• BIST 1.409,560
  • Altın 525,97
  • Dolar 9,2050
  • Euro 10,6650
  • Muğla 12 °C
  • İzmir 14 °C
  • Aydın 12 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 7 °C

BİLMEK YADA BİLMEMEK, BÜTÜN MESELE BU

Korcan Yiğit

Bilmekle bilmemek arasında kişiyi hayata bağlayan ince bir çizgi vardır.

İnsanların bilinç düzeyi arttıkça daha mutsuz olurlar. Çünkü algıları daha açıktır ve karşısındakinin her kusuru sanki büyüteçle bakar misali gözleri önünde serilir. Gel de görme...

Ya görmezden geleceksin ufak kurnazlıkları, yada silip geçeceksin hayatından insanları.

Bildikçe hayata ve insanlara inancın azalır, hayattan daha fazla koparsın. Bilmemek ise insana büyük bir güven havuzu sunar. İnanırsın, güvenirsin, standart ama göreceli olarak mutlu bir yaşamın olur ve bu yaşama şükürler ederek minnetini Yaradan'a sunarsın.

İnsan yaradılışı gereği, yaratılışını, varoluşunu

 

sürekli sorgulayan bir varlıktır. Gelişmiş beyni, zekası ve kurnazlığı onu diğer canlılardan baskın ırk olarak ayırmıştır. Varoluşundan itibaren sürekli yöneten ve çevresine hükmeden, sahip bir yaşam biçimi sürdürmesi, ona herşeye hükmedebileceği ve her sorunun cevabını bulabileceği gibi garip bir ukalalık ve özgüven getirmiştir. Hatta sorsan, yaşam onun için var olmuştur. Cevabını bulduğu her soruda egosu ve ihtirası bir kat daha artar, hafsalasının yetmediği her konuda tanrısına biraz daha yaklaşır.

Malesef ki onu üstün ırk kılan gelişmiş beyni, adına ister bilim deyin, ister ilim, ona çesitli oyunlar oynar ve  yaşamını çekilmez hale getirir. Devamlı sorgular halde olmak ne zor bir iştir... Çözdüğünüz her problemden sonra başka bir probleme odaklanmak, herşeyin nedenini, niçinini, ıncığını, cıncığını araştırmak, dibine kadar araştırmak, somutlaştıramadığını yorumlamak, felsefe ile sonuca varmaya çalışmak... Ne büyük bir

 

zahmettir, külfettir. Ve yine üstün zekası ile insanlığın iyiliği adına insanlığın sonunu getirecek icatlarda bulunmak. Nasıl bir handikaptır...

Yaşamı ve yaşamın kaynağını bu kadar sorgulayan, araştırmaya kalkan insan, tavuk ve yumurta hikayesi gibi bir kısır döngü içindedir. Aslında, tavuk mu yumurtadan çıktı yoksa yumurta mı tavuktan, hiç bir önemi yoktur.

Bilinç düzeyi gelişmemiş insanlar aza kanaat ettikleri için ellerindeki ile mutlu olmayı başarır. Özellikle kapalı toplumlarda yaşayan bireyler gündelik, rutin bir hayatın tekdüzeliği içinde mutlu bir şekilde yaşamlarının sonlanmasını beklerler.

Gerçi, siz özellikle bir çaba içinde olmasanız bile yaşam size her an yeni tecrübeler, yeni bilgiler ve deneyimler kazandırır. Azıcık beyniniz çalışıyorsa gördüğünüz, duyduğunuz herşey zihninizin bir yerinde birikir, birikir ve bir ışık hüzmesi yayılır gözlerinizden. Buna

 

aydınlanma denir.

Bilmek yada bilmemek, bütün mesele bu işte. Sizin yaşamınızı etkileyen en büyük etken, faktör, ayıraç, ne derseniz deyin...

İnsanları tanımak ta böyle bir süreçtir. Siz özellikle çözümlemeye çalışmasanız bile hayat onu çözümler ve önünüze koyar. Yani yaşadıkça daha çok tanırsınız insanları ve bilirsiniz.

Keşke yaşam insanların hep iyi yönlerini önünüze serse, ama malesef kötülüklerin, ihanetin, hele ki yalanın bir gün ortaya çıkmak gibi enteresan bir özelliği vardır. Kabak gibi karşınızda bulursunuz acı gerçekleri. Gel de güven şimdi...

Yalancı mıyım?

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0252 412 2141