24 Mayıs 2018 Perşembe
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Telefonu Açmayanlara Sesleniyor.
15 Kasım 2008 Cumartesi 16:41

Telefonu Açmayanlara Sesleniyor.

2008 yazında sadece dijital platformlarda yayınladığı Aç Telefonu şarkısıyla Eurovision'dan sonra uzun süren suskunluğunu bozan Sibel Tüzün Michael Show'a konuk oldu.

Sohbette Aralık ayında bir single daha yayınlayacağının müjdesini veren yorumcu, Eurovision”a ve bu yılki temsilcimiz Hadise'ye dair de açıklamalarda bulundu.

“Aç Telefonu” ve “Yaz Aşkı” 2009"a Kalsın İstemedim

Şu sıralar yeni albüm hazırlıyoruz. Zaten bu gelen iki single da o yeni albümün habercisiydi aslında. Biz yaz başı itibariyle Avrupa Müzik'te olma kararı aldık, birlikte çalışmaya başladık ve albümümüzün çalışmalarını hızlandırdık. Albümün süpervizörü Zeynep Talu. Zeynep'le birlikte çalıştık, şarkılar bulduk ve iki tane şarkı birdenbire hazır oluverdi. Bunlardan bir tanesi “Aç Telefonu”, onun da özel sebebi aslında Toni Cottura ile çalışıyor olmamız çünkü yabancı müzisyen ve prodüktörlerle çalıştığınız zaman, onların zamanlamaları çok önemli, çok dakikler, dolayısıyla biz de albümün diğer parçalarını tam toparalayamadan “Aç Telefonu” bitti. Bu arada o onun üzerine çalışırken Ersay Üner bana dedi ki “Bana 15 gün müsaade et sana acayip bir yaz parçası yapacağım.” Peki dedik, 15 gün sonra Ersay telefon açtı bak şöyle bir şarkı yaptım diye ve “Yaz Aşkı”nı getirdi. O da çok dakik ve düzgün çalışan bir aranjör, Türkiye standartlarının çok ötesinde bence bu konuda. Ve iki şarkı birden bitti, biz diğerlerini hazırlarken dedik ki bu iki şarkı çok güzel oldu, bunları saklarsak 2009'un yazına kadar elimizde tutmamız lazım. Avrupa Müzik'ten Cengiz Bey de el verdi, dedik ki biz bunu dijital platformda dinleyicilerle paylaşalım.


İlk Yasal Mp3 Satışını Ben Yaptım

“Seviyorum Seveceğim” ile ilk defa internet üzerinden yasal mp3 satışını ben gerçekleştirdim ki o zaman dijital platformlar daha kurulmamıştı. Sonrasında da dijital platformlar kurulduğunda açıkçası bu konuda çok fazla aktif olan bir plak şirketi yoktu. Bu şirketlerin öncülüğünü de Avrupa Müzik yapıyordu. Dolayısıyla onların böyle bir şeye destek vermeleri bizim için de çok hoş bir şey oldu. 2009 yazını beklemeden dinleyicilerle kavuşmuş olduk.

Toni ile Birbirimizi Çok Sevdik

Bana Toni Cottura'nın şarkıları bir CD içinde geldi, sevgili Hakan Eren getirdi bana, bu besteler sana çok uygun olabilir diye. Hakikaten gece herkes yatmışken evde “Aç Telefonu” şarkısını dinledim, tabi İngilizce versiyonunu dinledim ve uçtum. Ondan sonra Zeynep Talu'ya yolladım şarkıyı. Zeynep uzun süre şarkının sözlerini yazmakta tereddüt etti, hatta önce Ersay'a gittik, dedik ki Ersay bu şarkının sözlerini yazar mısın. Ersay da bizimle birazcık dalga geçti “Zeynep Abla sen varsın, ben niye yazayım” diye. Sonra bir anda Zeynep “Aç Telefonu”nun sözlerini bitirdi, Toni'ye yolladık. Bu arada biz Toni'yle İstanbul'da buluştuk, tanıştık, çok sevdik birbirimizi. Arkasından Toni tekrar İstanbul'a geldi, şarkının kayıtlarını yaparken şarkının orijinal İngilizce sözlerini, Zeynep'in yazdığı sözlere göre yeniden değiştirdi ve İngilizce versiyonunu da hazırladık o şarkının, aynı konseptte. Şu Türkçe albümü bitirebilirsek eğer, yurtdışına gidip onu çıkartıp promosyonunu yapmam gerekiyor.


