22 Şubat 2020 Cumartesi

Dr. Abidin Sönmez / Aile Danışmanı

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

YAŞAMI PAYLAŞMAK

27 Aralık 2019 Cuma 13:44

Saygı her türlü birliktelik için çok gerekli.  Aynı çatı altında yaşayan insanlar için daha da önemli bir gereklilik.  Eşlerin arasında güçlü bir sevgi bağı olabilir.  Bu elbette çok güzel.  Buna ek olarak karşılıklı saygı da var olmalı.

“Onu o kadar çok seviyorum ki bu sevginin gücü yanında saygı anlamını yitiriyor, çok da gerekli görünmüyor...” 

“Saygı beklentisi araya uzaklık koyuyor.  Biz birbirimize çok yakınız.  Saygı görmeye gerek duymuyoruz…”

Bu ve benzeri görüşleri ileri sürenlerin yeniden düşünmesinde yarar var.  Güçlü bir sevgi hisseden çiftler arasında saygı derinlerde yatan bir duygu olabilir.  Sık sık görünür olmaz yani aralarında karşılıklı saygı ile ilgili bir sorun yaşanmaz.  Bu nedenle de eşler bu duygunun gerekli olmadığı fikrine kapılabilir.  Sevgi sayesinde kendilerinin bunu “aştığını” düşünebilir.  Ancak -eğer varsa- saygı eksikliği bir gün bir şekilde karşılarına çıkar.  O zaman da genellikle geç kalınmış olur. 

Eşine saygılı olmak sadece onun haklarını tanımak ve korumak değil.  Bunlardan biraz daha fazlası. Üstelik saygı, gösterilmesi çok kolay olan bir duygu.  Dinlemek saygıdır mesela.  Sözü bitene kadar dinlemek.  Paylaşmak da öyle.  İş ortamında yaşadıklarını paylaşmak başlı başına bir saygı göstergesi.  Önemli kararlarda fikrini sormak; sıkıntılı zamanlarda ona danışmak… 

Eşler çalışma ortamları ve orada yaşananlar hakkında birbiriyle konuşabilmeli.  Önemli gelişmeleri paylaşabilmeli. 

Çalıştığı iş yerinden, işinden söz etme bakımından kadın ve erkek birbirinden farklı.  Kadın genellikle işinden söz etmeyi sever.  Sevmenin ötesinde buna ihtiyaç duyar.  Başarılarını, başarısızlıklarını, iş ortamındaki diğer kişilerle yaptığı konuşmaları, işle ilgili sorunlarını, kısaca tüm gelişmeleri eşiyle paylaşmak ister.  Gereken yerde onun görüşünü almayı arzu eder.  Oysa erkek böyle değildir.  Yaptığı işten ve işiyle ilgili gelişmelerden söz etmeyi pek sevmez.  Uzun boylu konuşmalara girmek istemez.  Ayrıntılardan söz etmekten hoşlanmaz.  İnsanla ilgili her konuda olduğu gibi bu konuda da istisnalar vardır.   İşinden söz etmekten çok hoşlanan erkekler de olabilir.  Hiç hoşlanmayan kadınlar da.

 

Kadınla erkek arasındaki bu fark zaman zaman sorunlara neden olur.  Her ayrıntıyı paylaşan ve paylaştığı her ayrıntıyla ilgili eşinin görüşünü almak isteyen kadın bu konuda hayal kırıklığı yaşar.  Çünkü eşi, bırakın ayrıntılarla ilgili görüş bildirmeyi, onu dinlemeyi bile başaramaz.  Burada başaramaz sözünün üzerinde durmak gerek.  Erkek düşüncesiz olduğu için ya da eşine saygı duymadığı için dinlemiyor değil.  Eşine karşı bir tavır da söz konusu değil. Başaramadığı için dinlemiyor.  Dinleyemiyor.   Hoşlansa iyi olur elbette fakat işiyle ilgili konuşmaktan ya da -kendi ifadesiyle- “gereğinden fazla” konuşmaktan hoşlanmaz. 

 

NE YAPMALI?

Uzlaşmalı.  Eşler birbirini tanımalı.  Birbirlerinin “işten söz etme” eğilimini öğrenmeli ve buna ayak uydurmaya çalışmalı.  Erkek eşini dinlemeye ve kendi işinden söz etmeye çalışmalı.  Kadın da olabildiği kadar kısa anlatmaya çaba göstermeli.   Bunlar mümkün.  Gerekirse destek alarak alıştırma yapılabilir ve bu alışkanlıklar kazanılabilir.

 

Dr. Abidin Sönmez

Aile Danışmanı, Özel Marmaris Aile Danışma Merkezi

0252-419 22 96; 0532 557 90 19; marmarisadm@gmail.com

facebook.com/Marmaris.ADM, Instagram : marmarisadm

 

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
ANKET
Marmaris Belediye Başkanı Mehmet Oktay'ın Çalışmalarını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?
RÖPORTAJ