• BIST 1.910,41
  • Altın 779.61577
  • Dolar 13.7178
  • Euro 15.5042
  • Muğla 10 °C
  • İzmir 17 °C
  • Aydın 15 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 9 °C

BEN ZENGİNİM, FAKİR DÜŞÜNSÜN

Korcan Yiğit

"Ben zenginim, fakir düşünsün" Oh ne güzel hayat. Ne güzel bir kafa yapısı. Boş vermişliğin, umursamazlığın tavan hali...

"Dolar mı yükselmiş; Ne mutlu, oh oh. İhracat yapıyorum, bütün birikimim dövizde. Devlettin verdiği teşviği, yatırım desteğini de fabrikaya değil, Dolar'a yatırmıştım. Tam bir ticaret kafasına sahibim. Maşallah, Maşallah", "Ülke elden mi gidiyor; Hangi ülke... Bir kaç ülkeden vatandaşlığım var söylemesi ayıp, çoğu birikikim de oralarda zaten. Malum vergiden muaf", "Eğitim sistemi mi çöktü; Çocuklar zaten yurtdışına okuyor be gülüm, şimdiden 3 dil biliyorlar.", "Altımda son model arabalar, yatım var, yazdığım var. Boğazda yalım, Paris'te rezidansım var.", "Rahatım yerinde, tuzum kuru, sırtım pek, dünya yanmış 

 

umurumda mı..."

Bre gafil; dünya yanıyor, sen de içindesin. Üstelik tam da orta yerindesin. O kadar yükseklerde geziyorsun ki farkında değilsin.

Ne elem bir düşünce. Ne kadar kötü bir ruh hali bu. Tamamı ile kapitalist bir yaşam. Bencilce, saygısızca, ihtirasla dolu bir yaşam. Sadece ekonomik varlığa ve güce, mevkiye dayalı bir zihin aldanması. Bir kere bulmuş ya parayı, oturmuş ya koltuğa, umurunda mı ki dünya elbette... Belki de dededen varlıklıdır, pamuklar içinde büyümüştür. El bebek, gül bebek bakılmış, elit bir yaşam sürmüştür. Bilmez ki dedesi o varlığı nasıl biriktirdi... Özünden kopmuş, insanlıktan çıkmış, zevk-i aleme düşmüş bir azınlık. Evet dünyayı yöneten ufacık bir azınlık. Herkes onlara hizmet halinde. Madencisi, çiftçisi, doktoru, öğretmeni, çöpçüsü, siyasetçisi, kabzımanı, züccaciyesi...

"Tok açın halinden anlamaz" misali.

Millet ekmeğe muhtaç, sürünüyormuş, kime 

 

ne... "Vatan mı! Karnımın doyduğu her yer vatan.", "Soy mu! Hepimiz Adem'in torunlarıyız.", "İnanç mı! Ben zaten Allah'ın sevgili kuluyum. Rabbim her türlü zenginliği bahşetmiş." Böyle bir garip şey işte.

Fakir bu dünyaya zengini mutlu etmek için gelmiş. O eşek gibi çalışsın, tepedekiler bey gibi salınsın, yesin diye...

İşte dünyanın adaleti. İşte kulun kula eziyeti. Bir de, "Neyine yetmiyor kazandığın" derler. "Sana iş verdim, ekmek verdim" derler. "Sen aydan aya tıkır tıkır maaşını alıyorsun, akşam evinde fosur fosur uyuyorsun. Bu iş yeri nasıl dönüyor biliyor musun" diye demagoji yaparlar. "Gözüne, dizine dursun yaptığım iyilikler" diye de beddua ederler.

"Ben zenginim, fakir düşünsün" diyenlerden misiniz... Yazıklar olsun.

Yalancı mıyım?

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0252 412 2141