Aralıkta Bir Single Daha

Türkiye'de genel olarak müzik üreticilerinde bir sıkıntı var. Ersay bunun dışında bir örnektir mesela, çok üretken, çalışkan bir çocuktur. Aranjörler için yine Erhan Bayrak bir örnektir ama genel olarak birbirine benzer işler çıkmaya başladı. Bizim hayatımıza Toni'nin girmesi büyük avantaj oldu, bunu 2009'da çıkacak albümde göreceksiniz. Bu üretim kısırlığı beni tekrar besteciliğe itti. Biliyorsun “Kırmızı” albümündeki şarkılar bana aitti. Şimdi sözlerde zaten yalnız değilim Zeynep Talu var ama beste konusunda ben de harekete geçtim. Amacım aslında illa bir albüm çıkarmak değil, bu kadar sizlerle olan ilişkimden sonra, sevdiğim keyif aldığım, sizlerin de keyif alacağına inandığım şarkılar çıkartmak istiyorum, dolayısıyla ara uzuyor ama bunun da olumlu olduğunu düşünüyorum. Aralık ayında bir single daha gelecek. Onda da sevgili Erhan Bayrak'la çalışıyoruz. Yani albüm çıkmıyor ama en azından özlem gideriyoruz, eğlenmeye devam ediyoruz.

Caz Projesi Yapacağız

Sanat müziği albümü yapmam, çünkü o farklı bir eğitim gerektiriyor ve geçmiş eğitim skalamda o yok açıkçası. Konservatuara gittim, çok sesli müzikten geldim zaten, TRT Çok Sesli Çocuk Korosu'nda başlamıştım. Sahnede söylüyorum ama albümde söyleyecek kadar iddialı olduğumu düşünmüyorum. Fakat enteresan bir proje var, biz bu yaz sonunda Selen Gülün'le bir araya geldik. Selen Gülün Türkiye'de yeni jenerasyonun en önemli caz piyanistlerinden ve kompozitörlerinden bir tanesi. Yurtdışında okumuş, orda albümü var, çok sayıda ödülleri var, katıldığı çok sayıda festival var. Benim de çok sevdiğim ve yakın bir arkadaşım, biz ortaokulu ve liseyi birlikte okuduk Selen'le hatta Milliyet'in liseler arası müzik yarışmasına katıldığımızda beraberdik. Yani ilk profesyonel sahnemizi de aslında birlikte yapmıştık. Yıllar sonra yine karşılaştık ve beraber bir caz projesi oluşturduk. Alanya Caz Günleri'nin açılış konserini biz yaptık. Çok keyifliydi, böyle büyülü geceler olur ya… Harika bir dinleyici vardı. Sonra dedik ki biz bu caz işini sevdik ve devam edelim. Şimdi bu ayın 25'inde Ortaköy'de İstanbul Jazz Center'da yine bir caz performansımız olacak Selen'le ve yavaş yavaş bunları stüdyo kayıtları haline de getirip böyle bir caz projemiz aktif hale gelecek sanıyorum.



Şamata Çok Tutmuştu

93'te “Şamata” şarkısı o kadar tutmuştu ki “Şamata” isminde bir televizyon programı yapılmıştı her cumartesi prime time'da yayınlanan. Yine “Şamata” isminde bir klüp açılmıştı. Bu arada dinlerken ben de geriye gittim, sound hiç öyle yıllar önce yapılmış gibi durmuyor, bu da İskender Paydaş'ın başarısıdır.


Eurovision Akıllı İşi Değil

Eurovision artık tatlı bir anı oldu. Orada en ağır işlerden birini sen yapmıştın, bir kere şarkının Yunancasını sen yazdın ki zaten bence o çok iddialı bir hareketti, o yıl yarışma Yunanistan'daydı ve daha önce böyle bir hoşluğu kimse yapmamıştı onlara. Onun dışında Yunanistan'daki basın ve halkla ilişkilerimizin tamamını sen yaptın. Orada provalarda Yunanca söylediğimizde aldığımız reaksiyonu ben hala unutamıyorum, inanılmaz keyifliydi. Yine sahne yaptığımız, Anna Vissi'nin seçildiği ulusal finalde de çok güzel anılarım var, çok güzel dostluklar edindim hala devam eden. Eurovision akıllı işi değil onu söyleyeyim. Sekiz ay çalışmıştık, sekiz aydan bir gün daha fazla da kaldıramaz insan herhalde o tempoyu. Duygusal olarak da yoğun olduğumuz çok değişik bir dönemdi bizim için. Orada uyman gerek kurallar çok net, stüdyo şefinin talimatları çok net, provanı üç saniye bile uzatamıyorsun. Son derece profesyonel bir televizyon şovu.

