20 Haziran 2018 Çarşamba
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
“Marmaris’i Şanlı Direnişimize Omuz Vermeye Davet Ediyorum”
07 Şubat 2018 Çarşamba 11:25

“Marmaris’i Şanlı Direnişimize Omuz Vermeye Davet Ediyorum”

İyi Parti Marmaris İlçe Teşkilatı Başkanı Ali Rıza Doğanyılmaz 9 Şubat’taki ilçe teşkilatı açılışından önce Marmaris’e seslendi ve “Bizler yola Türkiye’yi yeniden kuruluş ayarlarına geri döndürmek üzere çıktık. Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesi her zama

İyi Parti Marmaris İlçe Teşkilatı Başkanı Ali Rıza Doğanyılmaz 9 Şubat’taki ilçe teşkilatı açılışından önce Marmaris’e seslendi ve  “Bizler yola Türkiye’yi yeniden kuruluş ayarlarına geri döndürmek üzere çıktık. Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesi her zaman felsefemiz ve ışığımız olacak. İdeolojik görüşleri bir kenara bıraktık, kapımız herkese açık. 90 yıldır ilk kez bir kadın Cumhurbaşkanı adayımız oluyor. O nedenle her birimize büyük görevler düşüyor. Şimdi ayağa kalkma, haklarımıza sahip çıkma zamanıdır. Bu bir toplumsal uyanma ve silkinme eylemidir. 2019’da Sayın liderimiz Meral Akşener’i Başkan yapacağız. Marmaris’i bu şanlı direnişe omuz vermeye davet ediyorum” dedi.

Sempatik, espirili…  Bir turizmci olmanın rahatlığı ile,  matbaacı olmanın ciddiyetini harmanlamış sıcak kanlı bir misafirperver. Naif, alçakgönüllü ve fakat kararlı, azimli bir siyaset adamı.  Kimden mi söz ediyorum. İyi Parti Marmaris İlçe Başkanı Ali Rıza Doğanyılmaz’dan. İsmi Ali Rıza, Soyadı Doğanyılmaz. Fakat çevresi Yılmaz diyor kendisine.

Babası Elazığ Arapkirli, Annesi Malatya Hekimhan’lı. 1932 yılında İstanbul’a göç etmiş aile. Beş kardeşler. 1950 yılında İstanbul’da doğmuş ve Cağaloğlu ile Aksaray’da geçmiş çocukluğu.  Üç oğlu var. Siyasete kolları sıvayınca, işlerini oğullarına teslim etmiş.

İstanbul’da Matbaa sahibi bir iş adamı, Bozburun’da otel sahibi iyi bir Turizmci. Ve şimdi de İyi Parti Marmaris İlçe Teşkilatı Başkanı Ali Rıza Doğanyılmaz.

Gelin hep birlikte bu renkli kişiliği tanıyalım…

Kendi deyimiyle Cağaloğlu matbaacı yapmış Ali Rıza Bey’i.  O yıllarda matbaaların genellikle Cağaloğlu’nda konuşlanması ve güzelim Cağaloğlu yokuşunun  mürekkep, kağıt kokuları henüz 12 yaşındaki Ali Rıza Doğanyılmaz’ı bu mesleğe yönlendirmeye başlamış bile. Artık yaz tatillerini Agop ustanın matbaasında ona yardım ederek geçirmeye başlamış. Cağaloğlu’nda Mahmutpaşa İlkokulu’nda okuduğu yıllar İstanbul’un nüfusunun 1milyon 600 bin olduğunu söylüyor ve  “Biz büyüdükçe sanki İstanbul da büyüdü” diyor.

“12 yaşında matbaacı Agop Sarrafoğlu’nun yanına çırak olarak girdim”

-Turizmci olarak tanıdığımız Ali Rıza Bey’in İstanbul iş piyasasında bir matbaacı olduğunu öğrendik. Bize o yıllardan söz edebilir misiniz? Nasıl matbaacı oldunuz?

Turizm Marmaris’te mesleğim oldu. Evet aslında matbaacıyım. Beni en çok Cağaloğlu’nda yaşamak matbaacı yaptı. O kadar çok matbaa vardı ki. Daha 12 yaşındaydım ki yaz tatillerinde Türkiye’ye  ilk Heidelberg matbaa makinesini getiren matbaacı Agop Sarrafoğlu’nun yanında çalışmaya başladım.  Çok iyi bir ustaydı Agop usta.  Matbaacılığa yaz tatillerimi değerlendirmek amacıyla adım attım ve işimi Agop ustadan öğrendim ve de çok sevdim. Okul yıllarının ardından, artık iyi bir matbaacıydım da.  O zamanların hatırı sayılır matbaalarından biri olan Erhan Sayılı matbaasında çalışmaya başladım. Zaten birkaç yıl içinde de kendi matbaamı,  Yılbay Matbaacılık’ı kurdum.

