• BIST 1.112
  • Altın 474,037
  • Dolar 7,5495
  • Euro 8,9548
  • Muğla 25 °C
  • İzmir 31 °C
  • Aydın 30 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 27 °C

İlkeli olmaya gerek yok, kıyafeti düzet!

Temel IRMAK /Gönül Dostu

İlkeli olmaya gerek yok, kıyafeti düzet!

 

Mübarek Ramazan ayı içinde olduğumuz şu günlerde, çevremizdeki bazı insanların oruç tuttukları haldeyken bile, dedikodu, fitne ve fesat içinde aç kalmaya devam ediyorlar. Ve üstelikte birbirleriyle küs olabilme yarışı içinde olduğunu görmekteyim. “Eline, Beline, Diline sahip çık”  özdeyişi her ne kadar, Alevi anlayış ve yaşam kurallarından biri olsa da; aslında daha derin anlamı olan bir atasözüdür. Eline, iline, ülkene; beline, beldene, yaşadığın bölgeye; diline, konuştuğun dile, Türkçe'ne hakim ol, sahip çık anlamında açıklanırsa daha farklı anlaşılacağına ve daha da derin anlamlı olacağına inanıyorum. Aslında bu çok derin anlamlı atasözümüzün açıklaması da budur; bu olmalıdır.

 

İnsanoğlu elbette ilkelidir, hanginize sorsam, herkesin kendine göre ilkesi vardır. 14 yılı bitirip, 15'nci yıla girdiğim şu günlerde, benimde birden fazla ilkelerim olmuştur. Bu ilkeler sayesinde 14 yılı geride bıraktım. Bazılarınız ilkelerimi beğenmeyebilirsiniz o sizin sorununuzdur. İlkelerimle yaşamaya devam edeceğiz.

“Ezan, Bayrak ve Vatan vazgeçilmenizin olacak”. 

“İlkelerin olacak. Seni satın alamayacaklar”.

“Aptalların uydurduğu atasözlerine inanmayacaksın”.
“Paranın satın alamayacağı şey yoktur”
“Herkesin bir fiyatı vardır”

“Gibi sözlere kanmayacaksın”.
“Onurunla, kimliğinle ve beyninle akıllı yaşayacaksın”.
“Üreteceksin, seveceksin, sevileceksin, inançlarının arkasında duracaksın”.
“Sevgilerin karşılıksız, yardımların gizli olacak”.
“Seni attan, ottan ayıran özelliklerinin farkında olacaksın”.
“Çünkü sen insansın”.

“Ve bunu yakaladığın gün, bembeyaz yaşacaksın”. 

Bu yazılanlara hiç kimsenin “hayır” diyebileceğini düşünmüyorum. Düşünenler zaten bizden değildirler.

İlkeli ve onurlu davranan, satın alınamayan ve bal tuttuğunda  parmağını yalamayan ve bu ballı parmağı yeniden kavanoza iade eden,  kendisi için değil de halk için çalışan yöneticilerimiz olsa ve Adnan Kahveci'ler çoğalsa daha iyi olmaz mı

Ülkemizin şu anki bulunduğu durumdan şikayetçimiyiz, evet şikayetçiyiz. Basında okuduklarımızla herkes şikayetçi.  Peki şikayet ederken, bir şey yapıyor muyuz? Hayır hiçbir şey yapmıyoruz, sadece şikayet ediyoruz. Şikayet ederiz, ama doğruları yapmaya gelince yapmayız. Çünkü,  toplum bu hale getirilmiştir ve sen doğruları yaparsan enayi durumuna düşersin.
Konuşmayı, eleştirmeyi çok severiz, iş icraata gelince yapmayız, yani sadece eleştiririz. Eleştiri kendi aleyhimize olursa da kızarız.
Biliyorum ki; bu ülkede ilkeli olmak, kurallara harfiyen uymak  ve onurlu kalabilmek çok zordur. Çünkü bu ülke, artık olumsuzluklar ülkesi olmuştur.
Biz bütün bunları hak ettik mi acaba! Ama, neyi hak ederseniz öyle yaşarsınız. Savaşmadan kazanılmaz.
Bu nedenle; önce herkes özeleştirisini yapacak,  konulmuş kurallara uyacak ve ülkesi için bir şeyler yapacak ki, eleştirmeye hakkı olacak.  Çağdaş,  laik ve onurlu bir Türkiye”yi hak ediyorsak eğer, biz de ilkeli ve onurlu olacağız ve aynı zamanda bunun için de çaba sarf edeceğiz. 
Birileri istedi diye yasalarımızı değiştirmeyeceğiz, vatandaşımız hak ettiği şekilde yaşayacak ve hak ettiği yasalarla yönetilecek, hiç kimse de İran olacağız, Malezya olacağız tartışması yapamayacak.
Peki biz niye adam gibi onurlu bir Türkiye gibi olmuyoruz ki!

 

Sen yine de ilkeli ol. Kıyafetini düzetmeye gerek yok!...

 (Allah'a Emanet Olunuz)

 

 

  • Yorumlar 4
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2003 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0252 412 2141