Hadise Doğru Tercih

Hadise'yi ben canlı dinlemedim, şarkılarını radyolardan ve televizyonlardan gördüm ama zannediyorum canlı şarkı söyleyebilen bir müzisyen. Ben o açıdan çok doğru bir seçim olduğuna inanıyorum. O kadar prova, sabah öğlen akşam canlı perfomans için sesi kesip biçilerek yaratılan değil de sahnede şarkı söyleyebilen insanların bizi temsil etmesi gerektiğini düşünüyorum. Zannediyorum Hadise de canlı şarkı söyleyebiliyor, o yüzden ordaki diğer yarışmacılara göre çok avantajlı. Bizim katıldığımız sene çok iyi yorumcular vardı ama geçen sene özellikle yarı finallerde yorumcuların yüzde doksanı döküldü. Çok iddialı şarkılar yorumcuların yetersizliği yüzünden yarı finali geçemediler ve çok kötü dereceler aldılar. Oraya bir sporcu gibi hazırlanmak gerekiyor, hatırlarsın biz de provalarda bayağı sporcu gibi çalışırdık. Yakınlarda spor salonu kiralamıştık, dansçılarla gidip prova yapardık. Dinleyicilerden ve basın mensuplarından tek bir şey istiyorum; her sene bir sanatçı gidiyor, o sanatçıyı seviyor olabilirsiniz, sevmiyor olabilirsiniz, o seneki tercihiniz başka bir sanatçıdan yana olabilir ama sonuçta o giden insan Türkiye'yi temsil ediyorsa hepimizin onu desteklemesi gerekiyor. Hadise çok doğru bir ekiple çalışıyor, kendisi için de Türkiye için de en doğru şeyi yapmaya çalışacaktır.

“Sibel Tüzün'ün Şarkısı Arakmış”

Şarkılarını Yunanca sözlerle seslendiren ilk sanatçı ben değilmişim galiba. Yunanistan'da daha önce albüm çıkaran bir Türk sanatçı daha varmış, Semiramis Pekkan. Yıllar sonra da ilk biz olduk bunu yapan. Çok komik bir şey başıma geldi, “Kırmızı” albümünü 2003'te piyasaya çıkardık, yaklaşık 2 ay sonra da senle Yunanca versiyonunu yaptık ve Yunanistan'da klüplere gitti, çok iyi bir ses getirdi bu arada şöyle şeyler duydum “Sibel Tüzün'ün yeni şarkısı var ya, o arakmış, orjinalini Yunan bir kadın söylüyormuş” diye. Demek ki başarılı olmuşuz, onun coverında. Ondan sonra Süperstar şarkısını yaptık ve bunun üzerine de bir albüm teklifi geldi Yunanistan'dan. Türkiye albümü çıktıktan sonra bunu da değerlendirelim diyorum. O dönemde benim açımdan albüm teklifini değerlendirmek pek olası değildi. Kızım küçüktü onunla oralarda otel odasında yaşamak ve promosyon yapmak çok zor olacaktı ama yavaş yavaş onun da doğru zamanı geliyor.

“Artık Güzel Şarkılar Yapılmıyor” Geyiğine Katılmıyorum

Geçmişe baktığımda çok keyifli şarkılar görüyorum, çok iyi müzisyenlerle çalıştığımı görüyorum. Bundan sonrası da öyle gidecek. Enteresan bir bağımız oldu dinleyicilerle, şarkıların yarattığı birlikte çok anımız oldu. Böyle de devam edecek, şimdi telefonlu bir anımız da oldu. Şarkıların üzerinden zaman geçtikçe daha da değerleniyor. Bir geyik var ya eskiden çok güzel şarkılar yapılıyordu artık yapılmıyor diye, ben ona katılmıyorum. O şarkılarla birlikte anılarımız arttıkça o şarkılar da güzelleşiyor. Dolayısıyla bu ilişkimizin devam edeceğine inanıyorum, Aralık ayında çıkacak yeni single'la da yine buluşacağız.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
ANKET
CHP Muğla'da kimi vekil olarak görmek istiyorsunuz?
RÖPORTAJ