21 Nisan 2018 Cumartesi

Kıvanç DÖNMEZ / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Parçalarında ruhlar, parçalanan ruhlar!

26 Ocak 2018 Cuma 00:20

Parçalarında ruhlar, parçalanan ruhlar!

                Ares Kıvanç'la Hayattan Biraz;bilgi-011.jpg

 

tarafından koruma ve garanti altındadır!

fullsizerender-(4)-059.jpg

Uluslararası koç Ares Kıvaç Dönmez, her türlü baskı-şiddet-taciz-haksızlık ve ötekileştirmeye karşıdır!

hayir_demek_ana_gorsel-001.jpg

UYARI: Yazıya geçmeden önce bilin, LÜTFEN! Bu köşe Green Peace’i (Yeşil Barış), WWF’yi (Dünya Doğal Hayatı Koruma Vakfı)’nı, Amnesty International’ı (Uluslararası Af Örgütü) ve Human Rights Watch’u (İnsan Hakları İzleme Örgütü) nü desteklemektedir.

elkoyun01-002.jpg

Acil İletişim: kiracdonmez@gmail.com

temavakfi-srt1-001.jpg'yı es geçme!

KÖŞE SABİTİ: Hadiseler yaşanır, olaylar cereyan eder ve biter. Gerçekler ya gün yüzüne çıkar ya da kör kuyularda çürümeye yüz tutar. Biz hep aynı yerdeyizdir. Bazen bir aslan gibi kükrer bazen de bir kuğu gibi süzülürüz.  Ne gelir ne de gideriz. Karşı çıktıklarımız ve/ya da savunduklarımız arası önce yaşar sonra ölürüz.

fullsizerender-(3)-056.jpg

Kıvanç İlkesi: Söz veriyorum:  Size doğru olmayan bir şeyi,  o an doğru onu gerektiriyor ya da kendi doğruma  “doğru” geliyor diye doğru gibi yazıp göster(e)mem. Bir tek şey için söz ver(e)mem: Taraf tutmamamı istemeyin benden. En tarafsız anımda farkında olmadan bir tarafa geçmiş olabilirim. Kişilerin ve yerlerin asla ama düşünce ve fikirlerin daima.

img_6521-002.png 

İyi olması için herşeyin,

yeterse iyi niyetlerim

var.

               Ares Kıvanç D.         

fullsizerender-(2)-061.jpgthankyou_arizona-002.png

Teşekkür: Ares Kıvanç'la Hayattan Biraz, bir önceki yazı olan “Anne Candan Erçetinden gelen, Bostancıda/Daha!” nın 73.1 okunma oranı ile elde ettiği başarıdan dolayı tüm okuyucularına teşekkür eder.

fullsizerender-(4)-056.jpg

desteği ile “hayattan biraz” sizinle!

Valikonağı cad. ipek apt. no:32/2 Nişantaşı/İstanbul.

İletişim: 0212 291 50 06

11036451_10153473962194618_143845210722486290_o-003.jpg

Hayattan Biraz da yarın ne var: Ares Kıvanç Hayattan Biraz da yarın, ByLock Soruşturması ile ilgili olarak kaleme aldığı bir değerlendirme yazısı ile karşınızda olacak!

byloc_android_groups.png

Parçalarında ruhlar, parçalanan ruhlar!

Sevgilim sen ve ben
Sevgiden çok ayrı şeyler anlıyoruz
Sen güle bense aska aşığız
Bu yüzden anlaşamıyoruz

İçimde koskocaman bir yer
Sana da başkalarına da yeter
Bu yürek aşkla ölür bin defa
Bin defa doğar aşkla yeniden

Gelir geçer ne sevdalar
Değişir her şey değişir insan
Seneler sonra utanır herkes
Bu boş anlamsız küçük oyunlardan

Ateşle oynama
Ateşle oynama

Sonunda ellerin dillerin yanacak
Dilersen gel beni bir kere daha vur
Vurduğun yerlerde güller açacak

Sevgilim anlamsız bu savaş
Savaşlardan daha güçlüdür aşk
Bitecek kavgalar bitecek bu hayat
Sevgilim bizi aşk kurtaracak

İçimde koskocaman bir yer
Sana da başkalarına da yeter
Bu yürek aşkla ölür bin defa
Bin defa doğar aşkla yeniden

Gelir geçer ne sevdalar
Değişir her şey değişir insan
Seneler sonra utanır herkes
Bu boş anlamsız küçük oyunlardan

Ateşle oynama
Ateşle oynama

Sonunda ellerin dillerin yanacak
Dilersen gel beni bir kere daha vur
Vurduğun yerlerde güller açacak.

