Gündem Gazetesi

ROMA MEZARI

31 Mayıs 2021 Pazartesi 11:16

Bakın bu bir Roma mezar taşını Borum'da görmüş Erkan kardeşim fotoğrafını çekip bana yollamış sağ olsun ve "Güven amca taşın üstünde yazılanları oku. Sen mutlaka bir şey yazarsın okuyunca" demiş. Bu mezar taşına bakın bir Romalı kaybettiği eşi için neler yazdırmış.

" fortuna mihi non omnia eripuit; adhuc enim ets mihi memoria tui"

"Kader benden her şeyi çalmadı; zira hala seninle ilgili hatıralarım var". Türkçesi.

Erkan'ın bu jesti çok duygulandırdı beni ve işte bu yazımı yazdırdı bana, paylaşıyorum.

GEL DE HATIRLAMA, GEL DE UNUT UNUTABİLİRSEN.

Dönüyorum dolaşıyorum yeşil gözlü güzel kadına geri geliyorum..

9 eylül Üniversite Hastanesin'de Yasemin ilk ameliyatını geçirdi ve yoğun bakıma aldılar. Kızım Bahar ile o yoğun bakımın kapısında birbirimize sarıldık. Kalplerimiz çarparak, titreyerek bilmem ne kadar zaman bekledik.

Sonra bizi içeri aldılar. Yasemin kendin de değildi ve başında bir koşuşturmadır gidiyordu. Ne olup bittiğini anlamıyor, boş gözlerle kablolar, hortumlar, maskeler arasında hareketsiz yatan eşime bakıyordum.

Sonra çok güzel gözlü genç delikanlı bir doktor geldi. "Beyfendi çıkmanız lazım" dedi. Kaskatı kesilmiştim. Ayaklarımı hissetmiyordum. Yüzüne baktım. Ellerim titreyerek cep telefonumu çıkardım. Yasemin'in yaptığı tabloları gösterdim o doktora. "Onu yaşatmamız lazım" dedim "o yalnız güzel bir kadın değil dünyayı güzelleştiren biri" dedim. Ağlıyordum, utanmıyordum, kendimi tutamıyordum. İşte o genç doktor elimi tuttu. "Yapmamam lazım ama siz bana numaranızı verin ben sizi bilgilendiririm söz, şimdi lütfen çıkın beyfendi"" dedi.

Gözüm arkada kaldı. Başımı çeviremiyordum. Bahar koluma girdi, sarıldım kızıma. Çaresizlik içinde birbirimize baktık.. O kadar üzgün, o kadar yorgun, o kadar kaybolmuştum ki ne yapacağımı bilmiyordum. Gözlerim bomboştu. "Hadi baba" dedi. Baba kız çıktık yoğum bakımdan.

Yoğun bakımın önünde ne kadar bekledik bilmiyorum. Telefonum çaldı. Ve o doktor bana yeşil gözlü güzel kadının değerlerinin normale döndüğünü, tehlikeyi atlattığını, birazdan dışarı gelip bana bilgi vereceğini söyledi.

Biraz sonra geldi. Birden onu karşımda görünce dizlerimin bağı çözüldü. Dizlerimin üstüne çöktüm 9 Eylül Hastanesinin krem renkli mermer zeminine. Ellerini tuttum doktorun "o çok özel bir insan" dedim. Kollarımdan tuttu beni, ayağa kaldırdı, sarıldı bana.

"Geçti artık" dedi. Gözlerimin içine baktı. "Siz de çok özel bir insansınız biliyor musunuz? " dedi.

Gözleri o kadar güzel, kirpikleri o kadar uzun ve o kadar güzel bakıyordu ki.

"Allah razı olsun. Allah yolunu hep açık tutsun senin" dedim.

Hiç unutmadım.

Roma'lı haklı.

Unutulmuyor ki... 

193156695-10159050079443211-7161139822900592919-n.jpg