• BIST 1.095
  • Altın 471,234
  • Dolar 7,6361
  • Euro 8,9583
  • Muğla 29 °C
  • İzmir 27 °C
  • Aydın 32 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 26 °C

Asılmayalım depoya gider

İbrahim KARABENLİ

Gene İstanbul Kadıköy’deyiz. Doktor kontrollerimizi yaptırdık. Eh birkaç gün kalalım. Şöyle bir aşağı bir yukarı gezelim. Dostlarımızla kucaklaşalım. Kar yağacak diyorlar özlemimizi giderelim. Sonra döneriz Marmaris’e.

Aaaaa bak işte hanım benim orta biri okuduğum bina. Yanında o zaman Fenerbahçe’nin antrenman sahası vardı. Büyük maçlar da oynanırdı. Şimdi son derece modern bu saha. O günlerde kaldı aklım. Herkes gibi bende evdeki gazetelerden hamurla yapıştırarak güneşten korunmak için şapka yapar bilet almaya yetecek kadar satardım. Parayı tamamlayınca doğru maça.

***

Altı yoldan okula giderken tramvaya mecburen paralı binerdik. Ama son zilden sonra tramvay çok kalabalık yokuş yukarı kuşdili caddesini geçeceği için arkasına asılır şimdiki boğa heykeline gelirken yavaşlar ve bizde atlardık.

-“Beyler bilet bilet asılmayalım depoya gider.”

***

İlk günler hep taşralıydım. Konuşmam giyinişim tarzım. Öğleyin eden getirdim yemeğin ısıtılıp yendiği salonda hep taşralı hep taşralı.

Bir iki azar ve kulağım çok çekildi. Bu yüzden Türkçe dersinden hep zayıf aldım. Yıl sonu Marmaris’e geldiğimde bu defada tam bir İstanbullu olmuştum. Konuşmam davranışım kardeşlerime ve çevreme saygım sevgim hepsi İstanbullu. Kardeşlerim bile beni yadırgıyor alay ediyordu.

-“Nidiiip duru le bu. Nediysin olum sen.”

-“Manyaklaşmışya le bu. Vs.”

Sanki İstanbul başka bir ülkeydi. Beyoğlu’nda kravatsız gezilmediği, sinemaya tiyatroya elbise ile gidildiği yıllar. Şimdi düşünüyorum da ne şanslıyım. Çocukluğumu hem Marmaris’te hem İstanbul’da yaşadım.

-“Asılmayalım depoya gider.”

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2003 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0252 412 2141