Erol Evgin'in “Ateşle Oynama” adlı şarkısının sözleridir.

dsc_0148.jpg

Canan” adlı karakter üzerinden havaalanında başlayıp havaalanında biten bir hikayeyi okuyucu olarak bitirdikten sonra, “bir havaalanından nereye? Yani olur da bu kadarı da olur mu”  demek sanırım yapacağınız ilk şey ama verilecek sıradan bir tepkinin ötesine geçecek bu, bir hikaye boyunca olanları başa sarıp cevap vermek için ter 

oooo-004.jpg

dökünce siz hemen... Kendi kendinizi afallatacak ve benzer bilmem kaç hikaye içinde doğacak, ölecek ve kaybolup yeniden çıkacaksınız Canan ile ortaya. Bir havaalanında unuttuğunuz uçak bileti buna sebep olacak ya da olmayacak ama onun gibi kaybettiğiniz şey her neyse, finalde ona keseceğiniz tek bilet kendiniz olacaksınız Canan gibi, isteseniz de istemeseniz de. 

img_20180202_042806_759-001.jpg

Yaşanmış/yaşanmamış bir hikayede, sizin seçiminizle şekillenen yani bizzat sizin belirleyicisi olduğunuz bir kaderle. O kaderin tuzağında, tuzağın kurucusu siz olduğunuz için bir de, parçalarınız ruhunuzdan kopup düşerken gözünüzün önünde orta yere, toplayacak gücü bulursanız bu gerçekten harikulade...

1_sldxm48zm7ysuvvbx7wkfg.jpeg

Erol Evgin ve Sıla fonda,Ateşle Oynama diyor. Olur böyle anlarınız... Hiçbir şey çağre değildir üzüntünüzü geçirmeye. Öyle bir üzüntüdür ki bir de bu, neye kime neden üzüldüğünüz bir yana, o üzüntü ile bir hemhal olunca unutursunuzda sizi böyle üzen her ne ya da kimse. Bir süre sonra önemi mi kalmaz üzüntüye sebebiyet veren şeyin yoksa fazla önemli oluşundan mı gelir önemsizmiş gibiliği?

capture+_2018-01-26-17-33-15-1.png

İşte altından kalkamayacağım bu denli bir üzüntüyü taşıyorsam üstümde, kendi kendime bile ağır geliyorsam ve kendim diye bir üzüntüyü mü bedenimi mi taşıyorum bilmiyorsam, işin içinden mantıkla değil duyguyla çıkmaya çalışıyorsam ve çıkamıyorsam rehberlerimi beni yükseltecek şeylerden seçerim.

2018-01-25-photo-00001375.jpg

Zen kartlarım, kitaplarım, filmlerim ve şarkılarım benim en iyi arkadaşlarım.Bağdat Caddesinde bir kafedeyim. Kendimi gelecek bir gün nasıl olacak diye sorarken bulduğum günlerdeyim bugünlerde. En çokta 2018in nasıl olacağını merak ediyorum ama bu salt gelen yeni bir yılın nasıl olacağına ilişkin bir merak değil gerçekten.happy-new-year-glitter-1-001.jpg

Bu yıl nasıl olacak” Çünkü biten yılın sonuna doğru içinden geçtiğim kendi kendime bilerek ve bilmeyerek isteyerek ve istemeyerek çektiğim acı dolu süreç yavaş yavaş kazanır olduğum iç güçle kalbimdeki sancıyı azaltıp kesse de hala etkili sanırım bedenimin farklı yerlerinde parçalanan bir ruhu toparlamak için verdiğim bu mücadelede.

