• BIST 1.112
  • Altın 474,037
  • Dolar 7,5495
  • Euro 8,9548
  • Muğla 29 °C
  • İzmir 31 °C
  • Aydın 31 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 26 °C

Bunalım mi? O da neymiş?

Didem Meram
Keşke herşey eski zaman kalıbında kalsaydı. Biz çocukken diye başlayan çok şey içimizi acıtmasaydı.  Mesela biz küçükken başımız falan ağrımazdı. Ağrısa da yatınca geçerdi. Uykumuzun kaçtığı gecelerde güzel hayaller kurup uyurduk. Hayallerimiz rüyalarımızı eklemlerdi. Sessiz çocukların şair ve yazar ruhlu olduğu söylenirdi. Sanatçı ruhlu çocuk derdi büyüklerimiz. Fazla hareketliysen bir yerlerinde kurt vardı kesin teşhis..! Kapıları çarpıyorsan, bağırıp çağırıyorsan terlik ve süpürge ikilisi devreye girer asayiş berkemal olurdu. Ailelerin çocuk gelişiminde zirveye nokta atışı yaptıkları dönemden bahsediyorum. 
Şimdilerde mi? Ağlayarak dediğini yaptıran yerinde duramayan çocuk 'hiperaktif'; hayatı anlamsız gören çocuk depresyonda..! Mıncırma mi? O da Ne? Şimdiki çocukların hiç tanışmadığı annelerimiz tarafından etimizin belirli bir açıyla kıvrılması..
Kıyamam ki..! Geçmişe dönüp baktığımızda kendi ergenlik yıllarımız nasil da hızlı geçmiş. "Hayat çok sıkıcı mutsuzum hiç tat alamıyorum anne" Aaa o da ne? Al eline toz bezini gör bakalım sıkıntın kalıyor mu? Bir toz zerresi bile görmeyeceğim! Kafamın henüz neye tam olarak bozuk olduğunu bile anlamlandıramadığım yıllar. Böyle birkaç zaman suratımdan düşen bin parça evde ruh gibi gezdiğimi anımsıyorum. Kimseyle konuşmak istemiyor odamdan kapı dışına çıkasım gelmiyordu. O derece yani! Annemin lisanı münasiple pedogojik uzmanlığında hedefi tutturduğu zamanlar. Zor yıllar! 
Yanıma geldi ""başlarım senin mutsuzluğuna ne olmuş yani? Dünya yıkılmış altında mi kalmışsın? Sıkılıyorsan kalk bana yardım et. Be derdin kalır ne tasan" kalk sorumluluk al..! Yaşam belirtisi göster ..! Bunalım mi? O da neydi???
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0252 412 2141