“Çocuklar geleceğimizdir. Bu nedenle eğitim çok önemli”

-Matbaacılıktan turizme. İstanbul’dan Marmaris Bozburun’a… Bu geçiş süreci nasıl oldu peki?

Ablam Zeynep Dirvana Marmaris Bozburun’a yerleşince 1978 yılında annem ve babam da gelip yerleştiler.  Bozburun Pembe Yunus butik otel annemin ve babamın yeri. Ben tabii o yıllarda İstanbul Bozburun arasında gidip geliyordum.  Güzel bir işim, matbaam vardı söylediğim gibi, işlerim yoğundu. Fakat bir İstanbul, bir Bozburun… Sevdim burayı. Ne denir “yüreğim ısındı” buraya. 1996 yılında ben de Bozburun’a geldim ve ablamın yanına yerleştim Aynı yıl Dolphin Butik Otel’in inşaatına başlandı. Otel 2000 yılında faaliyete geçti. Ablam Zeynep Dirvana her yaz Çocuk Esirgeme Kurumu’ndan çocukları misafir ederdi Bozburun’daki evlerinde. Bu hayata geçen, sözde kalmayıp gerçekleştirilen güzel ve çok özel bir projeydi. Otelin inşaatı sürerken beş yıl süre ile onlara yardımcı oldum. Çocuklarımız ülkemizin geleceğidir, o nedenle iyi yetiştirilmelerine, iyi eğitim almaları gerektiğine inanıyorum.

“Bozburun Belediye iken 13 yıl süre ile Belediye Meclis Üyesi ve Encümen Azası olarak görev yaptım”

-Bozburun’a turizmci olarak imza attınız ve yaşamınıza siyaset de girmeye başladı. Ali Rıza Doğanyılmaz politikaya nasıl adım attı?

Aslında herkes bir şekilde siyasetin içindedir bana göre. Vatandaş olarak gidip oyunuzu kullanmıyor musunuz mesela. İş, güç, eş, dost derken bir şekilde giriveriyor insan siyaset dünyasına. Kısaca söz edeyim. İstanbul’dan dostum olan, Mehmet Ağar’ın kardeşi Süleyman Ağar oğlumun kirvesidir.  Süleyman Ağar geçtiğimiz yıl vefat etti, kendisini rahmetle anmak isterim bu arada.  Bozburun”da Tuncay vardı, Mehmet Ağar’ın koruması. “ Mehmet Ağar Muğla’ya gelecek. Havaalanından aldıracağız, oradan Muğla mitingine gidilecek beş araba gönderebilir misin?” dedi bir gün.  Mehmet Ağar Doğru Yol Partisi Genel Başkanı o zaman. Konvoy oluşturulması lazım. Doğru Yol Partisi (DYP) Marmaris İlçe Başkanı Hüseyin Öztürk. Best Motor’un sahibi Ali de DYP Marmaris Gençlik Kolları  Başkanı. Ali yardımcı oldu beş araba kiraladım. Mehmet Ağar’ı karşıladık. 200 küsur araba ile Muğla’ya girildi o zaman, muhteşem bir konvoydu. Marmaris Eski Belediye Başkanı İsmet Karadinç’i, İçmeler Belediye Başkanını kürsüye davet etti Mehmet Ağar. Marmaris ağırlığını koydu anlayacağınız o mitinge.

Sonra bir gün bir baktım Doğru Yol Partisi’ne ait arabalar evin kapısının önünde. Fakat ben  Milliyetçi Hareket Partiliyim. Mehmet Ağar’la yakınlığımdan dolayı çok ısrar ettiler Belediye Meclis Üyesi olmam için. Bir baktım beni listeye yazmışlar. Camiden de anons ettirdiler. Bozburun belediye iken DYP’den bir dönem, MHP’den iki dönem Meclis üyesi ve Encümen Azası olarak görev yaptım.

“Bozburun’un en büyük eksiklerinden biri bir lisesinin olmayışıydı. Ne yaptık ettik, Bozburun’a bir lise kazandırdık”  

-Çocukların geleceğimiz olduğunu ve eğitime önem verdiğinizi söylediniz. Ve bunu Bozburun’da yaptığınız çalışmalarla da imzaladınız. Bozburun Lisesi ile ilgili çalışmalarınızı paylaşalım isterim.