2018-01-25-photo-00001378.jpg

Bitmiş bir ilişkiden çıkarak, istese de başaramadığı için bir terkeden’  değil  ‘terkedilen olarak melankolimi, yaralı tarafımı ve onun yüzünden kaybettim sandığımı/sandıklarımı gözden geçirdiğim bir dönemde anneme hediye aldığım kitap onun okuma listesinde sırasını beklerken  oku diye beni buluyor nedense.

capture+_2018-01-26-17-21-21-1-002.png

Zaten bayramda arayıp da bulamadığım ince ağızlı kağıt porselen fincan yerine kitap olsun dememiş miydim yine ve son iki bayramdır kendini tekrarlayan bir şey değil miydi bu bir de? Bir başka yazarın devam kitabını aramak için sahaf ve kitapmarket dolaşırken Sayarının Parçalanan Ruhları gözüme ilişmiş ve içeriğini önemsemeden adıyla gelen bu kitabı almalıyım demiştim. 

capture+_2018-01-26-17-29-11-1.png

Kalan son kitaptı kitapçıda ve o acele içinde kendime edinememiştim. Biten ilişki kainatta ne kadar insan varsa hepsinkinden daha acı ve atlatılmaz değil miydi değil mi? Henüz bunu bile soramayacak kadar gençti içimdeki o ve onunla ilgili olan herşey. Kahreden bu kadar çok tanıdık başlamışken, birbirimize bir yabancı olarak kalışımızdı galiba.

capture+_2018-01-26-17-28-52-1.png

Senli-benli  den sizli-bizli ye geçmiş ama sonra saygısızlık eşiğimiz yükselince tekrar senli-benli olmuş ama bu kez yakınlığın getirdiği senli-benli değil saygısızlığın götürdüğü  sizli-bizli” nedeniyle tercih edilen senli-benli.”

capture+_2018-01-26-17-31-12-1-001.png

Neden bu haldeyken okumam gerekecekti Parçalanan Ruhları elime alıp alıp kendimle gezdirip tek bir sayfasını açacak kudret bulamadığım bir zamanda neden bilmem bir sabah ilk sayfayı açacak gücü bulacak kendimde ve birden 100 sayfa okuyup bitirmek için sıvayacaktım inatla kollarımı da. Kendimi beni bırakandan çekemezken acıyan bedenim, ona duyduğum sevgiyi öfkeye dönüştürürken sonra dayanamayıp tekrar sevdirirken, onu

capture+_2018-01-26-17-28-29-1-001.png

sonsuza dek uzağımda tutmak isteyip yapamazken, sürekli yüksek sesle bağırıp kendi sesimi ben bile duyamazken, ayrılığın gerginliğinde, terkedilmişliğin sinmişliğinde kendimi özgür bırakmaya hazırdım ama zorlanıyordum öğretiyi bilsem de.

capture+_2018-01-26-17-28-07-1.png

Kullanamadığımdan mı yoksa unuttuğumdan mı ya da kullanacak takati bile kendimde bulamadığımdan mı? Renklerim azalıp lacivertlerim gökyüzü mavimi lekeleyip kırmızı ve turuncularım kahverengileşmek için sırıtınca kitap boyu asla baş karakterin başından geçeni yaşamamış olsam da hatadan doğan hatalar üzerinden bakıp mutsuz sona giden yolda kendini yerden yere vuran ben anlamıştım; parçalanmış ve parçalamıştım.

capture+_2018-01-26-17-27-36-1.png

Yanaklarıma kan gelip, hayat dolduğumda, tarumar olmuş halimden yeni bir prens çıkardığımda ve karşı tarafın vahşiliği karşısında uysallaşıp ondan ayrılık ve sonrasında kibrinden doğan aşağılama ile gelen bu vahşilik armağınını bağrıma bastığımda, yanlış yapmadığımı çünkü satın alınamadığımı anladığımda elimde biten roman Sayarının yanındaydım.

pms-color-designs-fruity-orange-2.jpg

Hemen şimdi, bu yazıyı yazmaya henüz başlamışken durup da kendime şu soruyu sorsam: “Kaderimde bu yazıyı kaleme alacağım mı yazılı, yoksa almayacağım mı?” Neyi anlamaya çalışmış olurum sizce? Ebede kadar meydana gelecek olan her şeye dair, Tanrının ezeli bilgisi ile kalemin bunları yazdığına inanmaya mı yoksa herşeyi yaratıp tayin edenin klavuzun- da kendi istek ve irademle bir takım oynamalar yapacak olduğuma mı?

