13 Kasım 2018 Salı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yeşil Marmaris’in yeşil gözlü sevdalısı
06 Aralık 2008 Cumartesi 17:18

Yeşil Marmaris’in yeşil gözlü sevdalısı

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün, “doğum günüm” diye nitelediği Samsun'a ayak bastığı gün, Kurtuluş Savaşının ilk kıvılcımının atıldığı kabul edilen gün olan bir 19 Mayıs günü hayata gözlerini açan Zafer Alkan, sorularımızı yanıtladı.

29 Mart'ta yapılacak yerel seçimler için AK Parti'den aday adayı olduğunu ilk açıklayan siyasetçi de olan Zafer Alkan, gazetemizin sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Temel Irmak ile muhabirimiz Derya Çavuş'un sorularını tüm içtenliğiyle yanıtladı. Yaşam öyküsünü, ticaret hayatını, siyasete bakışını, Marmaris Belediye Başkanlığı görevine talip olmasının nedenlerini, başkanlık koltuğuna oturması halinde yapacaklarını anlattı. En büyük emelinin, yemyeşil gözleriyle zümrüt yeşili doğal güzelliğini ilk gördüğünde sevdalandığını belirttiği Marmaris'i, Akdeniz'in bir numaralı tatil merkezi yapmak olduğunu, bunun için belediye başkanı olmak istediğini söyledi. Bu konuda da kendine ve projelerine çok güvendiğini “Ben bu kentin belediye başkanı olacağım. Buna yürekten inanıp, yürekten çalışıyorum ve başarılı olacağım” sözleriyle dile getirdi. “Belediye Başkanı olacağım buna inancım sonsuz” dedi. Aday gösterilmemesi halinde ise kesinlikle partisinin göstereceği ismin arkasında olacağının altını çizdi. Marmaris'in en büyük eksiği olarak nitelediği birlik ve beraberliği sağlayacağını söyledi. Yaklaşık iki saat süren, merakla okuyacağınızı düşündüğümüz sohbeti, Özgür Irmak fotoğrafladı, Derya Çavuş kaleme aldı.

Temel Irmak: Zafer Alkan kimdir?

Zafer Alkan:
1964 yılında Karadeniz'in en uç noktası olan Artvin'de doğdum. Beş erkek kardeşin en küçüğüyüm. 1 yaşında Ankara'ya gittik ve Üniversite yıllarıma kadar Ankara'da yaşadık. Ankara İktisadi Ticari Bilimler Akademisi 3. sınıftan ayrıldım. Ticaret daha ağır basmıştı o zaman o yüzden Üniversiteden ayrılmıştım. Şimdi Amerikan Preston Üniversitesi'nde İşletme okuyorum. İnşallah 15-20 gün sonra diplomamı alacağım. 27 yıldır da Marmaris'teyim. Evliyim. Müzeyyen, Mert ve Zeynep adında 3 tane çocuğum var. Hamdolsun Allah'ımıza ailemizle birlik beraberlik içindeydik ama zengin bir ailenin çocukları değildik. Anne ve babamız hep başımızdaydı. Bizleri hep korudular, hep kanatlarının altında tuttular. Ankara'dan buraya Restoran kiralamak amacıyla gelmiştik. Ama anlaşma sağlayamayınca pansiyon işiyle başladık. Şuanda 11 tane şubesi olan marketler zincirimiz, otellerimiz ve restoran gruplarımız var. Yüzlerce insana iş imkanı sağlıyoruz.

“Muğla'nın tek yerel marketiyiz”

Temel Irmak:
Söğütlü Marketi alma fikriniz nasıl çıktı? Neden market işine girmek istediniz?

Zafer Alkan:
Bu konuda çok akıllı karar verdiğimizi düşünüyorum. İyi ki gıda sektörüne girmişiz. Turizmin son 4 senedir geriye gittiğinin farkındayız ama gıda sektörü olmazsa olmaz. Yaşamamız gıdaya bağlı. En zordaki aile bile evine, ailesine, çocuğuna, ekmek, süt, yoğurt götürmek zorunda. Söğütlü eskilere dayanan bir market. Buranın bir köyünün adı. Halkada güven veriyor, dolayısıyla halk sahip çıkıyor. Yaklaşık 4 sene oluyor Söğütlüyü alalı. Alırken 1 marketti, şimdi 11 oldu. Sağ olsunlar açılan her şubemize halkımız sahip çıktı. Ortaya yerel bir market çıkartıyorsun. Bu kolay değil. Karşındakiler dev gibi şirketler, holdingler ve hepsi yurtdışı kaynaklı. Ve halkın seni bunların karşısında ayakta tutuyorlar. Amacımız şubelerimizi çoğaltmak.

