• BIST 1.880,06
  • Altın 776.05263
  • Dolar 13.7367
  • Euro 15.5206
  • Muğla 7 °C
  • İzmir 16 °C
  • Aydın 11 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 0 °C

MARMARİS YAPIYLA YÜZDE 50 ORTAĞIZ AMA…

MARMARİS YAPIYLA YÜZDE 50 ORTAĞIZ AMA…
Son günlerde ülke ve Marmaris gündemini meşkul eden, Bozburun'da bulunan DSV yatçılığın ortağı ve müdürü Ulviye Alizade Kuceruk, Gazeteci Temel Irmak’ın sorularını cevapladı...

 

 

 

 

 

 

 

Ulviye Alizade Kuceruk: “Bu güne kadar 16 senemizi verdik. Bozburun’u özellikle seçmemizin nedeni bütün dünyada ahşap yapım ustaları neredeyse yok gibi ama Bozburun’da gördüğünüz gibi her evin önünde bir tekne kayık yapılıyor. İnsanlar geçimini çoğunlukla teknecilik ve balıkçılık ile sağlıyor. En güzel yatırım da burada olur diye düşündük.”

 

Irmak: Bozburun’daki marinaya yatırım yapma fikri nasıl doğdu ve burayı nasıl tanıttınız?

Kuceruk: Yanımda şuan kurucu ortağım Valeriy Stepanenko  bulunuyor. Valeriy Bey Ukrayna’da yatırımcı olarak çok başarılı bir şirketin kurucusuyken, Türkiye’den yatırımcılar onun kurduğu ve 10 sene başarılı bir faaliyet yapan şirketle ortaklık oluşturdu. 2004 yılında Kiev’de bu ortaklıkla ilgili Türkiye - Ukrayna iş geliştirme ve iş birliği çerçevesindeki görüşmede sayın başbakanımız da bulunuyordu. Bu konudaki haberler Türkiye basınında da yer aldı, arşivlerde görebilirsiniz. Orada iki ülke arasında anlaşma imzalandı. Yani Ukrayna’dan Türkiye’ye gelen iş adamlarına, Türkiye’den Ukrayna’ya giden iş adamlarına yönelik belli bir kural belirlendi, yönetmelik resmi gazetede yayınlandı. O dönem yaklaşık 400 milyon dolarlık bir yatırım Ukrayna’ya giderken o zamanki başbakan “Biz Ukrayna’ya yatırımları gönderiyoruz, siz de yatırımlarınızı getirin” dedi ve Valeriy Bey bu konuda neden olmasın şeklinde düşündü. Daha sonra 2005 yılı ağustos ayında biz DSV adında bir şirket kurduk. Bu güne kadar 16 senemizi verdik. Bozburun’u özellikle seçmemizin nedeni bütün dünyada ahşap yapım ustaları neredeyse yok gibi ama Bozburun’da gördüğünüz gibi her evin önünde bir tekne kayık yapılıyor. İnsanlar geçimini çoğunlukla teknecilik ve balıkçılık ile sağlıyor. En güzel yatırım da burada olur diye düşündük. Hem felsefe olarak biz ahşap tekne yapmak istediğimiz için geleneksel tekne yapımını birkaç çıta yükseltip dünyaya tamamen modern ama ahşap tekne projeleri yapmak için bu şirketi kurduk ve 16 yıldır burada faaliyet gösteriyoruz.

hulya-hanim.jpg

Temel Irmak,Ulviye Alizade Kuceruk ve Valeriy Stepanenko  

 

Irmak: Yani tersane kurdunuz?

Kuceruk: Öncelikle 2005’te tekne ile ilgili çalışma olarak daha küçük bir tersane kurduk. Daha sonra 2011’de daha büyük tersanemizin çalışmalarına başladık, 2012’de tamamladık. DSV Yatçılık bölgenin tek resmi, tek ruhsatlı tersane ve marin hizmetleri veren tek firmadır.

Irmak: Son günlerde buradaki marinanızla ilgili ulusal ve yerel basında çıkan haberler var. Tartışmalar, kavgalar hakkında. Marmaris yapı ile ortaklık kurduğunuz söyleniyor. Marmaris yapı ile nasıl tanıştınız ve bu ortaklık var mı yok mu?

