24 Mayıs 2018 Perşembe
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Şiddet bazen çok hoştur
19 Ekim 2008 Pazar 12:17

"Şiddet bazen çok hoştur"

Peşmerge oldum yarın fahişeyi de canladırabilirim!

Cezaevinden çıktıktan sonra dört elle işlerine sarılan, ufkunu yenileyen ünlü manken Tuğba Özay çarpıcı açıklamalar yaptı. Yaşadığı ilişkiler yüzünden zaman zaman başı derde giren Özay, “Şiddet bazen çok hoştur. Hani böyle bir tatlı sertlik vardır ya ilişki içersinde, hatta bu cezbedici de olabilir" dedi.

Peşmerge kızı Zine'yi canlandırdığınız 'Saddam'ın Askerleri' sizin ilk sinema filminiz oldu değil mi?

Evet, ilk filmim. Bugüne kadar başka projeler ilgili teklifler de geldi ama kabul etmemiştim.

Niye?

Toyluk ve amatörlükten dolayı reddettim.

İçinize ne sinmemişti?

'Karışık Pizza' adlı bir filmden teklif aldım ama kombinezonlu bir sahne yüzünden kabul etmedim. Hiç unutmam, 'Zehirli Çiçek' dizisinde Kerem Alışık'la öpüşme sahnesini bir türlü çekememiştik. "Öpüşmem" demiştim. Çok utanmıştım. Komikti, Kerem'in boyu bana yetişmediği için altına beşlik takoz koymuşlardı. En sonunda kamera sırtımdan beni görüp öpüşürmüşüz hilesiyle o sahneyi çekmişti. Yine başka bir dizide Karahan Çantay'la birlikte oynadığımız bir sahnede çok zorlanmıştım. Yapmam gereken şey, onu öpüp yataktan kalkmak. Yok, yapamadım. "Omzuna bir buse kondurup, yataktan kalk" deyince iş halloldu. O dönemdeki erkek arkadaşımla birbirimize girmiştik. Kıyamet kopmuştu.

Ama şimdi Zine olarak tecavüze uğradınız?

Oyunculukta sınırları zorluyorum. Rolüm içime sindiyse, her şeyi yaparım. Ben bugün bir peşmerge kızını canlandırdım, yarın bir fahişeyi de canlandırabilirim ya da bir lezbiyeni de oynayabilirim. Zine de hayatın içinden gerçek bir karakter.

Film, Kuzey Irak'ta, Saddam döneminde geçiyor. Irak'ta köylülere yapılan baskı ve işkence anlatılıyor. Vurgulanan ana tema nedir?

Olaylara sebep olan Saddam değil, esas güç Amerika! Bu da günümüzde bilinen bir gerçek zaten. Amerika "terör" diyor ama en büyük terörü Irak'ta kendi yapıyor. Ben halkların kardeşliğine inanıyorum.

Bu rolü kabul ederek yanlış anlaşılabileceğinizi hiç düşündünüz mü?

Her ne kadar biz barış ve kardeşlik mesajı veriyor desek de, bu işin içinde yer almam farklı anlaşılabilirdi açıkçası. Bu beni kaygılandırdı. "Acaba bir propaganda mı yapılıyor?" denilebilir. Eğer fesatsanız, yüreğiniz kötüyse zaten her şeyi kötüye çekersiniz. Bu, niyetle ilgili bir şey. Babama sordum, "Kabul etmelisin" dedi. Sinemacılar ve başka oyuncularla da bu konuyu görüştüm, onlar da hem fikirdi.

Medyada sevgililerinizden dayak yediğinize dair bir-takım haberler çıktı. Sizin gibi bir kadın nasıl tokat yer ya da yediği tokata nasıl karşılık vermez, aklım almıyor?

Herkes bana bunu soruyor. Ben hayatı çok seven biriyim. Bize bir kere yaşama şansı veriliyor. Karşımdaki insan kim olursa olsun önce dostluğa inancım var. Bazen şiddet çok hoştur ama kalkıp da pata küte dövmek değil. Böyle bir tatlı sertlik vardır ya ilişkide. Hatta bu çok cezbedici ve tahrik edici de olabilir.

AYAKLARINI DA YIKARIM TERİNİ DE İÇERİM

Nasıl yani bir tokat gibi mi?

Yok, tokat değil. Ortalık ayağa kalkmasın şimdi. Şiddete karşıyım ama tatlı sert erkek iyidir. Dünyadaki her kadın yeri geldiği zaman maço olan adamı ister. Hele bir çoğu tamamen maço istiyor. Maço demek, yaradana sığınıp kadın dövmek değildir. Böyle bir şey olabilir mi? Bana, "erkeğinizin ayaklarını yıkar mısınız?" diye sorarsan sevdiysem o erkeğin ayaklarını da yıkarım, terini de içerim.

İlişkilerde yaşanan şiddet sizce normal midir?

Bir ilişki içinde şiddet varsa, bu sürekli hale geldiyse o ilişkiden hayır gelmez. Bugün bir çok kadın ünlü ünsüz, zannediyor musun ki her şeyleri toz pembe gidiyor? O, 'X' adındaki kadın televizyon televizyon gezip çok mutlu olduğunu söylüyor, ama kocası kadını aldatıyor da, dövüyor da, her şeyi yapıyor. Benim şanssızlığım şu, herkes her şeyi yaşıyor, kimseye bir şey olmuyor, olan bana oldu. Hak etmediğim şeyler yaşadım. Bazı şeylerin bedelini çok ağır ödedim.

TECAVÜZ SAHNESİNDE ÖLÜMDEN DÖNDÜ

Tecavüz sahnesinde ne hissettiniz?

O anda tamamen rolüme konsantre oldum. Tecavüz sahnesine kendimi kaptırdım. Psikolojim bozuldu, gerçekmiş gibi geldi. O sahnede çok büyük bir de kaza atlattık. Film icabı ben tecavüze uğrarken, annemi canlandıran Ayla Hanım ölümden döndü. Bana tecavüz eden adama vurdu, o da onu ittirdi. Yerdeki tahtanın üzerine düşen zavallı kadının kafasına paslı çivi girdi. Kanlar içinde kaldı. Hemen onu kucakladım, dışarı çıkardım. Yüreğim ağzıma geldi. Kötü bir tecrübeydi.

HEDEFİ ISKALAMAM 12'DEN VURURUM

Elime, filmdeki Kalaşnikof'lu fotoğraflarınız geçince şaşırdım, silah kullanabiliyor musunuz?

Silah kullanmayı bana babam öğretti. Karadenizli bir aileyiz biz. 7 yaşından beri silah kullanıyorum. Atıcılığı spor olarak görüyorum ve çok seviyorum. Çocukluğumda poligonlara falan gider, polislerle atış yapardım. Asla bir canlıya ateş edemem, etmem. Kuş olur, tavşan olur ne olursa olsun. Geçenlerde çiftlikteydik, 20 metreden beş şişeyi rahatlıkla vurdum. Hedefte hiç ıskalamam. 12'den vururum. Niye bana bu tür rolleri veriyorlar sanıyorsun?
Üzerinizde silah taşır mısınız?

Asla taşıma taraftarı değilim. Ben motosiklet de kullanıyorum. 260'yı gördüm hız olarak. Birçok arkadaşım motosiklet sevdasından öldü.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
ANKET
CHP Muğla'da kimi vekil olarak görmek istiyorsunuz?
RÖPORTAJ