Temel Irmak: Marmaris'te konuşulanlardan biri de büyük marketler çuvallarla buradan para götürüyorlar. Ama sizin gibi bir iş adamı çıkıp bir market alıyor. Bunu 11 şubeye kadar ulaştırıyor. Siz bu zinciri oluştururken amacınız; Marmaris'in parası Marmaris'te kalsın mıydı? Yoksa ben bir iş kurayım da büyüyeyim miydi?

Zafer Alkan:
Ben biraz milliyetçi düşünüyorum ve böyle de düşünmek zorundayım. Buranın parasının burada kalmasının gerektiğinin en büyük savunucularından birisi benim. Burada kışın kimse sokağa çıkmıyor artık. Neden? Para olmadığından. Kimse elindeki parayı harcamak istemiyor artık. Şöyle bir gerçek var, insanlarımızın ekonomik durumları kötü.

Geçen gün Sadi Tombul gazetesinde Söğütlülerin föy baskıları için neden dışarıda basılıyor diye tenkitte bulunmuş. O föyler sponsor firmalar tarafından İzmir'deki anlaşmalı firmalar tarafından basılıyor. Onları sponsor firmalar karşılıyor.

“O koltuğa oturacaksan hesabını yapacaksın”

Derya Çavuş:
Zafer Alkan maddi durumu çok iyi olmayan bir aileden geldi. Başarılı bir iş hayatı var. Neden siyasete atıldı?

Zafer Alkan:
Haklısın aslında. Benim böyle düşünmem lazım. Ama bu kenti çok sevdiğimizi söylüyoruz. Çocuklarımız bu kentte doğdu diyoruz. Ama bu kentte bir şeylerin de yanlış gittiğini ve bir iş adamı gibi düşünmediklerini görüyorum. Bu kente yatırım yapmaları lazım. Bu kenti Akdeniz'in bir numaralı kenti haline getirmeleri lazım. Doğal güzellik mükemmel, güneş mükemmel, burada her şey güzel. Buraya gelenler cebindeki parayı sonuna kadar harcayacak ama giderken yüzleri gülerek buradan ayrılacaklar. Bu şekilde bırakılan para, giden insan eminim ki bize geri dönüm sağlayacaktır.

Gelelim neden siyasete girdiğime; insanlar kenti daha iyi yerlere nasıl getireceklerini, iş adamı gibi düşünürlerse bu kentin daha iyi yerlere geleceğine inanıyorum. Zaten akıllı insan birkaç hamle ileriyi görebiliyorlardır. Ama sen ileriyi göremezsen işte o zaman tıkanırsın. Bu kentin ekonomik seviyesini en iyi yerlere getirmek için yapılacak o kadar akıllı projeler var ki. Yine siyasete geliyoruz ama bunların olması için de hükümetin gücü olmak zorunda. Sana tahsis edilecek yerlerin verilmesi hükümetin iki dudağın arasında. Bunu yapabilmek için hükümetin gücünü yanına almak lazım. Marmaris'in böyle büyük şeyler yapmaya gücü yok. Elindeki arazi sayısı, özel mülkü belli, 3-5 arazi ile bu işler çözülmez. O zaman hayalcilik olur, insanları kandırmaktan başka da bir şey olmaz. Hükümetin desteğini aldıktan sonra burada inanılmaz projeler üretebilirsin. Benim burada tek istediğim bu kenti ekonomik olarak en üst seviyeye çıkartmak. Buradaki tüm işletmeleri, tüm çalışanları kendi işletmeleri ve kendi çalışanları olarak görürlerse işte o zaman başarıya ulaşırlar. Tüm Marmaris'in sahibi gibi o koltuğa oturuyorlarsa bunları da düşünecekler. Benim burada bu kadar otelim, bu kadar dericim, bu kadar restorancım, bu kadar taksim var, ben bunların ekonomik seviyelerini nasıl yükseltebilirim diye düşünecek, bunun hesabını yaparak oraya oturacaksın. Bunları düşünüp, hesabını yapıp bir de hükümetin desteğini alırsan yanına işte o zaman istediğin olur. Burada en büyük şey kentimizin pazarlanma sorunu. Dünyanın en güzel yeri diyoruz ama pazarlanma sıfır. İç pazara ya dış pazara yöneleceksin. Akıllı olmak lazım ülkemizde yüzlerce işyeri, yüzlerce çalışan var ve bunların tatil ihtiyaçları var. E burası da tatil kenti, burası sanayi kenti değil ki. Sen burayı iyi pazarlarsan burası yazında kışında dolar. Burayı turizmin bir numarası haline getirmemiz lazım. Herkes diyor Bodrum. Bodrum'un nesi var beyaz evlerinden, dağından taşından başka nesi var? Ama bizim kentimiz ne güzel, doğası ne güzel, havası ne güzel. Avrupa'da gitmediğim yer kalmadı ama buranın yerini hiçbir yer tutmuyor. O girişten içeri girerken hala heyecanlanıyorum. Bizim ülkemiz gibi ülke mi var. Dünyanın tam ortasında Türkiye var. O yüzden herkesin gözü burada. Bu ülkeyi nasıl parçalar, böler, ele geçiririzin hesabını yapıyorlar. Ama bizler bu ülkenin evlatları olarak birbirimize kenetlenir, birlik beraberlik içinde olursak bizi kimse bölüp parçalayamaz.

