin haklarını korumadığı, Sendikaların haklarını korumadığı, Sendikasız çalıştırılanların, Emeklilerin, İşverenlerin, Kadınların, Çocukların, Engellilerin, değişik mezheplerdeki Yurttaşların, Öğrencilerin, küçük Esnafın, Yargının, Basın Emekçilerinin, Gazilerin ve bu ülke için canını vermiş Şehitlerin ailelerinin, Tekel İşçilerinin, Çiftçilerin, Tarım kesiminde çalışanların haklarını korumadığı için,
“Toplum Sözleşmesi” olmadığı, AKP tek başına yaptığı, hiçbir Siyasi Partinin ve Sivil Toplum Örgütlerinin görüşlerini almadığı için,
YARGI ve ORDU ile hesaplaşma amacı taşıdığı için,
Çocuk ve Kadın Hakları konusunda Takiyye yaptığı için,
Memurların Toplu Sözleşme haklarını kısıtladığı için,
AKP Anayasası getirdiği “Kamu Denetçiliği” kurumu görevlilerini “İktidar Partisi çoğunluğunun tek başına seçeceği” için,
12 Eylül ile hesaplaşma değil, vatandaşı bu konuda uyutmak istedikleri ve 12 Eylül'ü daha da güçlendireceği için,
Yargı ve Askeri RTÜK'leştirecek YÖK'leştirecek yani bitirecek hakları yürütmeye verdiği ve Kuvvetler Ayrılığı ilkesini bitirdiği için,
HSYK.nın Yönetim ve Temsilini Adalet Bakanı'na vererek, HSYK.yı, Adalet Bakanı'nın Sekreteryası yaptığı için,
Başbakan ve Cumhurbaşkanına ülkeyi teslim edeceği için,
“Evet” çıkarsa, Başkanlık Sistemine geçiş referandumunun bir habercisi olduğu için,
Hiçbir Hakim ve Savcının “HSYK Üyesi olma yolum açılıyor” diyerek kendisini avutmasına, yine hiçbir Hakim ve Savcının “Anayasa Mahkemesi Üyesi olma yolum açılıyor” diyerek bu Anayasayı daha özgür görmek lüksü olmadığı, çünkü: buralara seçilecek olan kişilerin tamamen Hükümetin güdümündeki kişiler olacağının bilinmesi gerektiği ve bunun da Hakim ve Savcıları Hükümetin memuru yapma tehlikesini getirdiği için,
Yine, kimsenin “Kamu Denetçisi olma yolum açılıyor” diyerek bu Anayasayı daha özgür görmek lüksü olmadığı, çünkü: Kamu Denetçisi olarak seçilecek kişilerin tamamen Hükümetin güdümündeki kişiler olacağının bilinmesi gerektiği için,
HALK YARARINA değil İDEOLOJİK ve KENDİNDEN BAŞKASINA YAŞAMA ŞANSI VERMEMEK AMACIYLA yapılan AKP Anayasası olduğu için,
Truva Atı olduğu için; Kişisel Verilerin Korunması, Yurt Dışına Çıkış Yasağı, Milletvekilliğinin düşürülmesi, TBMM Organlarının görev süreleri gibi karşı da olmadığımız bazı maddeler de var. Yani tam bir TRUVA ATI !!!! Eskidende öyle değil miydi? İşçiyi, Çiftçiyi, Garibanı unutup ne zaman Milletvekilleri maaşına zam yapılacak, Halk tarafından İtiraz edilmeyen bir yasanın içine konulur o şekilde geçirilir kimsenin ruhu duymazdı. Ta ki Kanun geçtikten sonra anlaşılırdı olay… Ama iş işten geçmiş olurdu.
Özgürlükçü olmadığı için; Bu Anayasayı Özgürlükçü diyecekler unutmasınlar ki, 8 yıldır ve özellikle son 2 yıldır Devlet içinde tam Kadrolaşma yapmış, AKP lehine olmayan her karar sonrası Yargıyı ve lehine olmayan her atama sonrası Askeri eleştirmiştir. Kendisini “Laiklik karşıtı Odak” ilan eden Yargıdan, Mahkeme gölgesinde YAŞ toplantısı yaptırdıkları gibi Askerden rövanşını alınma zamanı gelmiştir.
(New York Times Gazetesi dahi, M.Kemal'in Ordusunun bitirildiğini haber yapmıştır.)
Türkiye'nin, Demagoji ve Takiyye'ye geçit vermemesi zorunluluk olduğu için,
TRUVA ATINA HAYIR!!! Diyeceğiz…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Haberleri