Kuceruk:  Söylediğim gibi 2005’te biz bu şirketi kurduğumuzdan yana şirketin hep kurucu ortağı ve müdürü olarak faaliyet yapıyordum ve 2012 yılında aynı zamanda eşimle beraber ‘Laprovence Mobilya Showroom’ adı altında şirket kurdum. 2012-2013 yıllarında açılış yaptık, Marmaris Yapı ile tanışmamızın nedeni İnci heykelin yanında showroom olarak onlardan o zamanki parayla 335 bin euroya denk gelmiş banka yoluyla 2 katlı bir villa aldık. Orada Laprovans şirketini kurdum. Açılışta da arkadaşlar oradaydı. Şuan ki Marmaris Yapı’nın ortaklarının eviyle komşuyuz. Tanışıklığımız bu şekilde oldu. Daha sonra farklı projelerde yine mimari ve mobilya işlerinde iş yaptık. Böylece komşuluk ve arkadaşlık ilişkimiz oldu.

2012 – 2016 yılları arası arkadaşlığımız vardı. 2015’te Valeriy Bey’in kendi ülkesindeki Rusya-Ukrayna arasındaki savaştan dolayı inanılmaz yoğun bir iş hayatının yanında ailesini de kurtarmak zorundaydı. Normalde şirketin satış pazarlama ve PR kısmı bendeydi, teknik kısımlarla Valeriy Bey bizzat ilgileniyordu. Bu zor dönemden dolayı Valeriy Bey’in yükü benim üzerime düştü. Bu arada şirketimizin yan tarafında yasadışı faaliyet yapan ruhsatsız işgalci konumda bulunan komşularımız vardı. Bu komşularla sürekli münakaşa halindeydik.

2011’de ihale ile kazandığımız tekne çekim bakım onarım projesini gerçekleştirmek için arkadaşlarımızdan fikir aldık. Marmaris Yapı ile buranın bir kısmını inşaatçı firma oldukları için yapar mısınız diye konuştuk. Bu konuyla ilgili ilk görüşme yaptığımızda 2015’in sonlarıydı. Şubat 2016’da taşeron sözleşmesi imzaladık. Bu şekilde projeyi onlarla çalışmak için adım attık. Ne yazık ki 2015-2016 maddi manevi olarak zor yıllardı, haziran 2016’da yatırım ortaklığına dönüştü. Marmaris Yapı’nın rıhtım kısmının inşaatını yapması, ondan sonra %50-50 kazanmaya başlayalım şeklinde anlaştık. 2016 başlarında Arzu Kayaoğulları, Belediye Başkanı Ali Acar’ın oğlunu buraya ortak etmek için bana baskı uygulamaya başladı. Bizim aramızdaki ilk soğukluk bu dönem başladı. Arzu Kayaoğulları’nın bizim haberimiz olmadan neler vadettiğini bilmiyorum.

Beni önce kahvaltıya davet etti, ardından Muzaffer Özlü ve Arzu Kayaoğulları beni Ali Acar’ın evine götürdü. Ben onlara şunu söyledim: “Eğer DSV Yatçılıktan hisse isteniyorsa bunun bedelinin ödenmesi gerekir. Konuyla ilgili bu görüşmeden sonra bana uygulanan baskılar artmaya başladı. Ali Acar’ın oğlunu işe almam için ricada bulunuldu. Yaklaşık 1 ay kadar bizimle çalıştı, ancak 4-5 gün geldi. Daha sonra Marmaris Yapı’nın ofisinde Arzu Hanım’a “Ali Acar’ın oğlunu aldığımızda biz babasına göre iş yapmadık, yetenekli biri olduğunu söyledin ki gerçekten de öyle Avrupa’da okumuş. Sen beni neden Ali Acar’la karşı karşıya getirdin, neden düşman ediyorsun?” dedim. 1 hafta boyunca belediyeye resmi konuşma açtım, Ali Acar’la görüşmek istediğimi söyledim. Ancak görüşme olmadı. Valeriy Bey çok üzüldü çünkü biz tertemiz yola çıkmışken birileriyle husumetlik olmanın anlamı ne? Yatırımlara zarar gelmesin diye yerli bir firma olarak onları seçmiştik.

 

-MARMARİS YAPIYLA YÜZDE 50 ORTAĞIZ AMA…

 

Irmak: Marmaris Yapı burada bir çalışma yapacaktı karşılığında da siz %50 ortaklık teklif ettiniz ?..