“Atatürk'ün Cumhurbaşkanı olduğu, peygamberimizin de peygamber olduğu yaştayım”

Derya Çavuş: Sizin de bünyenizde çalışan baya personeliniz olmalı!

Zafer Alkan:
Ben bu kentte yüzlerce insana iş veriyorum. Bu da çok hoşuma gidiyor. Ben Atatürk'ün Cumhurbaşkanı olduğu, peygamberimizin de peygamber olduğu yaştayım.

“Ben bu kentin Belediye Başkanı olacağım”

İnsanın verimli olduğu bir çağ var. Şuan en verimli çağımdayım. Sen o verimli çağı geçtikten sonra sana trilyonlarda verseler, ayağına külçe külçe altın da serseler o kadar güçlü çalışamazsın. Benim amacım da nasip olursa o verimli çağımı bu kent için harcayacağım, başaracağım da. Açık ve net söylüyorum ben bu kentin belediye başkanı olacağım. Buna yürekten inanıp, yürekten çalışıyorum ve başarılı olacağım.

Derya Çavuş: Ola ki aday gösterilmediniz, partinizin gösterdiği adayı destekleyecek misiniz?

Zafer Alkan:
Aday gösterilip gösterilmemem hiç önemli değil. Yüreğimiz temiz, yolumuza devam ediyoruz. Partimin de gösterdiği adayı sonuna kadar destekleyeceğim. O zaten bizim ahlakımıza sığmaz, öyle daldan dala zıplayan bir kişi olunmaz. Teşkilatımız kimi derse, bu kentin iyiliği için o arkadaşın sonuna kadar arkasında olurum.

“Marmaris Belediye Başkanı olmak için bu yola çıktım”


Temel Irmak:
Belediye Meclis üyeliği düşünceniz var mı?


Zafer Alkan:
Hayır. Öyle bir düşüncem yok. Ben Marmaris Belediye Başkanı olmak için bu yola çıktım. Niyetim budur ve Başkan olacağım.

Aslında olup olmamam hiç önemli değil. Benim şuan yaşadığım bu heyecanı herkesin yaşaması lazım. Ben nasıl bu kenti ayaklandırırım diye düşünüyorum. Ben bu kentte doğmadım ama ben bu kenti daha iyi yönetirim.

 

“Ayşe'nin kızı, Fatma'nın oğlu zihniyeti hala olursa bu memleket bir be sene daha geriye gider”


Temel Irmak:
Marmaris'te Marmarisliler buranın yerlisi olmayan birine kolay kolay oy vermez diye bir kanı var.


Zafer Alkan:
Ben inanıyorum ki, yerlisi olan herkes bana da oy verecek. Onlar da artık buranın yönetiminin yerli yada yabancıyla alakası olmadığının farkındalar. Onların da tek düşüncesi bu kente kim daha iyi hizmet verir olması lazım. Yok Ayşe'nin kızı, yok Fatma'nın oğlu zihniyetinde olurlarsa bu memleket bir be sene daha geriye gider. Osmanlı İmparatorluğu gibi geriye dönüşler başlar. Bana nasip olur, olmaz, önemli değil. Ama oraya oturacak kişinin bu memleketi bir basamak daha yukarıya nasıl çıkartırımı düşünerek oraya gelmesi lazım. Yoksa burayı herkes idare eder. Çünkü sistem kurulmuş.

 

Derya Çavuş: Zafer Alkan, başkan olursa aile yaşantısında sıkıntılar olmasından korkmuyor mu?


Zafer Alkan:
Bu konuda çok doğru söylüyorsun. İnsanın hayatı kafes altına alınıyor bir kere. Evine girerken, evinde, çocuklarına her şeye dikkat edeceksin. Çocukların bile sokakta yüksek sesle bağıramayacak babasına ve ailesine zarar gelmesin diye. Aslında çok zor bir görev. Bu senin ticari hayatını da etkileyecek. Elini çekeceksin.

 

Temel Irmak: Bütün bunları bir kenara itmenizin nedeni Marmaris'i Akdeniz'in bir numaralı tatil kenti yapmak mı?


