• BIST 1.145
  • Altın 467,876
  • Dolar 7,6509
  • Euro 8,9928
  • Muğla 14 °C
  • İzmir 20 °C
  • Aydın 17 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 15 °C

Önyargı Diyelim mi?

Didem Meram
Dolmuş hızlı yağan yağmura inat yavaş gidiyordu. Durağa gelir gelmez Doktor randevuma gecikmemek için koşar adımlarla hastaneye girdim.Kalabalık bir sabahtı ve herkes yorgun bakıyordu. İnsanlar birbirlerine göz süzüyor bir an önce muayene sıralarının gelmesini bekliyordu. 
Bende doktor kapısının önünde daha önceden yaptırmış olduğum tahlil sonuçlarını bekliyordum. 
 
Bu sırada kalabalık arasından gülümsemesiyle sıyrılan bir kadın ilişti gözüme. Sadece benim değil muayene sırası bekleyen küçük kalabalığın da ilgisini çekmişti. Herkes acısına merhem ararken o nasıl bu kadar rahat gülebilirdi. 
 
Orada bulunan hastalardan bazılarından mırıltılar geliyordu kulağıma. 
 
"Ne günlere kaldık" 
"Biz derman ararken sabah sabah bu gülme hiç çekilmiyor"?
Kadın duymuş olmalı ki; aynı gülümsemeyle oturarak cevap verdi.
"Geçer geçer dert etmeyin?" 
Bir adam şaşkınlık ve öfke karışımı bir tavırla başını diğer tarafa çevirdi..
 
Kimseden çıt çıkmadı. Kadının rahatlığı benim de canımı sıkmaya başlamıştı. Dayanamadım sabahın yorgun rehaveti, hastanenin kasvetli atmosferinden güç alarak;
 
'Gerçekten hasta mısınız siz' dedim.
Kadın bana doğru baktı ve bu defa kahkaha attı. Henüz kahkahasının şaşkınlığını atamazken yanıma doğru seğirtti. Yaklaştı ve başını yüzüme yanaştırarak gülümsemesini yavaşça söndürmeye başladı. Az önce kahkaha atan kadından eser yoktu. 
 
Gözlerini gözlerime dikip büyük bir ciddiyet ve hüzünle bakmaya başladı. 
 
Ürktüm..!
İrkildim..!
 
Kadının ağzından çıkacak cümleleri hesap edemiyordum. Oturduğum yere sinmiş bekliyordum sadece.
'Evet dedi hastayım.! Hem de çok hastayım. Durakladı biraz ve devam etti.
 
" Canımdan çok sevdiğim eşim beni ebediyen bıraktığı günden beri amansız bir derdim var. Birkaç sene önce kanser onu benden aldı. Çok mücadele ettim. Bu hastanenin her karışında bir gözyaşımız var bizim. Ölmeden sıkıca elimi tuttu. Bir daha ağlamayacağıma dair benden söz istedi. Bu hastalıksa tedavi olmuyorum. Evet hastayım ben hem de çaresiz... Hep güleceğim işte!
 
Kadın aynı ciddiyetle yanımdan kalkıp gülerek doktorun odasına girdi. Herkes susmuştu. Bense sıramın çoktan geçmiş olduğunu çok sonra fark edecektim. Gözümden yaş inerken kalabalığın arasında küçücük kaldığımı hissettim.
 
Sonrası mı? 
Gülmek ve ağlamanın kardeş olduğuna bir kez daha inandım.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0252 412 2141