Kuceruk: Evet, ancak yapacakları iş yarım kaldı. 2016 sonunda biz inşaatı tamamlayalım dediler, 2 kez tarih verdik. Toplantılarımızın resmi kayıtları bulunmaktadır. Artık yollarımızı ayırmak istediğimizi dile getirdik.

  1. Yan komşularımızla olan münakaşamızdan dolayı Marmaris Yapı’ya ortaklık verdiğimiz halde arkamızdan onlarla işbirliği içine girdiler.
  2. Ali Acar’la hiçbir husumetimiz yokken hisse devir konusunda bizi karşı karşıya getirdiler.
  3. Yaptığınız inşaatı yarım bırakmak için ve şirket para kazanmayıp şirketi borçlandırmaya çalışıyorsunuz, bunu fark ettik.
  4. Şirkete yatırım yapıyorsunuz, şirketin nakdini çekmeye çalışıyorsunuz.

Bu dediklerimin hepsi ekspertiz raporları ve dosyalar ile sabittir.

 

Irmak: Siz bu sebeplerden dolayı işleri yarım bıraktıkları ve zarara uğrattıkları için ihtar çektiniz, öyle mi?

Kuceruk: Evet. Önce gelin yarım bıraktığınız işi tamamlayın dedik. İstemiyorsanız da anlaşıp yolun başındayken ayrılalım. Benim tek bir hatam oldu. O da 2016 sonunda hızlansınlar diye konuştuk ve fırsat verdik. Böylece bedelsiz devrettik yani sadece inşattın yapılmasıyla. Sembolik bir 50.000 tl ile noterden... Çünkü şirketin inşaatında zorlanıyoruz dediler, yardımcı olmak için günleri değiştirdik. Valeriy Bey’e ayrılan çekleri, devir bedeli için önce DSV’nin carideki ödemeleri yapmak için ayrıldı. Kimse aksini söyleyemez, hepsi muhasebede mevcuttur. Ne yazık ki 2017 Eylül’de biz yolumuzu ayıralım dediğimiz halde 2018 Mart ayına kadar Muzaffer Özlü beni ve ortağımı oyaladı. Taahhütname var. 11 milyon 670 bin lira. Onu sahte evrak sahte fatura ile elde ettiler, dava konusunda 2 tane eksper raporu tespit edildi.

 

 

KAYYUMLUK BİR DURUM YOK, İŞİMİN BAŞINDAYIM…

 

Irmak: Şuan ki durum nedir?

Kuceruk: 2017’de görüştük ve 2018 marta kadar süre verdik. Olmayınca ortaklar kurulu toplantısı yaptık. Biz iyi niyet mektubu verdik, ne kadar masraf yaptıklarını sorduk. Biz üstüne ekleyelim iyi niyetle ayrılalım. Bu mektubu alıp yeminli mali müşavirle sahte rapor düzenlediler ve kayyum atadılar. Ama ondan önce bana tehdit dolu ihtar çektiler. Ben onu alıp savcıya gittim. Beni tehdit ederek %20 hissemi almaya çalışıyorlar dedim. %50’nin de bedelini ödemedikleri için ve iyi niyetle ayrılmak istediğimizin teklifini yeniledik. 5,5 milyon Euro’luk yenilenmiş teklifi sunduk. Ona rağmen yeminli mali müşavir raporu düzenlemişler, tamamen hile dolu bir mali müşavir raporu olduğuna dair eksper raporlarımız elimizde. Hile ile hisseyi ele geçirdikleri ortaya çıkınca biz bununla ilgili dava açtık, şuan istinafta.

