• BIST 1.120
  • Altın 458,430
  • Dolar 7,6108
  • Euro 8,8768
  • Muğla 21 °C
  • İzmir 24 °C
  • Aydın 25 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 18 °C

HAFİZE HANIMEFENDİ

İbrahim KARABENLİ

Marmaris konuşma dilinde onun adı Hapse idi. Tombul iri yapılı, galiba burnunun yanında nohuttan biraz küçük beni vardı. Yazın basma içinde lastikli uzun don ,kışın pazen üzerinde yünlü bir çeket ve de o zamanın çarşafı. Hem rüzgardan, hem yağmurdan koruyan sımsıkı dokunmuş çarşaf.

Sabahları ve akşamları Muğla'ya gidecek (kaptı kaçtı) otobüs tekel önünden kalkardı. Heykel önünden şöyle bir döner, gidişinde ve dönüşünde ahaliyi selamlardı. İşte Hapse hep oradaydı.

-Abuu yavruma hoş geldin. Gız güzelleşmisine sen. Okul bittimi?

-Len nereye gidipdurusun daha yeni geldine, acele işin mi var?

Kim geliyorsa, kim gidiyorsa, neden geliyor, neden gidiyor, bilgisi vardı. Onun haberi olmadan kuş ucmazdı. Düğünlerde ondan sorulurdu. Kimin ne zaman düğünü var? Düğünüde kınayıda o idare ederdi.

-Otur gari şebek senden başka oynuyacak yok mu?

-Biraz bahşiş verdin mi?

-Döktür güzelim döktür, maşallah maşallah..!

Nasıl mı geçiniyor? Marmaris'in kadirşinas halkı, maddi ve manevi onu hep desteklemiştir.

                                           ***

Hüseyin, okuldan sonra ve yaz tatillerinde Dr.Necati beyin muayenehanesinde çalışırdı. Dr.Necati bey sevilen, sayılan, cömert ve kibardı.

-Hüseyin oğlum, Hafize hanımefendi Kaymakamlıkta bu parayı ona ver.

Hüseyin bir koşu çabucak kaymakamlığa çıktı. Sağına baktı, soluna baktı. Hafize hanımefendi diye birini aradığını söyledi. Burada bir hanımefendi yok!

-Dr. Bey Hafize hanımefendi diye biri yok ..

-Pardon Hüseyin, hani bizim Hapse merdiyenlerde oturuyordu !

Hapse, mesai saatinde Kaymakamlığa ve Adliyeye gelip gidenlere bakıyor bir ipucu peşinde koşuyordu.

-No'ldu len? Kim kavga etmiş? Gız mı kaçırmışlar? Bak bak oğlan çoçuğu pekde küçükmüşsün, önce askerliğini yapsa sen ! Hangi köydensi bakan !..

                                              ***

-Hapse teyze beni Dr.Bey gönderdi. Çaktırmadan veriver dedi.

-Sağ olsun Doktorum. Canım yavrum selamlarımı söle...

Kocaman iri gögüslerinin daima açık olan önünden, kağıt paraları istiflediği yeri bulmuş olacak ki iyice yerleştirdi. Sonra tülbentini düzeltti. En şirin haliyle hala gülümsüyordu..

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0252 412 2141