19 Ocak 2017 Perşembe

Halil CANDA / YAzar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

SABAHATTİN ALİ YAŞASAYDI KAHRINDAN ÖLÜRDÜ

18 Ekim 2016 Salı 13:39

                               Kitap okumaya ,şarkı dinlemeye ,şiire meraklı bir insansanız eğer Sabahattin Ali’yi az çok bilirsiniz.Türkiye’nin en çile çekmiş yazarlarından  biridir.Hayatı sürgünlerle,hapislerde geçmiştir.Ölümü de son derece vahşice bir cinayettir. İddiaya göre Bulgaristan sınırından kaçırılacağı vaadiyle  götürülmüş ancak başı taşla ezilerek feci bir şekilde öldürülmüştür. Kendisini öldüren kişinin de 4 yıl kadar hapis yatıp çıktığını okumuştum.Bu cinayette Mitin ve zamanın tek parti iktidarının parmağı olduğu hep yazıldı çizildi.

                               Sabahattin Ali ,komunistti ama onun siyasi görüşü kendini ilgilendirirdi.Benim için önemli olan eserleri.Romanları,şiirleridir.

                               Edip Akbayram’dan dinlemesi pek bir güzel olur.

                               ‘’Başın öne eğilmesin ,Aldırma gönül aldırma’ ’ bir tane daha var böyle dilimize pelesenk olmuş.

                               ‘’ Sene 1341 nefsime uydum

                                 Sebep oldu düşman bir cana kıydım

                                 Katil defterine adımı koydum

eşkıya dünyaya hükümdar olmaz’’ gibi. Ya da Volkan Konak’tan dinlediğimiz

                               ‘’Göklerde kartal gibiydim kanatlarımdan vuruldum,

                               Mor çiçekli dal gibiydim ,seher vaktinde kırıldım’’.

 

                               ‘’Başım dağ saçlarım kardır

                               Deli rüzgarlarım vardır,

                                Ovalar bana çok dardır

                                Benim meskenim dağlardır,dağlar’’

 

                               Dünya görüşünüz, hayata bakışınız  ne olursa olsun bu şiirler insanı hep dertlendirir.Zaten sanat da bu değil mi? Dili,dini,ırkı,fikri ne olursa olsun bir eser herkese hitap ediyorsa sanat eseridir. Bir melodi bir İtalyan’ı da ,bir Japon’u da bir Yeni Zelandalı’yı da aynı ölçüde efkarlandırıyorsa ya da neşelendiriyorsa sanattır.

                               Kürk Mantolu Madonna ,Türk Edebiyatına damga vurmuş bir romandır.Bütün kitabevlerinin satış listelerinde onlarca yıldır en çok satan romandır.

                               Türk Edebiyatı dediğinizde kaç kitap sayarsınız kült olmuş. Bunların en başında gelir ‘’Kürk Mantolu Madonna’’.  Almanya’da okumaya giden bir öğrencinin bir resme aşık olması,resime modellik yapan kadınla tanışması,yaşadıkları aşk ve sonra kaderin onların herbirini bir yana savurması.Artık yaşlı bir insan olan kahramanımızın acı dolu hayatı. Hiç tanımadığı kız çocuğunun varlığını ölmende önce öğrenmesi.Her biri bir sosyal medya sloganı haline gelmiş psikolojik tahliller. Bu kadar basit bir kitap değil.Bence herkes okumalı.

                               Sabahattin Ali,’’Kürk Mantolu Madonna’’ yı yazarken askerdeymiş. Romanı ,Hakikat gazetesinde bölüm bölüm yayımlanıyormuş.Gazateye son yazdığı nüshayı yetiştirmek için giderken attan düşüp sağ kol bileğini çatlatmış.Devamını yazarken acısını az biraz dindirebilmek için bileğini içi su dolu bir tenekeye batırıp batırıp yazmaya devam etmiş.

                               Bir iki gün önce televizyonda bir kanalda bir program sunucusu bayan Sabahattin Ali’nin bu ölümsüz eserinin  filminin çekileceği söylenince ‘’şarkıcı Madonna’nın hayatını anlatan bir kitap    bu, film tutmaz ‘’diyerek bildiğimiz tüm cehalet kriterlerini alt üst etti. Bizim gibi kitap severleri yerle yeksan etti. Edebiyata ,okumaya biraz ilgisi olanları bile kahretti. Hatta ve hatta geleceğe umutla bakmamıza bile engel oldu.

                               Ülkem için üzelmeyeyim de ne yapayım? Böyle cahil insanlar Türkiye’nin en çok izlenen kanallarında programlar yapıyorlar. Bu halkın izlediği kanallarda bunun gibi niceleri var.Nerelere gidelim.Eğitim zorunlu olmalı.Hem de öyle beş yaşına on yaşına yirmi yaşına kadar değil.İnsanlar yaşadığı sürece eğitim de zorunlu olmalı. İnsanlar hayatı boyunca öğrenmeli.Eğitimden uzak kalmamalı.

 

                               Ben en çok Sabahattin Ali’ye üzülüyorum şimdi.Zaten adamcağızın hayatı çileyle geçmiş.Yazdığı  roman Türkiye’nin en çok okunan romanı.Bu romanın  şarkıcı  Madonna’nın hayatını anlatan bir roman olduğunu televizyondan duysaydı kahrından bir kez daha ölürdü.

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
ANKET
Marmaris 'Gazimarmaris' olsun mu?
RÖPORTAJ