• BIST 3.458,03
  • Altın 1026.9
  • Dolar 18.5506
  • Euro 18.5084
  • Muğla 13 °C
  • İzmir 14 °C
  • Aydın 16 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 10 °C

Bakanlık Sinpaş Kızılbük projesi için ÇED sürecini başlattı

Bakanlık Sinpaş Kızılbük projesi için ÇED sürecini başlattı
Marmaris Ekolojik Mücadele Komitesi yaptığı yazılı basın açıklamasına göre;

"Sinpaş/Kızılbük GYO’nun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda başlayan ÇED süreci ile ilgili açıklamamız aşağıda yer almaktadır: 

DAHA NE KADAR YIKIM OLSUN İSTİYORSUNUZ? Birkaç elit ve onların yerel ortaklarına karşı vermiş olduğumuz çevre mücadelesinde bugün başka bir aşamaya geldik. Marmaris’in çitlenmesine, böylelikle halkın ormanından, koylarından, kıyılarından ve denizinden uzaklaştırılmasına hizmet eden projelerden biri olan Sinpaş/Kızılbük projesi için Muğla 3.İdare Mahkemesi “iptal” kararı vermişti. Karar sonrası Valilik ve şirketin Danıştay’a yaptığı “yürütmeyi durdurma” talebi oybirliği ile RED edildi. Sinpaş/Kızılbük GYO’nun kendi talepleri ile başlattıkları temyiz süreci sonlanmamış ve devam ederken şirket 6.9.2022 tarihinde ÇED’e başvurdu ve Bakanlık aynı inşaat faaliyetinde olduğu gibi yangından mal kaçırırcasına 8.9.2022 tarihinde ÇED sürecini başlatıp aynı gün “Halk Katılım Toplantısının” 23.9.2022’de yapılacağını ilan etti. Yani Bakanlık yaklaşık 400 sayfalık raporun halk tarafından okunup anlaşılması için 15 gün süre verdi. Yine Bakanlık Marmaris Karaca Söğüt’te bulunan MUÇEV’e ait iskele için de aynı gün içinde hem ÇED sürecini başlatmış hem de “Halk Katılım Toplantısı” tarihini belirlemişti. Ancak 27 gün sonrasında halk katılım toplantısı kararı vermişti; anlaşılan Sinpaş’ın ensesi MUÇEV’den daha da kalınmış. Aynı Bakanlık 24.6.2022 tarihinde tüm bu hukuksuz uygulamaları ilettiğimiz ve verdiği ÇED kararını mahkeme sonucunu beklemeden iptal etmesini talep ettiğimiz dilekçemize bugüne değin cevap vermezken yangından mal kaçırırcasına takındığı bu tavır ile adında yer alan ÇEVRE ve İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ kavramlarını unutup müteahhitlerin şehircilik anlayışına yönelik bakanlık faaliyetinde bulunduğunu bir kez daha gösterdi. Bakanlığın ismine sonradan eklenen “İklim Değişikliği” kavramını ise tümüyle yanlış anladığı; görev alanını doğanın, yaşamın korunması üzerine değil tam tersine doğanın yok oluşunu hızlandıracak iklim değişikliğini yaratıcı sektörlerin desteklenmesi üzerine kurguladığını yaşayarak tecrübe ediyoruz. Belediyenin kestiği “inşaat yasağına uymama cezalarına” ilave olarak Milli Parkta “dinamit kullanıldı” ve “kıyıyı dolduruldu” diyerek Sinpaş’a ceza kesen bakanlığın, doğa tahribatı gözler önünde işleniyor ve inkârı yokken bu ekoyıkım projesinin önünü açmak için neden bu kadar istekli davrandığını anlamıyoruz, anlamayacağız. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın görevini yerine getirmesi için ne büyüklükte bir ekokırıma ihtiyacı var? Ekokırım hangi boyuta ulaşınca varoluş nedenini hatırlayacak? Acaba Çevre Bakanlığının çevreden anladığı ne? Milli Park halen Sinpaş’ın işgali altında, halkın milli parka girişi hala engelleniyorken ve alan mermer ocağına dönmüş durumdayken bu acele ve destek neden? Üstüne üstlük hukuki süreçler henüz sürüyorken. Unutulmamalı ki; açmış olduğumuz ruhsat ve imar durumu belgesinin iptali davaları var. Bizler biliyoruz ki; bu davalar da hukuk gereğini yapacak ve gördüğü usulsüzlüklerin cezasını verecektir. O zaman bu aceleciliğin bir anlamı olmayacak ve çevrenin daha da katledilmesinin bir örneği olarak anılacak. Ayrıca bu güne kadar inşaat yasağı ve mahkeme kararı dinlemeden çalışmaya devam eden, milli parkta dinamit kullanan, kıyı kanununa aykırı olarak kıyıda yapılaşma yapan, kıyıyı dolduran, kıyıya yol açan,  endi  plan  tanıtım  dosyasındaki çalışan  personel  ve ekosistemi  geri  döndürülemez  biçimde  tahrip  eden,  k makine  sayılarına  aleni  uymayan,  denizimizi  kirleten  ve  bi milli  park  alanını  tahrip  edip  yol  aç tığı (b ugün  bu tahribat  belki  de  50  dönüme  çıkmıştır) lirkişi  raporu  ile  kendine  ait  olmayan  25 dönüm ispatlanmış ,  milli parkı  bugün  dahi  işgal  edip  halkı  milli  park  alanına  sokmayan  şirkete  Bakanlık  neden  bu  kadar  hızl açıcı  davranıyor.  “Çevresel Etki  Değerlendirme  Raporu” için ı  ve  yol ortada değerlendirmeye  alınacak bir  doğa  ve ekosistem  bırakmayan  bu  şirkete  daha  ne  kadar  göz  yumacaklar  merak  ediyoruz.  Şirket  avukatı  zaten bilirkişi  incelemesinde  yapılan  hukuksuz  uygu lamalar  için  masada  bulunan  hâkimin  önünde  “keserler cezasını  iptal  ettiririz,  ettiremezsek  öderiz”  diyebilmiş  ve  bugüne  kadar  inşaat da bu  düsturla  çalışmaya devam  etmişken  Valilik  ve  Bakanlık  düzeyinde  buna  ne  kadar  müsaade  edilecektir.  Gerçekten  çok  mer ediyoruz. ak Marmaris  ve  İçmeler  yaşayanlarına  proje  ile  ilgili  görüşünü  en  başında  sormayan,  dosya  üzerinden  onay veren  bakanlık  23  Eylül’deki  “Halk  Katılım  Toplantısında”:  “kurumumuzun  göz  yumması  sonucu  ortaya çıkan  geri  döndürülemez  bu  doğa  yıkımını,  k ıyının  morfolojisinin  değişmesini,  nadir  türlerin  yok  olmasını alın  sineye  çekin  ve  kabul  edin  mi  diyecekler? Bir  çevre  mücadelesinin  ötesine  geçip  bir  hukuk sahiplerinin o toplantıyı / adalet mücadelesine yapmaya  yüzleri  olmadığını dönüşen  bu süreçte hayatları  boyunca  unutma imza yacakları savunmalarımızla  Marmaris  yaşayanları  olarak  dimdik  orada  olacağız.  Koltuklar  gelir  geçer  ama  biz burada  varız  ve  var  olmaya  da devam  edeceğiz. İlginizi rica  ederiz."

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0252 412 2141