06 Nisan 2020 Pazartesi

Dr. Abidin Sönmez / Aile Danışmanı

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

TAVIR HER ŞEY Mİ?

26 Temmuz 2019 Cuma 13:06

Birbirimizle konuşurken sadece sözcük kullanmayız.  Bir ya da birkaç sözcüğü bir ambalajın içine yerleştirir, karşımızdakine o ambalajla birlikte ulaştırırız.  Bu ambalajın adı “tavır”.  Konuşurken nasıl bir tavır takınırsak, nasıl bir tavır sergilersek söylediklerimiz karşı tarafa o tavır içinde gider. 

Karşımızdaki insan söylediklerimizi anlarken sergilediğimiz tavrı da dikkate alır.  Almak zorunda.  İstese de istemese de sözlerimizle birlikte onların ambalajını da hesaba katar.  Bunu çoğu zaman bilinçli olarak yapmaz.  Her zaman “şunu dedi ama takındığı tavır çok farklıydı, aslında bunu söylemek istedi” demeyiz.  Demeyiz ama aklımızın bir köşesine de bu bilgiyi not ederiz.  Farkında olmadan. 

Konuşurken sergilenen tavrın çok önemli olduğunu bilmek şart.  Tavır hem söyleyişimizden hem de bizde bulunan görsel unsurlardan oluşuyor. 

Söyleyiş aşağıdakileri kapsar:

  • şive
  • konuşma hızı
  • tonlama
  • ses yüksekliği
  • vurgulama
  • duraklama ve 
  • diğer ses özellikleri 

 

Tavrımızın içinde söyleyişten başka görsel unsurlar da var.  Bunlar:

  • yüz anlatımı
  • mimikler
  • parmak ve el-kol hareketleri
  • beden duruşu
  • beden yönü
  • giyim kuşam
  • takılar
  • diğer

 

“Diğer” satırı aklımıza gelmeyenleri, listede belirtilmeyenleri temsil ediyor.  Ayakkabı renginden tutun da kravat desenine kadar.  Görsel unsurlar ve söyleyiş ikisi birlikte tavrımızı oluşturuyor.  Yani tavır, kısaca, kulağa ve göze hitap edenlerden oluşuyor. 

Tavrın çok önemli olduğunu kabul edelim etmesine fakat sözlerin de önemsiz olduğunu düşünmeyelim.  Sözler de önemli.  “Söz var iş bitirir, söz var baş yitirir”.  Söyleyeceklerimize karar verirken seçtiğimiz sözcükler karşımızdakinin ne anlayacağını tümüyle değiştirebilir.  Dikkat etmediğimiz takdirde istemediğimiz sonuçlarla karşılaşabiliriz.  Her istediğimizi söyleyemeyiz.  Daha doğrusu söylememeliyiz.  Atasözü çok açık: “istediğini söyleyen istemediğini işitir”.

Sözlerin tavır kadar önemli olmadığı düşüncesi sık karşılaşılan bir yanılgı.  İletişim alanında söyleyecek sözü olanlar son yarım yüzyıl içinde çok çaba gösterdi.  Gazete, televizyon, konferanslar, eğitimler, sunumlar, paneller insanların iletişim konusunu iyice öğrenmesini sağladı.  Uzun süre beden dilinin ne kadar etkili olduğu açıklandı.  Söylenenlerin anlamını ne kadar çok değiştirdiğini konuştuk durduk.  Doğru elbette.  Beden dili çok önemli bir görsel etkileyici.  Söylediklerimizin anlamını güçlü şekilde etkiler.  Fakat bu, sözlerin önemini azaltmaz. 

 

Sözlerin farklı bir yönü daha var:  Onları seçebiliyoruz.  Söylemeden önce hangi sözleri kullanacağımıza karar verebiliyoruz.  Oysa giyim kuşam kısmını saymazsak tavrımızı önceden kararlaştıramayız.  Bu konuda becerisi iyi olanlar dışında “gerektiği gibi” tavır takınmak oldukça zor.  Bu amaçla kendimizi zorladığımız zaman karşı taraf yanlış bir izlenime kapılabilir.  Çünkü söylediklerimizle tavrımız uyum göstermeyebilir.  Zorlama tavır üstümüzden akar.

Tavır her şey mi?  Değil.  Konuştuğumuz kişinin bizi nasıl anladığı üzerinde hem sözlerimizin hem tavrımızın etkisi var.  “Hangisi ne kadar” sorusunun yanıtı iki kelime: duruma göre.  Ancak her zaman her ikisinin de payı var.  Ama az, ama çok.  Asla sıfır değil.

Yukarıda yazılanların hepsi aile üyeleri ve aynı çatı altında yaşayanlar için de geçerli.  Uzun yıllar bir arada yaşamak sergilenen tavrın ya da sözlerin önemini azaltmıyor. 

 

 

 

Dr. Abidin Sönmez

Aile Danışmanı, Özel Marmaris Aile Danışma Merkezi

0252-419 22 96; 0532 557 90 19; marmarisadm@gmail.com

facebook.com/Marmaris.ADM, Instagram : marmarisadm

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
ANKET
Marmaris Belediye Başkanı Mehmet Oktay'ın Çalışmalarını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?
RÖPORTAJ