img_20180131_011419_886.jpg

Kaderinin zaten kendi yaptıklarından oluştuğunu, yüzeysel de olsa bilen farkında bir kişi için hayatını nasıl yönlendirirse yönlendirsin, yaptıklarının ve yapacaklarının hepsi daha önceden bir yerlerde yazılıdır, o bunu bilir ama nerede kader bizim kontrolümüzde ve nerede tamamen dışımızda kendi dinamiği iledir, bunu bilebilmek bir insan için ayrıcalıklı ve özeldir.

img_20180131_020921_255-001.jpg

Herşeyi oluruna bırakıp “kaderimde ne yazıyorsa o olsun?” cu bir bakış açısının saçmalığı tam da bu yüzden kişinin mevcut olay üzerindeki etkisini bir anda azaltan ve doğuracağı korkutucu sonuçla “eğer bir şey yapsaydım böyle olmaz mıydı?” diye bir an sorsa afallatan değil midir?

capture+_2018-01-26-17-25-20-1.png

Kafa karıştıran ve kişi isterse kafayı bir bulmaca gibi çokta çalıştıran uğraşmaya, üzerine düşünmeye ve mesai harcamaya değer bir kavram; kader Astrolog ve Sipiritüel Yaşam Koçu Nuray Sayarı nın son kitabı Parçalanan Ruhlar'da tam anlamıyla karşılığını buşuyor ve kadere dair karanlıkta kalan ne varsa romanın baş karakteri Canan ve onun çevresinde gelişen olaylar silsilesi ile aydınlığa kavuşuyor.

capture+_2018-01-26-17-24-09-1-002.png

Romanda kader olacak olan bir buluşmayı sağlarken, buluşma sonrası olacak olanları yazan Canan, kader kişinin bir günaha zorlanması mı değil mi, bu soruya cevap aratıyor. Romanda hayatı boyunca kişiye isabet edecek şeylerin kader ile yazılmış olması ihtimali üzerinde durulması olayların gidişatı nedeniyle çok beklemiyorsa da, bela, musibet ve

capture+_2018-01-26-17-25-42-1.png

hayırdan yazılmış olanların bilinmeyeni nasıl gerektirdiği bir o kadar beklenen oluyor Sayarının satırlarıyla. Roman boyunca devrede olan Evrensel rehberlik/İşaretlerin dili” adını verdiği kısımlarda okuyucuya en anlayacağı ağızla nerede kader, nerede kişinin seçimi ve nerede ona yazılan, nerede onun kendisi için yazdığı izah ediyor. 

capture+_2018-01-26-17-25-59-1-001.png

Belki de diyebilir mi okuyucu romanın sonunda, bunun bilmenin kendisi şimdi bir kader mi diye? Devam edebilir mi ve de isterse şöyle: “Herşeyde ben dahil hiçir canlı yok ki rızkı ona ait olmasın. Ama yine de o rızktan geçerken aldığım kararlar, attığım adımlar, durduğum ve/ya da davrandığım durumlar benim kendi doğurduğum sonuçlarsa şayet, her seferinde kaderdi nasıl derim o halde?”

img_20180127_045312_180-001.jpg

Kadere katkısı kendi yüdesini bulup çıkardığında okuyucunun bir roman boyu ayrıldığı parçalarca Nuray Sayarıda! Parçalarında ruhlar, Canan adlı karaketerin yardımıyla romanla buluşan her okur için kadın ya da erkek olsun farkermez çok farkında değilse de farkındalığa açık olsun yeter, kendi sınavı ister istemez.

