21 Kasım 2019 Perşembe

Dr. Abidin Sönmez / Aile Danışmanı

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

ÖĞÜT DEĞİL GÖRÜŞ

07 Kasım 2019 Perşembe 12:15

Anne / baba ile ergen arasında sağlıklı bir ilişki ve açık bir iletişim varsa öğüt işe yarayabilir.  “Yarar” değil, “yarayabilir”.  Çünkü ergen annesinin / babasının söylediklerini her zaman “doğru” kabul etmez, edemez.  Ergenin “doğru”larının yer aldığı dünya ile annenin / babanın doğruları uyuşmaz.  O yüzden annesiyle / babasıyla çok iyi bir ilişkisi olan ergen bile verilen öğüdü dikkate almayabilir.

Anne / baba şu gerçeği unutmamalı: öğüt verilmez, alınır.  Yani bu konuda tek karar verici “öğüt verilen kişi”.  O da ergen.  Verilen öğüdü dikkate alıp almayacağına o           karar verecek.  Ne kadar iyi, yararlı, açık, anlaşılır, haklı, mantıklı, vb.  olursa olsun.  Ergen anlamlı bulmadığı takdirde öğüt her hangi bir işe yarayamaz.

Anne / baba eğer sahip olduğu bazı doğruları ergen çocuklarına kabul ettirmek istiyorsa şuna özen göstermeli: Ona öğüt vermeye çalışmamalı, ona görüş bildirmeli.  Onunla konuşarak istenen sonuca kendisinin ulaşmasını sağlamalı.  Doğru soruları sorarak, yeri geldiğinde açıklama yaparak, kendi düşüncesini onunla paylaşarak...

“Ben senin annenim / babanım.  Tabii ki her söylediğimi yapmak zorundasın.  Haddini bil!  Ne demek “ben öyle düşünmüyorum”…”  şeklinde bir yaklaşım yararsız.  Bunlar söyleyen kişiden on santimetre uzağa bile ulaşmadan buharlaşıp yok olacak sözler.  Bu tarz bir yaklaşım birçok olumsuz sonucu birlikte getirecektir.  Ergen annesinden / babasından uzaklaşacaktır.   Annesiyle / babasıyla giderek daha da az konuşacaktır.  Evin dışına daha çok zaman ayıracaktır...

Bazı anneler / babalar çocuklarına talimat vermeyi sahip oldukları bir hak olarak görür.  Her söylediğine uymasını bekler.  Çocuk yaşta bu gibi yaklaşımlar yararlı hatta bazen gerekli olabilir.  Ama ergen için asla!  Çünkü ergen çocuk değil. 

 

NE YAPMALI?

Birlikte zaman geçirmeli.  “Sadece anne ve ergen” olarak.  “Sadece baba ve ergen”  olarak.  Bu alışkanlığı edinmeli.  Birkaç haftada bir yemeğe çıkılabilir.  Sinemaya gidilebilir.  Yürüyüşe, balık tutmaya, maça ... 

Önemli olan bu sırada birbiriyle konuşma olanağı bulmaları.  Burada kastedilen konusu belli, planlı, programlı bir konuşma değil.  Havadan sudan konuşma, kendiliğinden konuşma, durduk yerde konuşma...

Anne / baba bunu ergenin çocukluğundan başlayarak yaparsa ergenlik döneminde çok rahat eder.  Ergene yararlı olacağı için değil!  Anneye / babaya yararlı olacağı için.  Çünkü ergen her hangi bir duruma ayak uydurmak zorunda değil.  O zaten kendi dünyasında yaşıyor.  İçinde bulunduğu zaman “şimdiki zaman”. 

Oysa anne / baba olarak biz ergenin dünyasındaki koşullara ayak uydurmak zorundayız.  Onun gibi yaşamak için değil.  Onu anlamak ve onun için doğru olanı düşünebilmek, konuşabilmek için.

Çünkü geçmiş zamanın, eskinin biçimlendirdiği insanlarız.  Bu yüzden kendimizi kötü hissetmemiz gerekmiyor.  “Yaş aldıkça” güncel olanın gerisinde kalırız.  Bu normal.  Hayatın akışı böyle. 

Çocuğumuza yararlı olmamız için onun bize değil, bizim ona ayak uydurmamız gerek.  Geçmişten getirdiğimiz ve doğru olduğuna inandığımız değerleri ona verebilmek için, bu şart.  Daha doğrusu böyle bir ihtimalin var olması için tek yol bu.

 

 

Dr. Abidin Sönmez

Aile Danışmanı, Özel Marmaris Aile Danışma Merkezi

0252-419 22 96; 0532 557 90 19; marmarisadm@gmail.com

facebook.com/Marmaris.ADM, Instagram : marmarisadm

 

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
ANKET
Marmaris Belediye Başkanı Mehmet Oktay'ın Çalışmalarını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?
RÖPORTAJ