100 YIL ÖNCEKİ YEMEK MASASI

Turgut Emrah ARDIÇOĞLU

24 Temmuz 1923 imzalanan Lozan Antlaşması, Türkiye'nin bağımsız bir devlet olduğunu resmileştirmişti. Ancak Türkiye'nin henüz bir rejimi ve cumhurbaşkanı yoktu. Mustafa Kemal Atatürk, 28 Ekim günü arkadaşlarını bir yemekte topladı ve artık bir bayram olarak kutlayacağımız o büyük günü açıkladı. 28 Ekim 1923 günü Çankaya Köşkü'nde gerçekleşen ve tarihe geçen 'Efendiler, yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz.' olayını bir de Nutuk'tan okuyalım…

“Yemek sırasında, "Yarın Cumhuriyet ilân edeceğiz" dedim!”

28 Ekim akşamı Nutuk’ta şöyle yer almaktadır: ' ...Gece olmuştu Çankaya'ya gitmek üzere Meclis binasından ayrılırken, koridorlarda beni beklemekte olan Kemâlettin Sami ve Hâlit Paşa'lara rastladım.orada beklediklerini anlayınca, akşam yemeğine gelmelerini, Millî Savunma Bakanı Kâzım Paşa vasıtasıyla kendilerine bildirdim. İsmet Paşa ile Kâzım Paşa'ya ve Fethi Bey'e de Çankaya'ya benimle birlikte gelmelerini söyledim. Çankaya'ya gittiğim zaman, orada, beni görmek üzere gelmiş bulunan Rize Milletvekili Fuat, Afyonkarahisar Milletvekili Ruşen Eşref Bey'lerle karşılaştım. Onları da yemeğe alıkoydum. Yemek sırasında, "Yarın Cumhuriyet ilân edeceğiz" dedim.

Orada bulunan arkadaşlar, derhal düşünceme katıldılar. Yemeği bıraktık. O dakikadan itibaren, nasıl hareket edileceği konusunda kısa bir program yaparak arkadaşları görevlendirdim. Yaptığım programın ve verdiğim talimatın uygulanışını göreceksiniz. Efendiler, görüyorsunuz ki, Cumhuriyet ilânına karar vermek için Ankara'da bulunan bütün arkadaşlarımı davet ederek onlarla görüşüp tartışmaya asla lüzum ve ihtiyaç görmedim. Çünkü onların da aslında ve tabiî olarak benim gibi düşündüklerinden şüphe etmiyordum. Halbuki, o sırada Ankara'da bulunmayan bazı kişiler, yetkileri olmadığı halde, kendilerine haber verilmeden, düşünce ve rızaları alınmadan Cumhuriyetin ilân edilmiş olmasını bize gücenme ve bizden ayrılma sebebi saydılar. 28 Ekim akşamı Atatürk’ün sofrasında bulunan Ruşen Eşref, o geceyi ve cumhuriyetin ilanını şöyle anlatır: “Söz, İcra Vekilleri Heyeti buhranına geçti. Görülüyordu ki kurulan hükümet makinası bir sedde dayanmış kalmış daha ilerisine aşamıyor. Engelin giderilmesi için herkes bir çare düşünüyordu. O çarenin adını, yemekten sonra açıktan açığa ilk Gazi Hazretleri koydu: ‘Yarın, cumhuriyet ilan edeceğiz!' dedi." Yemekten sonra Mustafa Kemal Paşa o gece İsmet Paşa ile 1921 Anayasası'nın bazı maddelerini değiştiren kanun tasarısını hazırladı. İsmet İnönü 28 Ekim akşamını şöyle anlatır; “28 akşamı Atatürk ertesi gün cumhuriyet ilanı olacağını bildirdikten sonra herkes ayrıldı. Hiçbir konuşma olmadan oturduk diz dize… Ertesi gün çıkarılacak kanunu yazdık. O söyledi ben yazdım.” "Türkiye devletinin hükümet şekli cumhuriyettir." hükmünün yer aldığı tasarı üzerinde TBMM'de yapılan konuşmalardan sonra saat 20.30'da oturuma katılan 158 üyenin tamamının oyuyla Cumhuriyet'in ilanı kabul edildi. Cumhuriyet'in ilanı "Yaşasın Cumhuriyet" sesleri ve alkışlarla karşılandı.

Cumhuriyet fikrini o zamanlar Atatürk’le paylaşan bir kişi daha yoktur. Eğer Atatürk olmasaydı Türkiye bugün hâlâ padişah tarafından veya benzer bir modelle yönetilen bir ülke olacaktı. Bugün çağdaş dünya ile benzeşen neyimiz varsa Cumhuriyet’in eseridir. Kutlu olsun... Cumhuriyet'i korumak, kollamak, yaşatmak her yurttaşın ödevidir.

Sağlıklı kalın huzurlu kalın hoş cakalın…