3aada9f1c563faaaca1e57b5b5557347-001.jpg

Her ne için acele ediyorsa, artık ona gecikmiş olması demek ve bunu bir spotla öngören cümle neden romanın kapağında yazarın adının tam da adının üstünde, anlamak için düşünmek gerek bence. Yarım ya da tam ama bir tarafından aldığı yara ile parçalarını saydıysa ruhuna girip bir puzzle'ı bozup sayar gibi adeta bu kendi parçalanlanmış dişi ve eril ruhları kanımca bu kitapta.

img_20180131_012433_578.jpg

Kendi parçalanırken parçalayanlar belki romandaki karakterle pararel ilerleyecek tekrar tam bir ruh olmak için sayfaları çevirip çevirip her bir yeni gelişmede şaşırıp kaldık ve romandaki karakterle çoğalıp kendinden azaldık. Belki de tam tersi, sıradan bir hikayenin sıradanın bir şekilde kaleme alındığı

capture+_2018-01-26-17-24-34-1-001.png

ve bu kadarının da olmayacağı, olamayacağı ihtimalini güçlendirip duracak kendi parçalarında kaybolurken bir çoğu ama işte asıl o zaman romanla parçalananları göreceğiz etrafımızda. Her ne kadar romanın hizmet ettiği şey parçalanmış ruhları toplamak tekrardan tam hallerini almaları için bir fırsat sunmak olsa da buna hazır olacak bir zemin, romanın piyasaya sürüldüğü topraklarda zamana ihtiyaç duyuyor.

img_20180210_025922_436.jpg

Kaderi inkar etmek adına kulların kendi fiilleri yarattığı iddiasını ortaya atıp Tanrı geleceği bilmez diyerek onu bir bilmez olarak göstermek veya aşırıya giderek 'kaderde yazıldığı için günah işliyoruz' diyenler de elbette var, onlar kazara bu romanı okurlarsa inandıkları yerden kesin parçallanacaklar mesela.

capture+_2018-01-26-17-35-10-1.png

Eğer romandaki baş karakter Canan gibi gerçekleştirdiği eylem sonucu bir tecrübeye maruz kalarak yaşadığı şeylerin hepsini kendi seçiminin bir sonucu olarak görebiliyorsa, eğer sondan başa doğru gittiğinde süekli olarak bir önceki yüzünden meydana gelen bir sebepler dizisinin etkisi altında oluşmuş ve finale giden kötü sonu doğurmuş diyebiliyorsa, bir yanlışın sonra

                       img-20180202-wa0007-001.jpg

doğru da olsa başka bir yanlışı getirdiği açık ve katıysa, o zaman insan kendi seçimi ile kaderini parlatan ve sağlıklı bedeni ile sağlıksız duygu ve düşünceleri taşırken ruhu hep az biraz parçalanan. O dağınık bir ruh olarak gezinip durdukça da, etrafı onunla birlikte parçalanan...

capture+_2018-01-26-17-22-57-1.png

Nuray Sayarıyı yakından takip eden ve öğreti olarak görüp kabul ettiklerini koç tarafı ile kabul eden biri olarak “tesadüf yoktur, tevafuk” vardır diyenlerdenim ben de. Hem 'Parçalanan Ruhlar' adlı kitap ile buluşmam tesaüf değildi hem de yazarı olarak onunla bir araya geldiğim ofisindeki o gün. Öyle bir zamanda karşıma çıktı ve imdada yetişti ki...

capture+_2018-01-26-17-22-24-1.pngAslında her zamanki gibi. Tılsım var sözlerinde, bir büyü kurduğu cümlelerde. Hiçbir çabası yok oysa daha süslü olsun diye biri bile. Gerçek olanın, hakikate varanın, bütün ve tam duranın ifadesi o bir kitabıyla daha yine. Öğretinin dinamikleri ve insanda şekle gelen tüm duygu ve düşüncelerin aşamaları, seviyeleri bu kez 368 sayfa boyunca Parçalanan Ruhlarda.capture+_2018-01-26-17-22-02-1.png

Dört günde bitirdiğim kitap öğretiden ziyade bir roman olarak karşımda durması ve bu türün dili ile kaleme alınmış olmasıyla okuyucu tarafında duran kişi olarak şaşırtmakta, Sayarı takipçisi tarafında duran kişi olaraksa “işte bu” dedirtmekte ve sevincimi, coşkumu katlamkta.

capture+_2018-01-26-17-19-58-1.png

İyi bir roman yazarı olmanın ve/ya da bir şekilde cesaret edip roman yazmanın gerekleri, gerektirdikleri ne, bu kulvarda koşan herkesin iyi kötü bildiği bir kaç şeye dayanıyor:

capture+_2018-01-26-17-21-42-1.png

Bir romanın temel taşını, romandaki karakterler oluşturuyor malum. Karakterler yeteneklerini son noktasına kadar kullanmak ve birer roman karakteri olarak, gerçek, yaşayan insanlar kadar karmaşık da durmamak zorundalar.

