• BIST 1.411,990
  • Altın 526,13
  • Dolar 9,2650
  • Euro 10,7150
  • Muğla 14 °C
  • İzmir 21 °C
  • Aydın 19 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 14 °C

DUYGULARIM İFAL OLDU

Korcan Yiğit

İnsanların en kolay ulaşabildiği yer duygularımızdır. Bizi savunmasız kılan en zayıf halkadır duygular. Arzulara veya hormonlara bile gem vurabiliriz istersek ama o duygular yok mu o duygular, yerden yere çalar insanı...

Neden bu kadar kolay düşeriz, çünkü açız. Dostluğa açız, muhabbete açız, iyiliğe, dürüstlüğe, ilgiye ve sevgiye açız. Paraya açız, iyi bir yaşama açız.

Hep güvenmek istiyoruz. Hep inanmak istiyoruz.

Mesela; ömür boyu sürecek bir birliktelik arayışımız hiç bir zaman bitmez fakat herkesin penceresi ayrıdır ve gördüğü manzara farklıdır. Sizinle aynı pencereden aynı manzaraya bakacak insanı bulma

 

peşinde en tatlı sözlere aldanırsınız çünkü aldanmak istersiniz. Oysaki duygularınız her defasında ifal edilir. Bedeniniz de...

1 koyup 1000 aldım diyen hayal tüccarlarına da çabucak kanarız. Çünkü kanmak isteriz. Çalışarak bu karlı kazançlara ulaşılamayacağını elbette ki biliriz. Ama adaletsiz dünyanın zincirini belki bu kez kırarız. Hep bir umut; "Ya tutarsa", tutamayacağını da biliriz ama yine de kanarız. Birileri duygularımızı ifal eder. Elimizdeki üç kuruş paramızın ırzına geçer...

İçimizdeki iyilik ve hayata tertemiz bakışımız merhametimizi de artırıyor, bu sefer de merhamet ettiğimiz için inciniyoruz. İstiyoruz ki "Bütün dünya buna inansa, hayat bayram olsa"...

Çok mu zor iyi olmak. Çok mu zor insan olmak, insan gibi yaşamak. Belki de insanlık bu, biz başka bir ütopya peşindeyiz. Belki de yanıldığımız nokta bu...

İhtiyaç sahibini gördüğümüzde yüreğimiz

 

sızlıyor. Düşmüşü görünce kaldırasımız geliyor. Elbette ki el uzatmak erdemdir ama el uzattığımız kişi acaba hangi kurnazlıklar peşindedir...

Bazı insanlar vardır büyük badireler atlatmışlardır, başlarından türlü felaketler geçmiştir ve hatta ölümün kıyısından dönmüştür. Bu insanların bir kısmı üstesinden geldikleri bu sıkıntılı durumlar sonrasında şükreder. İyiliğe, dostluğa yol alır. Dünya malını terk eder ve hayatı yaşamaya ama gerçekten yaşamaya çalışır. Kalan ömrünün kıymetini bilir. Bunlar azınlık bir zümreyi oluşturur.

Pek çoğu ise inatla daha da hırslanır, mala, paraya ve mevkiye yönelir. Sade ve sadece kendisi için yaşamaya başlar kalan ömrünü. Ne aile, ne dost, hepsi bir aracıdır hayatını keyifle sürdürebilmesi için. Bir kere ölümden dönmüştür ve şükür yerine bencilleşmiştir.

En çok ta bu tiplere karşı zayıfız duygusal olarak. Çünkü hep zor zamanlarını anlatırlar

 

bize. Bıkmadan, usanmadan anlatırlar defalarca. Bilirler ki çektikleri bu acı başkalarının yaşamak istemeyeceği acılardır ve ben işte bunları yaşadım diye sürekli yüzünüze vurur korkularınızı. Sizin korkularınızın duygularınızı yönettiğini keşfetmişlerdir. Üzülürsünüz sonda da tabii ki düzülürsünüz...

Dilenciler de böyledir. Allah korusun der ister, siz de Allah başa vermesin der verirsiniz.

Şunu asla unutmayın; bir insan gerçekten düşmüş ve ayağa kalkmışsa ve sonra hayata iyilikle sımsıkı sarılmışsa asla düştüğü günlerden bahsetmez...

Sürekli çektigi açılardan ve başına gelen uğursuz olaydan bahseden insan ajitasyon yapmakta ve sizi duygusal olarak ifal etmeye çalışmaktadır. Buna inanın ve bu insanlardan uzak durun.

Yalancı mıyım?

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0252 412 2141