• BIST 1.124
  • Altın 458,727
  • Dolar 7,6460
  • Euro 8,8844
  • Muğla 26 °C
  • İzmir 29 °C
  • Aydın 29 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 29 °C

KEDİLER

İbrahim KARABENLİ

Çağatay Atasoy değirmenci Bekir’le komşu.

Yazın Marmaris’in yüzde doksanı gibi Bekir’de pansiyonculuk yapıyor.

Daha çok Ankara’dan ama yurdun çeşitli yerlerinden turistler sabah kahvaltısını evin bahçesinde, öğle yemeklerini evin bahçesinde ve kediler ve kediler.

Akşam balık kızarması ve yine tabii kediler.

Birken iki, ikiyken dört dörtken sekiz ve daha çok kediler.

Çağatay bahçede yemek yiyemez halde.

Hele balık hiç yiyemiyor.

Bu kediler durdan sustan anlamaz.

Pist mist desen gitmez. Ama turistler.

  • Aaaa ne güzel bu çakır
  • Aaaa ne güzel bu çıtır
  • Aaa ne güzel bu süslü derler oynarlar. Çocukların yanından ayrılmazlar. Ama her yerde.
  • Miyavvv da miyavvv
  • *               *                    *

O gece.

Çağatay biriktirdiği balık kılçıklarını taşla biraz ezdi ufaladı.  

Gece yarısından sonra el ayak çekilince Bekir’in bahçesinden zaten açık olan kapıdan ikinci kata çıktı. Balık kılçıklarını tuvaletin önünden aşağıya kadar serpti. Kısık sesle

  • Gel misi misi gel kızım . misi misi güzelim.
  •              *                     *
  • Gece uzun denizde yorulan bedenler uykunun son demlerinde. Ama derinden gelen bu kedi sesi ve kavgaları koridorda yankılanıyor.  Bütün oda sakinleri aynı anda kapıları açınca sanki hayaletlerin kedi kılığına girmiş hallerini gördüler.

*                *                         *

  • Yan tarafta Çağatay her zaman ki gibi keyifle uyuyordu.

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0252 412 2141