img_20180103_152532_785.jpg

Okuyucunun onunla kendini özdeşleştirebileceği kadar gerçek olma ilkesinden yazar kati surette uzaklaşmamalı ancak bunun çok ince bir çizgi olduğunu da asla ve kata unutmamalı. Gerçek bir insan ne kadar değişik özellikleğe sahip olursa, zaafları varsa, hatalar yaparsa roman karakterinin de yapması gerekir.

img_20180131_005255_466-001.jpg

Bu romana tat katan bir unsur olup mesela bir roman yazarının yaratacağı kahraman tek yönlü de olmamalıdır. Karakterler oluşturulurken dikkat edilmesi gereken temel özellikler de vardır, tutarlılık, diyaloglar, motivasyon ve değişim gibi. Sayarı bir kişisel gelişim yazarıydı ama Parçalanan Ruhlar ile roman yazarlığına geçiş yaptı.

anxiety-1024x768-min-001.jpg

Parçalanan Ruhlarda işe ana karakterini oluşturmakla başladı. Çocukluk arkadaşını/ileriki yıllarda danışanını kitabın baş karakteri yaptı ve ana karakterin başa çıkması gereken bir problemi de belirleyip olay örgüsünü bunun çevresinde genişletti ve/ya da daralttı. Canan ne istiyordu, ne için mücadele ediyordu, dış unsurlarla çatışmanın yanı sıra iç dünyasında

img_20180202_173057_957.jpg

kendiyle ilgili en büyük çatışması neydi ve amaç edindiği şeye ulaşırken kendi iç çatışmasını da nasıl aşacak, tüm bunlar olurken roman nasıl sıkıcı olmayacak ve yaklaşık 400 sayfa olan roman bir çırpıda da okunacaktı? Yazdıransa hayat, teknik ve taktik üzerine koyup uğraşınca evet ama sanırım nasıl yazacağım diye düşünmüyor bir yazar.

   img_20180127_041027_608-001.jpg

Oturuyor masaya, kalem elinde ya da parmakları klavyede başlıyor yazmaya. İşte bunun en iyi örneği Nuray Sayarı. Alanı ile ilgili olarak yazmış olsa da roman yazar olmadığı halde buna nasıl soyunup ilk eserinde de başarılı olduğu sadece yaşadığı hayatın içini ne ile ve nasıl doldurduğu ile doğru orantılı.

capture+_2018-01-26-17-20-25-1.png

Buluştuğu ruhlar, onunla buluşmak için onu bulanlar ve onun bulmak isteyip uğadığı duraklar. İşte her günü sadece tek bir kimsenin bile üzerinden geçerek, ona derinlemesine inerek ve bir kalbi görerek orada onun hızı ile atıp adına yaşam diyerek yazmak bu demek. Yazdıran hayatsa, nasıl yazacağının endişesi yok yazan da doğrudan.

319146185_0-001.jpg

Gördükleri kelimeler olunca, kaydettikleri de olaylar zincirini oluşturunca imzası bir birikimin sanki resmi bir ispatı oluyor o yazarın. Sipiritüelizm üzerine yazan herkesin yeri geldikçe tekrar ettiği, üzerinden tekrar tekrar geçtiği şeyler olup takipçinin yine kendini tekrarlamış  hissine kapılarak sıkılıp aynı şeyi niye tekrar okuyayım dediği durumlar çok olur. 

26235-willowtree-angel-of-hope-right-002.jpg

Alanında iyi bazı yazarlar da kendilerinden örnekler verip, ara ara içerik onu gerektirdiği için kendi öz yaşamına geri dönebilir. Sayarıda bunu yapmıştı İçindeki Gücün Sırrını Keşfet 1 ve 2  de. Bazen ilk kitabında kendini anlatanlardan sıkılan ve banane onun nereden nereye geldiğinden diyen büyük bir guru da var. 

