• BIST 1.338
  • Altın 463,052
  • Dolar 7,9528
  • Euro 9,4636
  • Muğla 10 °C
  • İzmir 14 °C
  • Aydın 14 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 6 °C

MUSTAFA

İbrahim KARABENLİ

Yeni Caminin karşısındaki Halkevi bünyesinde belediye ve ilkokul bir arada idi. 

1938-1939 öğrenim yılında Yeniyol Caddesindeki Atatürk İlkokulu’na taşındı. Yeniyol Caddesinin, Datça yoluna bakan tam ortasında, büyük bir okul. Sınıflar büyük, karatahta büyük, kum masası kocaman.

***

İsmet Paşa Sokağının ortasında, büyük dut ağacının bulunduğu dolma bahçede, bütün yaz oynayan çocuklar ve Mustafa artık okula gidecekti. Bir elinden babası Hasan Çavuş tuttu, diğer elinden annesi Akkadın.

Yürü, yürü, okul uzak. Oysa Halkevi çok yakında. Bu yeni okula oflaya puflaya giden çok öğrenci vardı. Nihayet okulun bahçesine geldiler. Hasan Çavuş 1. Sınıfın yerini buldu. Baktı mahalleden öğretmen Naciye hanım.

- Naciye hanım! Naciye hanım! Mustafa'yı kime teslim edeceğiz?

- 1. Sınıflar bana. Benim öğrencim olacak.

- Aman hocam biliyorsun Mustafa ilk çocuk. Yine de "eti senin kemiği bizim,,

- Siz hiç merak etmeyin Akkadın hanım, Hasan Çavuş. Sizin olduğu kadar onlar bizim de çocuklarımız.

***

Marmaris'te ortaokul yoktu. Muğla'ya gidilecek. Akraba, eş dostun yanında okunacak. Şimdi ki Turgut Reis Lisesi o zaman ortaokul.

***

İkinci Dünya Savaşı bitmiş. Yalçınlar'ın ordu tarafından alınan otobüsü geri verilmişti. Eh otobüs sayılırsa.

Hasan Çavuş, Mustafa ve diğer yolcularla bindiler otobüse geldiler Çetibeli Köprüsü’ne. O da ne? Sanki köprünün yarısı yok. Muavin ve diğer gençler atladılar dereye. Önce keşif yaptılar. Araba tekerleklerinin geçeceği yolu büyük taşlarla düzelttiler.

- Önce otobüs geçsin. Yolcuları hallederiz dedi şoför.

İki gün önceki yağmurda tahta köprü yıkılmıştı.

Hasan Çavuş; ayakkabısını çıkardı, pantolonunun paçasını sıvadı, Mustafa’yı kucağına aldı. Otobüsten önce karşıya geçmişti.

Gökova'ya gelmişlerdi ki

- "Allah kahretsin yine su kaynattı. Herhalde radyatör delindi,, dedi şoför muavine.

- Oğlum kap şu yakın köylerden biraz lokum al getir.

***

Şoför lokumu çiğnedi, radyatörün içine attı. Dışarıdan delinen boruya şöyle sardı, sıvadı, suyunu tamamladı. Tam Sakar’ın Gökova'ya bakan Tenekeli Kahve'ye geldi.

- Yarım saat istirahat molası.

Öğlen olmuştu. Sepetler, bohçalar açıldı yemekler ortaya çıktı. Hem manzara, hem dolmalar, kızartmalar ekmek arası köfteler yendi içildi. Dura kalka tam 6 saatte Muğla’ya varmışlardı.

Hasan Çavuş,

-Yürüyerek gelseydim zaten bu saatte Muğla’da olurdum.

***

Lise parasız yatılı sınavı için hazırlanmak gerekti. Mustafa zaten hazırdı. Bu defa ANTALYA.

***

Elbise bir imza, traş bir imza, ayakkabı bir imza. CUMHURİYET onlara her şeyi sağladı.

***

Üniversite ve sonrası.

***

Mustafa CUMHURİYET’ine ve ATA'sına vefa borcunu ödemeye kararlı idi. O ilk oldu. Prof. Dr. Mustafa AYYILDIZ.

Marmaris'imizin ilki ve yıldızı. Teşekkürler Hocam. Ellerinizden öperiz. Sağlıklı uzun ömürler.

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0252 412 2141