Bozburun’un en büyük eksiklerinden biri bir lisesinin olmayışıydı. Hem Belediye Meclis Üyesi,  hem de bir Bozburun yaşayanı olarak kendimi sorumlu hissettim. Bunu gündeme getirdim ve Belediye Başkanı Salih Taşkın’la mutlaka bir lise yapmamız gerektiğini kararlaştırdık. Hemen çalışmalara başladık, fakat bu büyük bir bütçe gerektiriyordu. İlk olarak Bozburun köyünden bir miktar para topladık, baktık işin içinden çıkamayacağız. Elimizi taşın altına koymuştuk bir kere. Ali Karacan ablamın İstanbul’da kiracısıydı, onlarla konuştuk bir miktar o para gönderdi okul için, derken rahmetli Mustafa Koç. Öyle böyle okulun bütçesi büyüyordu, fakat daha çok yol kat edilmesi gerekiyordu. Derken yazın Sefer Kalkavan bizim otelden iki oda ayırttı ve tatile geldi. Bir gece yemekte Bozburun’a bir lise yaptırmak istediğimizi, konuyla ilgili çalıştığımızı, belli bir bütçe oluşturduğumuzu, fakat bunun yeterli olamadığını, bize nasıl yardımcı olabileceğini falan konuştuk. Kalkavan’ın önerisiyle Deniz Ticaret Odası Başkanımız Hasan Mengi ile görüştük ve armatörleri ablamın evine davet edip, ağırladık.  Okulla ilgili sorunları paylaştık. Bize Bozburun’a bir lise yapılması için ellerinden geleni yapacakları sözünü verdiler. Sağ olsunlar sözlerini de tuttular. Başkan Hasan Mengi de girdi devreye ve İstanbul Deniz Ticaret Odasının katkılarıyla Bozburun’a  bir lise kazandırdık.

“Meral Akşener Milletvekili olduğunda, gelecekte Genel Başkanımız olacak demiştim. Meral Hanım bunu hiç unutmadı”

 -Peki neden İYİ PARTİ?

Bu tercihin Genel Başkanımız Meral Akşener’in milletvekili olduğu yıllara dayanan bir hikayesi var aslında. Eski müşterilerimizden üç Ankaralı misafir geldi otelimize. Sohbet ederken “Meral Hanım milletvekili” oldu dediler. Ben de “Meral Hanım ilerle Genel Başkanımız olacak” dedim. Bu sohbet unutulmadı yıllarca.

Şimdi İstanbul Ticaret Odası başkanlığı için adaylığını koymaya hazırlanan Abdullah Teber gelmişti yine otele. Yukarıdaki konuşma mevzu oldu. Abdullah Bey hemen bir numara aradı telefonundan ve “Bak Başkanımızla konuşturacağım seni şimdi” dedi. Bir baktım Meral Hanım telefonda. “Sen benim fanatiğimsin demek. Vekil olduğumda Genel Başkan olacak diyen sendin değil mi?” dedi.

Genel Başkanımız Meral Hanım son Muğla’ya geldiğinde gittim. Kurucu üyemiz Muğla Milletvekili Milaslı Metin Ergün beni tanıttı. O telefon konuşmasını hatırlattı Meral Başkanımız. Unutmamış. Bu benim için çok güzel bir anıdır.

“2019’da Sayın liderimiz Meral Akşener’i Başkan yapacağız. Marmaris’i bu şanlı direnişe omuz vermeye davet ediyorum.”

-İYİ PARTİ Marmaris İlçe Başkanısınız. 9 Şubat’ta da Marmaris İlçe Teşkilatı açılışınız var. Parti çalışmalarınız hakkında neler söylemek istersiniz?

Bizler yola Türkiye’yi yeniden kuruluş ayarlarına geri döndürmek üzere çıktık. Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesi her zaman felsefemiz ve ışığımız olacak. İdeolojik görüşleri bir kenara bıraktık, kapımız herkese açık. 90 yıldır ilk kez bir kadın Cumhurbaşkanı adayımız oluyor. O nedenle her birimize büyük görevler düşüyor. Şimdi ayağa kalkma, haklarımıza sahip çıkma zamanıdır. Bu bir toplumsal uyanma ve silkinme eylemidir.2019 son dönemeç.  2019’da Sayın liderimiz Meral Akşener’i Başkan yapacağız. Marmaris’i bu şanlı direnişe omuz vermeye davet ediyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
ANKET
CHP Muğla'da kimi vekil olarak görmek istiyorsunuz?
RÖPORTAJ