Onların açtıkları 156.dosya davaları benim azmedilmem ile ilgili ve şirketin tasfiyesiyle ilgili idi. Kayyum atanmasını istediler, alacakları olduğu için. Ben mahkemede bu alacağı karşılamaya hazırım dedim. Eksper raporu çıkıyor, alacaklının alacağı miktar ortaya çıkıyor, ben razı oluyorum. Kayyumluk bir durum yok çünkü kurucu ortakları olarak şirketin devam etmesini istiyoruz. Dava karar aşamasında, içindeki  ekspertiz raporları benim lehime. Ben bu şirketin müdürü olarak şirketi güzel yönetmişim. 2018 Temmuz ayında şirketi tamamen iflas yerine soktular, şirket ölü diye. Kayyumlarına yazdıkları bir rapor var. Ben o ölü şirketi aldım, onların eksiklerini tamamladım. Şirkete yatırım yaptım, vergisini ödedim, maaşları ödedim. 2 kez ‘Şirketin borcu yoktur’ yazısı aldım. Ve bunları tekrar toplantıya davet ettim. Ben fiziki adamım, ortak ve müdürüm yani sorumluluk taşıyorum. Avans alabilirim, avans verebilirim. Müşterek müdür olarak da sorumluluğu almışım yetkim var. Ben vergileri, maaşları, faturaları ödedikçe şirketin bana borcu oluyor. Ben tekne buluyorum. Şahsi sorumluluk alıyorum, teknecilerin marina sorumluluk sigortasını ödüyorum. O tekneciyi şirket para kazansın ve mahsuptan düşsün diye buluyorum. Ortaklara faaliyet raporumu da sunuyorum.

Mahkemede 156.dosyada hileli rapor sokarak beni sermaye yatırmamışım olarak gösterip benim %20’mi de almaya çalışıyorlar.

Siz beni ve Valeriy Beyi kötülemeye, iftiraya, karalamaya ve itibarsızlaştırmaya çalıştınız.  Haziran 2014’te ben ve çocuklarıma saldırı gerçekleştirdiniz. Benim odamı ve Valeriy Bey’in odasını kırmaya çalıştınız. Ne hatam oldu da bunu yaptınız? Tek hatam oldu, Valeriy Bey’i çiğnetmedim. Valeriy Bey’in hissesine çökmeye çalıştılar, Ali Acar’ın oğluna devir için bana baskı kurdular, korkuttular, şiddet uyguladılar. Yılmadım, adam satmadım. Düşmanımı bile satmadım, onların yaptığı gibi sahte evrak sunmadım. İtibarsızlaştırmadım.

 

 

Irmak: Olay ne kadar daha sürecek?

Kuceruk: Şuan yasadışı bir eylem var. 1-13 Ekim tarihleri arası belirsiz kişiler burayı işgal etmişler, çalışma hürriyetini alıkoymuşlar, şirketin faaliyetini durdurmuşlar ve şirketi zarara sokmaktadırlar. Burada yapılması gereken kaymakamdadır, yazımı aylar önce vermiştim. Savcı olay olursa bana gelirsiniz diyor. Jandarma sağ olsun burada duruyor, ancak müdahale etmiyor.

Bu insanların tüm yaptıkları böyle ortadayken hiçbir kanıt yokken beni medyada linç kampanyası yapıp hedef gösteriyorlar. Kapısını çaldıklarım kaymakam, vali ve savcıdır. Kaymakam görevini yerine getirmediği için onu iç işleri bakanlığına şikâyet ettim.

 

Irmak: Buradaki çalışma hayatının rahatlaması için kimin ne yapması gerekiyor?

Kuceruk: Hakim ve savcı işini yapsın, mahkemeler ve kararlar zamanında yapılsın. Mahkemeler zamanında karara bağlansaydı şuan bu durumda olmazdık.

 

Irmak: Karşı taraf artık ne istiyor?

Kuceruk: Şirket para kazanmaya başladığından beraber hareket etmek istiyorlar. Mahkemede dedikleri çıkmayınca ortaklığa devam etmek istiyorlar. Bu saatten sonra tabii ki onlara güvenim yok. Benim amacım bu şirketi devam ettirmek. Yaptığım işe ve kanunlara güvenirim.

 

Irmak: Son olarak eklemek istedikleriniz?

Kuceruk: Ben ve Valeriy Bey bu bölgeye hayatımızı koyduk. Paramızı, malımızı, canımızı koyduk. Biz helalliğin ve kanunların dışında bir şey istemiyoruz. Ama kamu elini vicdanına koyarak bu iki insanı, burada çalışanların emeğini çöpe atmasın.

Şuan dünyanın en büyük ahşap teknesi burada, yurtdışındaki en önemli projeler arasına girmiş bulunuyor. Bu kapanırsa Türkiye kara leke olarak kalır. Bu bölgenin geleceği yok edilmesin. Irkçılığa asla izin verilmemeli. Marmaris halkını seviyorum. Teşekkürler.

dsv-bozburun-2jpg.jpg

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0252 412 2141