Milletvekili Metin Ergun’dan Deniz Turizmi Sektörü İçin Kritik Uyarılar
Sektörün Türkiye ekonomisi açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Ergun, denizcilik ve yat turizminin yüksek katma değer üretmesinin yanı sıra önemli ölçüde istihdam sağladığını ve ülkeye döviz kazandırdığını ifade etti. Ancak sektörün vergi politikaları, mevzuat eksiklikleri ve altyapı yetersizlikleri nedeniyle ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti.
Ergun, yat turizmi sektörünün turizm hizmeti sunmasına rağmen ulaştırma kapsamında değerlendirilerek yüzde 20 KDV’ye tabi tutulduğunu hatırlatarak, otelcilik sektöründe ise yüzde 10 KDV uygulanmasının rekabet eşitsizliği oluşturduğunu söyledi. Bu durumun Türkiye’nin uluslararası pazarda fiyat dezavantajı yaşamasına neden olduğunu kaydeden Ergun, son yıllarda yat turizmi gelirlerinde yüzde 50 ila 60 oranında düşüş yaşandığını dile getirdi.
Rakip ülkeler olan Yunanistan, Fransa, Hırvatistan ve İspanya’nın vergi avantajları, güçlü altyapı yatırımları ve etkin tanıtım politikalarıyla öne çıktığını belirten Ergun, Türkiye’nin ise yüksek maliyetler ve teşvik yetersizliği nedeniyle pazar kaybettiğini ifade etti.
Yat imalatında KDV muafiyetlerinin kaldırılmasının yerli üretimi olumsuz etkilediğini söyleyen Ergun, özellikle ahşap yat üretiminde gerileme riski oluştuğunu belirtti. Marina maliyetlerinin yüksekliği, bağlama alanlarının yetersizliği, mega yatların kıyı alanlarını uzun süre kullanması ve çevresel sorunların da sektör üzerindeki baskıyı artırdığını kaydetti.
Konuşmasında Fethiye–Göcek–Dalaman kıyıları’nda yürütülen Mapa Şamandıra Projesi’ne de değinen Ergun, deniz çayırlarını koruma hedefinin doğru olduğunu ancak mavi yolculuk sektörünün zarar görmemesi için gerekli önlemlerin alınması gerektiğini söyledi. Aksi halde Türkiye’nin önemli turizm gelirlerinden biri olan mavi yolculuk pazarının Yunan adalarına kayabileceği uyarısında bulundu.
Mevzuatın güncel ihtiyaçlara cevap veremediğini de ifade eden Ergun, kurumlar arası yetki karmaşası, izinsiz charter faaliyetleri, nitelikli iş gücü eksikliği ve uluslararası geçerliliğe sahip bir “Türk Yat Kodu” bulunmamasının sektörde önemli sorunlara yol açtığını belirtti.
Metin Ergun, konuşmasının sonunda deniz turizmi ve yat sektörünün sürdürülebilirliği için acil adımlar atılması çağrısında bulundu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.