Zafer Alkan:
Ben bu kentin Akdeniz'in en iyi kenti olması için sonuna kadar çalışıp, çabalayıp, mücadelesini vereceğim. Bu kentin sahibi olarak, iş adamı gibi düşünerek, onun gibi bakarak bir yerlere getirirsin bu kenti. Yoksa memur zihniyetiyle bir yere gelemezsin, getiremezsin. Burası için yok fabrika yapacağım, yok bilmem ne bunları geçeceksin. Halkı kandırmayacaksın. Bu kent Turizmle ayakta duracak bir kent.

 

“İnandıktan sonra başarırsın.”

 

Temel Irmak: Siz adaylar arasında Ak Parti'ye ilk katılanlardansınız. Ve Ak Parti'nin içinden çıkmış bir aday oluyorsunuz. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?


Zafer Alkan:
2007 seçimlerinden önce bu partiye katıldım. Ben bir kere bu partinin liderine inanıyorum. Ben başbakan Recep Tayip Erdoğan ile ilk defa Bodrum'a geldiğinde el sıkıştım ve yakından tanıdım. Açık ve net söylüyorum, kendisi bana çok farklı bir duygu ve güven verdi. Ülkeyi yöneten bu insanın duruşu, yürüyüşü, konuşması beni etkiledi.


Gelelim aday arkadaşlarıma. Sonuçta hepsi bu kent için ne verebilirim düşüncesiyle fedakarca davranıp adaylıklarını koyuyorlar. Hepsi bu memleket için ne verebilirim diye geliyorlar. Ama bu memleketten ne alabilirim zihniyeti varsa ona da hep birlikte karşı gelmemiz, prim vermememiz lazım. Sonuç olarak Ak Parti'nin herkese kapısı açıktır. Mühim olan birlik beraberlik bozulmasın. Bu iş bir ekip olayı. Beyin takımının çok iyi kurulması lazım. Bu beyin takımındaki insanların hepsinin memlekete ne yapabiliriz, ne verebiliriz zihniyeti olması lazım. Kesinlikle bu memlekette kendi adamıma kendi çevreme şu işi yapayım, bunu sağlayayım zihniyeti olan varsa da öyle bir insan ne yanımda yer alsın, ne de benimle aynı yolda yürüsün. Ben bu zihniyetteyim. İnandıktan sonra başarırsın, lider kendisi inanmalı. O inanmadıktan sonra kimi inandıracak.

 

“Marmaris'te birliği sağlayacağıma inanıyorum”


Temel Irmak:
Marmaris'teki dernekler, belediyeler, sivil toplum örgütleri ve odalar arasında uyumsuzluklar var. Siz bunları bir araya getirebilecek misiniz?


Zafer Alkan:
Ben yaş olarak diğer arkadaşlardan yaş olarak küçüğüm ama bu işin yaşla alakası olmadığını da biliyorum. Ben burada birlik beraberliği sağlayacağıma inanıyorum. Çünkü bu kentte doğan doğmayan, ya da bana oy veren vermeyen herkes eşit olacak. Bu kentin başkanı olacak arkadaşın herkesi kucaklaması lazım. O koltuk hiç kimsenin babasının malı değildir. Bu kentte yaşayan 30 bin insanın hakkı vardır orada. Kimse kimseye ayrıcalık yapmaması lazım. Herkes eşit olacak ve herkes yürekten inanarak çalışacak. İşte o zaman bu kentte her şey mükemmel olur.

YORUMLAR
Atatürk kim ,siz kimsisiniz.
bozkut türkeli
Bakınız beyefendi işnize gelince müslüman, işinize gelince ab-abdli.
Dinimize musallat oldunuz, Atatürkümüzü bari rahat bırakın.
Çünkü ATATÜRK Türkiyeli değil,Türk oğlu Türk'tü.
21 Aralık 2008 Pazar 01:19
78.163.238.222
OLURSUN
MEHMET
MARMARİSLİ ARKADAŞIMI AYIPLIYORUM .. HERHALDE MARMARİSTE KAC TANE BİZİM OGLAN KACTANE YABANCI DİYE ADLANDIRTIKLARI VAR ..ARKADAS SEN BI BAK MARMARİSTE YUZDE 65 YABANCI DIGER İLLERDEN YASAYAN VAR... VE O YABANCILAR OLMAZSA SEN DUKKANMINI KIME KIRAYA VERECEN.. KAC OTELIN SAHIBI MARMARİSLI
20 Aralık 2008 Cumartesi 20:05
88.250.242.199
olamazsın..
marmarisli marmarisli
marmaris' e marmarisli başkan......
18 Aralık 2008 Perşembe 11:00
61.7.183.173
ÜYE İŞLEMLERİ
ANKET
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Marmaris Belediye Başkan Adayı Kim Olsun?
RÖPORTAJ