Gürhan Gürses'in Kaleminden
Canım yanıyor bugün, ekranlar depremden dolayı hüzünle dolup taşıyor
Ana haber bültenleri hüznün tellallığını yapıyor
Bazı haddini aşan spikerlerin yorumlarına inat; onların yüreği ve sözleri kanlı şu yorumlarına inat Deprem her ne kadar Doğu'da, Van'da da olsa hepimiz üzüldük" Doğu'dan Batı'ya, Kuzey'den Güney'e bütün ülke bir olmuş Van için
Bu yardım olayı biraz amiyane olacak ama yukarıda zikrettiğim şekilde düşünen ve konuşanlara tam bir kapak olmuştur haddizatında
Başka söze hacet yok sanırım.
Acının hüznün memleketi coğrafyası yoktur
Dini dili ırkı mezhebi yoktur anlayana tabi ki
Yardım konusunda ilk arayan İsrail'di
İçimizde İsrailli olanlar daha tehlikeliymiş meğer!
Apartmanlar yıkılıyor aslında müteahhitler yıkılıyor, insanlık yıkılıyor
7,2 aslında beyinlerde ve kalplerde hasara yol açmıştır. İnşallah bu kötü ve olumsuz vaziyet bazı iyi ve güzel olan şeylerin önünün açılmasına da vesile olur. Kardeşlik gibi, insanlık gibi, tedbir gibi, saygı gibi ve sevgi gibi
Yaralı yürekler acıdan kabuk bağladı
Polis spikerlere inat orada, asker orada, halk orada
Kol kola el ele tırnak tırnağa beton parçalarını atıyorlar ulaşabilmek için insanlara
Devlet orada, millet orada
İktidar orada muhalefet orada
Bunu sağlamak için illa bu ülkede birilerinin ölmesi ya da felaketlerin olması mı lazım diye sormadan edemiyorum.
Tırlar, minibüsler, kamyonlar, uçaklar vesaire araçlar yardım peşinde
Türkiye yürek yürek Van'a akıyor. Van zamkı olur huzurun, harcı olur birlikteliğin. Her işte bir hayır var şeklinde düşünebiliriz
Acımız çok ama çok büyük tarifi namümkün
Orada yürek yüreğiz işte
Tablo bu
Kara günde yan yanayız
Olay bu
Bazılarının zoruna gidecek belki de ağırına gidecek
Lakin Anadolu etle tırnaktır böyle biline
Ve enkazın altında can havliyle yardım bekleyenler! Ve onların üstünde var gücüyle toprağı betonu savuranlar
Sesimi duyan var mı? diye haykıranlar
Yaşama dair iz arayanlar
Enkazın altında kalıp ölenler
Cesetleri görüp çığlık atanlar
Ben de nasır bağlamış yüreğe sahip olanlara hitaben, sağır kesilenlere hitaben, ayrımcılık yapanlara hitaben haykırıyorum: SESİMİ DUYAN VAR MI TÜRKİYE?
Bulunanlar bulunmayanlar
Ve bunların ortasında hayata tutunanlar, tutunamayanlar.
Bir de çapulcular, hırsızlar, talancılar vurguncular, toplu hücuma kalkanlar
17 Ağustos'a dadananlar Van'a dadanmasın. Ganimet olarak adlandıranlar batan gemi değil, mallar korsan malı değil! Sakın ha!
Bir apartman, bir apartman daha
Bir arsanın üzerinde bir apartman. Bir apartmanın içinde bir mahalle
Bir mahalle daha
Evler üst üste kondurulmuş ve ölüm de gelip kurulmuş. Bu ne hazin bir türkü? Niye bizim dudağımıza yapışıp kalıyor? Niye üzerimize siniyor depremin ağıdı?
Bir de kayıp gidenler yaşamda
Bir yıldız nasıl akarsa öyle! Bir saman çöpü gibi
depremin dalgasında akıp gidenler
Artçılara kapılmış insani duygular! Giden ten değil bilin, depreme kapılan beden değil, can değil! Bu ne haldir iki gözüm? Önümüzde hiçbir şey net değil
Canım yanıyor bugün! Hüznüm tavan yapmış. Gözyaşlarım mahkûm gözlerime
Olmaya ki sele dönsün! Yeni bir felakete zemin hazırlasın. Akma gözyaşlarım akma sakın!