fedakarlk-cindeki-gucun-srrn-kesfet-2.jpg

Onlara ezber bozduracak olan, içinde Sayarı'nın hayatından ve kendisinden hiçbir not barındırmayan başlıbaşına bir iş "Parçalanan Ruhlar." Sayarı çocukluk arkadaşı da olan danışanı ile geçen kriz sürecini koç-danışan ilişkisi içinde tamamen profesyonel bir sürece dayanarak kaleme alıyor ve kendisi nerede ne şekilde devreye giriyor bize tüm çıplaklığı ile bunu gösteriyor.

img1516479581929.jpg

Bir koç olarak fonksiyonu nedir Sayarı'nın, yıldız haritası nerede devreye girer, karşısındakine hizmet olarak sunduğu şeyin içeriği nedir ve yaklaşımlarında, tıkaç açıcı olarak gördüğü, sorunların çözümlerinde çıkış yollarını nasıl ve neler olarak belirleyip ilerlediği roman buna aracı oluyor ve kendini açık ediyor.

img_20180201_033208_310.jpg

Bir roman okurken atlamak istediği bölümleri çok düşünmüş olmalı Sayarı bu nedenle kabaran ve okuyucuyu da kabartan yerler yok Parçalanan Ruhlar'da. Çok sayıda sözcük barındıran düzyazı şeklinde kalın paragraflara, burada yazar ne yapıyor, ‘hımm yazarlık yapıyor’ dediğimiz bölümlere de rastgelmiyoruz pek.

         a785110dfbd1480e15ac8a53b0d52ea8-002.png

Yani yazar olmaya çalışmış bir Sayarı yok karşımızda ama o artık bir yazar kabul ediyoruz Parçalanmış Ruhlarda. Karakterin kafasının içinde dolaşırken kendi kafasının içinden uzaklaşmadığı için de her kesimden insanın okuyabileceği bir iş çıkmış ortayaParçalanan Ruhlar la... 

capture+_2018-01-26-17-18-34-1.png

Onunla çıkılan her yolculuk ama bir kitapta ama bir taşta ya da bir kart kutusunda, astroloji ajandasında...Kişinin o anki mevcut durumuna ama farkındaysa kendinin anlıyor bunu da. İşaretlerin kendini gösterdiğinden bile şüpheli çünkü şüphe ile bir, hayatın sadece şüphesinde o kadar çok kişi var ki...

capture+_2018-01-26-17-18-13-1.png

Aynada kendi şüphesi var kazara bakarsa, girdiği ortamda oturursa bir masaya, alırsa birini olur da hayatına yahut girerse o bir hayata... Dolayısıyla onların bir okutman eşliğinde okuması şart, kitap her ne kadar en aklı ermezin bile anlayacağı açıklıkta olsa da.

031.jpg

“Her ne için acele ediyorsan bil ki ona gecikmişsin demektir...” diyor Sayarı Parçalanan Ruhlar'ın spotunda ve ekliyor sonra: 'Güven ve kuşku aynı yürekte barınmaz. Sevgi ve korkunun aynı andaü aynı yerde bulunamayacağı gibi..' İnsan en çok ne zaman hata yapar biliyor musun?

astro-wheel-big.gif

Acele ettiği zaman diyor arka kapakta. Çünkü böyle anlarda ruhu korku ve telaş içindedir. Parçalanmaya açık, kaybolmaya müsait... Aşık olmak ya da sevmek için acele edenlerin en büyük korkusu da karşısına çıkan kişilerin onun son fırsatı olduğunu düşünüp kaybetme endişesine düşmesidir.

img_20180127_041954_597-003.jpg

Acele ve korku içindeki ruhların işaretleri okuması da kainattan rehberlik alması da yazık ki çok güç... Sayarı ile ilk yolculuğunuz ya da zaten bir çok yolda onunlaydınız ve bundan sonra da olacaksınız. Parçalanan Ruhlar bu yolda bir mihenk taşı Sayarı'ya da, okuyucusuna da. Banaysa...

img_20180202_011703_538-001.jpg

Bir çemberin, yaşam ve ışık çemberinin içinde verme ve alma dengesini yeniden kurmak üzere şekle gelmenin ve geldiğim şekille şekil vermenin sesler içinde sessiz bir bilge gibi yeni bir varoluşa geçmenin ifadesi. Daha hafif, daha sakin, daha sade ve daha az kaza/yara zede.

