21 Ekim 2018 Pazar
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Merhametsizlik!..
08 Mayıs 2009 Cuma 17:15

Merhametsizlik!..

Marmaris Manşet Gazetesi'nin köşe yazarı Hasan Ceylan, bazı işverenlerin, devletin, 'Asgari Geçim İndirimi' (AGİ) adı altında işçiye ödenmesi gereken parayı, 'cebine indirdiğine' dikkat çekti.

Merhametsizlik!..
Marmaris Manşet Gazetesi'nin köşe yazarı Hasan Ceylan, bazı işverenlerin, devletin, 'Asgari Geçim İndirimi' (AGİ) adı altında işçiye ödenmesi gereken parayı, 'cebine indirdiğine' dikkat çekti.

İŞVERENİ İŞÇİYE İHBAR ETTİ
Eleştirel yazılar yazmasına rağmen, hemen her kesimce sevilip sayılan Hasan Ceylan, “İşte jurnalliyorum!” başlıklı köşesinde bordrolu çalışan işçilerin AGİ'lerinin otomatikman ödendiğini, ancak bordrosuz çalışan işçilerin büyük bir kısmının bu paranın yüzünü bile görmediğinin altını çizerek, “….birileri, işçilerin her ay alması gereken paranın ortalama olarak 50 lirasına göz koyuyor. Tabiri caizse cebine indiriyor…. İşte ben bugün bu işletmeleri jurnalliyorum. Kime? Pek tabi ki bu tarz işletmelerde çalışan emekçilere. Diyorum ki “Sizin 50-60 liranızı her ay birisi gasp ediyor, cebine indiriyor bunun peşine düşün!” sözlerini kullandı.

ŞOK ETKİSİ YARATTI
İşçinin AGİ'lerini cebine indiren işverenleri “merhametsiz” diye niteleyen Hasan Ceylan'ın yazısı, okuyanların üzerinde şok etkisi yarattı. Çok sayıda işçinin, medeni durumu ve çocuk sayısına göre, 2008 başında vergi iadesi yerine yürürlüğe giren AGİ'den ötürü işvereninden, 700 ila 1000 TL arasında alacağı ortaya çıktı. Gazeteci Ceylan'ı aralarında meslektaşlarının da bulunduğu çok sayıda işçi aradı, teşekkür edip, kutladı. Gazetemiz, konuyu uzmanlarına sordu. Devletin işçiye gönderdiği AGİ ödemesinin işveren aracılığıyla hak sahibine ödenmesinin yasal zorunluluk olduğunu, aksi takdirde, işçinin, ilgili mercilere şikayette bulunup hakkı olan parayı alabileceği yanıtını aldı.
İşte Hasan Ceylan'ın ortalığı karıştıran yazısı:

İşte jurnalliyorum!

Asgari ücretle çalışanları ilgilendiriyor. Haa durun! Bugün asgari ücretin ne kadar komik olduğuna dair bir edebiyat yapmayacağım. Ki bu defalarca yapıldı. Asgari ücretlinin başka bir traji- komik durumdan bahsedeceğim
Sahi siz hiç “Asgari geçim indirimi” Diye bir şey duydunuz mu?
Muhtemelen işverenler ve onların muhasebesini tutanlar duymuşlardır. Ama çalışanların çok büyük bir kısmı belki ilk kez duydu. Duyanlar varsa da çoğu içeriğini bilmiyor
Bakın milyonlarca asgari ücretli “Asgari geçim indirimi denen olaydan” habersiz olduğu için birileri, onların her ay alması gereken paranın ortalama olarak 50 lirasına göz koyuyor. Tabiri caizse cebine indiriyor.
Düşünün bir kere birileri her aybaşı sizin cebinize girmesi gereken 50 lirayı sizden alıyor ve siz bundan habersizsiniz. “Nasıl oluyor” demeyin Çünkü siz alacağınız paranın hesabını bilmiyorsunuz. Çünkü sizin “asgari geçim İndirimi”nden haberiniz yok.
Kamuda çalışan işçilere bu para veriliyor. Büyük özel sektörde çalışanlarda alıyor. Ama bordro yüzü görmeyen küçük işletmelerde çalışan işçiler bu paranın yüzünü bile görmüyor.
İşte ben bugün bu işletmeleri jurnalliyorum. Kime? Pek tabi ki bu tarz işletmelerde çalışan emekçilere … Diyorum ki “Sizin 50-60 liranızı her ay birisi gasp ediyor bunu peşine düşün!”
Daha önce fatura toplayıp vergi iadesi alan işçilerin fatura toplama olayına devlet2008 yılı başında son verdi. Onun yerine “asgari geçim indirimi” diye bir hak getirdi. Yani devlet dedi ki artık “Fatura toplamanıza gerek yok biz geliriniz oranında size bir miktar para iade edeceğiz” işte bu para dört kişilik bir aileyi geçindiren asgari ücretli için ortalama 60 TL civarında tespit edildi. Buna göre kendisiyle birlikte dört kişiyi geçindiren bir asgari ücretli, aldığı net ücretin dışında 60 TL gibi bir ek ücreti hak ediyor. Devlet işverene çalışanın bu hakkını vermesi için parayı veriyor. Kamu çalışanlarının ve büyük özel şirketlerde çalışanların maaşına bu ücret ekleniyor ama gelin görün ki küçük işletmelerde çalışanların çoğu bu parayı hiç görmüyor.
Velhasıl bu para devlet tarafından işverene ödendiği halde işçinin cebine girmiyor Ki bu işçilerin sigortasını yatıran işveren yada işverenin muhasebecisinin bundan haberi var . Peki ne oluyor bu para? Pek tabi ki işverenin cebinde kalıyor. Ve belki de çoğu işveren bu paranın kendi vergi indirimi olduğunu düşünerek gönül rahtlığıyla hiçbir hicap duymadan kullanıyor. Kimisi de bildiği halde işçiye ödemiyor “nasılsa işçinin haberi yok” diye. Herhalde mesele anlaşıldı.
Beni kahreden şey işverenlerin merhametsizliği hak yemeleri değil, çalışanların hak aramayışlarıdır. Çünkü hakkını hukukunu bilmeyen çalışan olduğu müddetçe, işvereni ahlaklı kılacak argümanlarda ortaya çıkmıyor.
Sonuç olarak eğer bir çalışansanız ve hakkınız gasp ediyorsa sakın ola kimseye kızmayın Üretme beceriniz olduğu kadar hakkınızı arama becerinizde olsun!...
Bu ülkenin çalışanları hakkını arama becerisini kazandıkça ne bu ülkeye İMF' ler ne başka birileri hükmedebilir yanılıyor muyum?

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
ANKET
Marmaris Belediye Başkan Adayı Kim Olsun.
RÖPORTAJ