Naklen ölüm canlı yayında. Bir ana iki çocuk; biri yaşama tutunacak, biri
Kızımmmm! diye haykıran bir baba
Feryadı yürek yırtıyor. Enkazın etrafında yaralı ceylan gibi geziyor, kınalı keklik gibi inliyor. Allah sabır versin. Şırnaklı iki üniversite öğrencisinin el ele cenazeleri çıkartılıyor enkazda
Yan yana defnediliyorlar memleketlerinde
Yüreğim bu haber ile bin yâre
Çadır lazım, katalitik, battaniye, su gıda
Sivil toplum kuruluşları orada, belediyeler, üniversiteler
Yardım kampanyaları başlatıldı tüm ülkede
Sesimi duyan var mı Türkiye?
Ambulanslar geliyor ve gidiyor
Siren sesleri kesilmiyor
Etraf toz bulutu
İnsanlar panik halinde
Korku ve kaos depremden hemen sonra kameralara yansıyan
Toz bulutu yükseliyor enkazların üzerinde
Tekbir sesi geliyor çaresiz insanların içinde
Allah u Ekber diye
Betondan dağlar var çocukların oynadığı her yerde
Daha demin oturduğu evden eser yok şimdi
Konuştuğu eşten haber yok, sevdiği çocuktan iz yok
Ambulans helikopterler ve uçaklar Van'da
Hastanelerde can pazarı
Bahçelerde sedyeler
Cezaevinden firar edenler geri dönenler
Yollarda büyük ve derin çatlaklar
Aslında kalpteki, beyindeki büyük çatlaklar ve derin yaralar daha fazla
Akletmemiz lazım, fehmetmemiz lazım; bize bizden başka merhem olan yok diye
Amerika 7, 2 diyor binlerce kilometre öteden Kandilli 6, 4 diyor
Yardım için önemli, zaman için önemli
Sonra düzeltiyor Kandilli
Kandillinin kandili dakikalar sonra sönüyor, yatsıya dek değil. Depremin büyüklüğü şiddeti anlaşılıyor böylece
Asıl deprem bu, asıl yıkım bu
Basit ama önemli
Ne hıncın vardı bizlere ey deprem? Fay hattını bulursun elbet
Peki, kimde kabahat? Depremde mi müteahhitlerde mi, belediyelerde mi? Önceden ahkâm kesen çok sonra tedbir alan yok
Hayvanlar dahi telef, kimse bir şey yapamıyor, esef! Kabul et, etme bu böyle! Sen de var halin söyle
Bu devran hep böyle
Bela gelir sonra tedaviye başlanır. Görünen köy kılavuz istemez. Yapılan anons kâr etmez. Açılan yara fitil tutmaz Yaratanın sırrına akıl ermez. Yürekler bir kez daha taziyelendi, kökten.
İşin garip tarafı, işin hazin tarafı, işin insani tarafı ahirde sahneye kondu
Biri can derdinde, biri mal derdinde
İki gözüm henüz acılar taze
El insaf! Henüz ulaşılmayan cesetler var, va esef! Henüz göz yaşlar kurumadı. El hak!
Ahlaki boyutu düşündürüyor asıl beni
İnsani boyutu endişelendiriyor asıl beni
Biz böyle değildik? Ya da bu biz değiliz. Ne söylesek az bazen, ne söylesek çok! Sürer gider bu hikâye
Bir can pazarı daha olana dek!
İşte jeopolitik ve stratejik bir coğrafyanın en mühim güçlerinden bir tanesi
Galiba insanlığımızı depreme verdik. Galiba insanlığımızı fay hattına verdik.
Ne iş yaparsın? dedi
Hamalım. dedim
Nasıl yani? dedi
Elimden tutmasını bilenin yüreğini taşırım dedim. Sunay AKIN gibi sesleniyorum tüm ülkeye
Bugün Van'ın hamalıyız böyle biline
Onların yüreğini taşıyoruz, onların hüznünü paylaşıyoruz.
Sesimi duyan var mı Türkiye?
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.