capture+_2018-01-26-17-42-52-1.png

Sayarıyı tanımış olmayı 2018 in ilk büyük hediyesi kabul etmenin bir karşılığı olarak başka bir yazıda sadece onu kelimelere dökmek şimdi benim bir görev kesinlikle. Artık aramızda evrensel rehberliğin ışığı altında başlayan ve gelişip büyümeye can atan bir bağ var. 

img_20180131_014231_693.jpg

Esenlikle dolu bir yerde birbirimizin alanlarına nüfus ederek bir aklın, fikrin ve inancın hızında ya da yavaşlığında yeni bir tanım ve karşılık bulmak için bir kitapta ve ya/da yayında niyetimiz var. Gülümserken güneşten gözleri kısılır gibi içten bir kadının karşısındakini onunlayken her daim bu kadar

capture+_2018-01-26-17-31-59-1-005.png

korunaklı ve güvende hissettirmesi kendi koruduğu enerjisi ve kalabilmeyi başardığı dengesi ile ilintili. Aynı anda hem bir çocuk ve onun müjdesi hem de ciddi bir kadın ve onun ilkesi. İnsanlığa ait ve gezegenlerin de yardımı ile yaşama hem bir müjde hem de ilke.

img_20180131_013732_986-001.jpg

Yazısının başlığı da biraz bu gibi. Sonraki yazımda Sayarı değerlendir memde olacak, ne mutlu bana. Teşekkürler Destek Yayınları, Nuray Sayarı. Parçalanan Ruhlar kapattığı açıkla bir kişisel gelişim romanı olarak beklenen hizmeti sunmakta.

img_20180127_043234_168.jpg

istanbul-bilgi-universitesi-e1497132186178.jpg

today-is-the-day-001.gif

BugüN YiyoRum: Muzlu tirileçe.

capture+_2018-01-26-17-45-35-1-002.png

BugüN DinliyorUm: Pink/What about us.

capture+_2018-01-26-17-36-06-1.png

https://www.youtube.com/watch?v=ClU3fctbGls

BugüN OkuyOrum: Nuray Sayarı/Parçalanan Ruhlar.

img_20180131_011106_638-003.jpg

BugüN HissEdiyoruM: Tam bir ruh olmak için deneyime kendimi açıp, parçalarımdan tekrar toplandığımı.                

instagram-logo-(1)-005.png ’ da dikkatimi çekip bugün yorumuma giren:

20180126_191309-1.jpg

Boşanmaların tek sebebi elbette evlilikdeğil ama evlilik müesse si” ni ciddiye alacak o müessede yer alacak durumda olamayanların ayrılık sonrası kendi gibilerle bir araya geldiğinde işi biraz da mizaha vurmak için söyledikleri bir söz de olabilir paylaşımdaki, son yıllarda hem yerel hem de ulusal bazda boşanma oranlarını baz aldığımızda gerçek toplumsal bir çıkarım da. 

Evliliğe uygun bir karakter yapısı, gerçekleştikten sonra bunun sürmesi için üstlenilecek sorumluluk ve sadakat duygusu buna sahip kişilerce evliliği aile kavramına yüklenen büyük anlam üzerinden onu göstermekte ama sırf bir aile olmak, aile yaşantısı var dedirtmek için evlilik yapanlar da bir sebeple kolay ya da zor bir şekilde boşananlar.

Bir imza yetiyor evlendirmeye o evlilik için evette buluşanları ve aynı imza ayırmaya hayır için başvuranları. İki tarafın aynı anda evet ve/ya da hayır olduğu durumlar oluyor. Zaten o zaman buluşmalar da hayra değil vedalaşmalar da.

Boşanmak için evlenmek şartta tekrar evlenmek için boşanmak şart mı orası muallakta, imzayı çok takmadıktan sonra...

 

baby-hands-and-feet-clip-art_572147.png

Hayattan Biraz Vedası:

7-01-2015---1-001.gif

Hayata dil çıkar ve sırıt. Her zaman her koşulda. Kusarcasına ve kustururcasına.

                                                                                                      Ares  Kıvanç Dönmez

bilgi-011.jpg

SUNDU.

 

imimim-003.jpg

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
ANKET
Muğla Büyükşehir Belediyesinin çalışmalarını Nasıl Buluyorsunuz.
RÖPORTAJ