25 Mayıs 2020 Pazartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
MARMARİS EKİP LİDERİ TOLGA GÖZÜM İLE SÖYLEŞİ
01 Ağustos 2014 Cuma 12:45

MARMARİS EKİP LİDERİ TOLGA GÖZÜM İLE SÖYLEŞİ

AKUT Marmaris, 2000 yılı sonlarında kurulmasına karar verilmiş olup 2001 yılında kurulmuş bir ekiptir. AKUT Antalya ekibi üyesi olan ve Marmaris’te yaşayan gönüllüler tarafından kurulmuştur.

AKUT Arama ve Kurtarma Derneği'nin tarihçesinden kısaca bahseder misiniz? 


AKUT Arama ve Kurtarma Derneği, kendi adı ile ilk kez 1995 yılı Aralık ayında, Uludağ Keşiştepe'de yapılan bir arama kurtarma operasyonunda yer almıştır. Müteakiben, Ali Nasuh Mahruki ve 5 arkadaşı tarafından 1996 yılında İstanbul’da kurulmuştur.

1997 yılında Ocak ayında deprem eğitimini, Haziran ayında ise ilk sel eğitimini almaya başlayan AKUT, böylece talep edildiği takdirde doğal afetlerde de resmi kurumlara yardımcı olabilir hale gelmiştir. 1998 yılında, Adana - Ceyhan depreminde 14 kişilik AKUT ekibi, 28 kişinin enkaz altında kaldığı bir apartmandan 2 yaşam kurtarmıştır.1999 yılında meydana gelen Marmara depreminde ise ilk büyük operasyonlarını gerçekleştirmişlerdir.

Marmara depreminde bölgede yaptıkları çalışmalarda, arama-kurtarma konusunun ülkemiz ve insanlarımız için ne kadar önem taşıdığını görmüşler, aynı zamanda personel ve teknik imkân olarak daha ileri bir seviyeye ulaşmaları gerektiğini tespit etmişlerdir. Marmara depremi sonrası çalışmaları bu konu üzerine yoğunlaştırmış, ülkemizin büyük bölümünün doğal afetlere maruz kalma riskinin yüksekliği de dikkate alınarak Dernek çalışmalarının ülke geneline yayılması gerektiği kararı verilmiştir. Bu kararı hayata geçiren AKUT, günümüzde ülke genelinde 33 ekip ile çalışmalarını %100 gönüllülük esası ile yürütmekte, her geçen gün bünyesine yeni ekipler katmaktadır.

Arama ve Kurtarmayı nasıl tanımlarsınız?

Arama ve Kurtarma; bir kaza ya da afetten ötürü yaralı ya da ölüm tehlikesiyle karşı karşıya olan ve bu durumdan kendi başına kurtulamayan kazazedelerin kurtarılması etkinliğidir.

YUST olarak sıraladığımız 4 aşamadan oluşur. Bunlar; Yer Tespiti, Ulaşma, Sabitleme ve Tahliyedir.

AKUT Marmaris ekibi ne zaman kurulmuştur?

AKUT Marmaris, 2000 yılı sonlarında kurulmasına karar verilmiş olup 2001 yılında kurulmuş bir ekiptir. AKUT Antalya ekibi üyesi olan ve Marmaris’te yaşayan gönüllüler tarafından kurulmuştur.

Marmaris’in Fiziki ve Beşeri durumunu özetler misiniz?

Marmaris, Akdeniz kıyı şeridinde yer alan, Muğla Büyükşehir Belediyesine bağlı bir ilçedir. 871 km² alana sahiptir. Bu alanın % 70’ini çam ve maki ağırlıklı ormanlık alan oluşturur. Nüfus yoğunluğu bakımından ilçeler arasında Fethiye, Bodrum ve Milas’ın ardından gelerek 4. sırayı alır. Yerleşik nüfus 86.000 kişi iken yaz aylarında bu sayı 3 katını aşarak 300.000’e yaklaşmaktadır.

Konumu itibariyle Rodos başta olmak üzere Ege adalarına açılan bir kapıdır ve bu nedenle tarih boyunca; Asur, Pers, Mısır, Bizans, Osmanlı gibi pek çok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Tarihi M.Ö. 12.000’li yıllara kadar uzanır.

Menteşeoğulları döneminde önemli bir mermer ticaret merkezi olduğu için Mermeris adı verilmiştir. İsmini buradan almaktadır. İlçede sıcaklık yazları 30, kışları 10 C°’nin altına düşmez. Akdeniz iklimi hakimdir. Ortalama 6 ay yaz mevsimi yaşanır. İlçe toprakları orta yükseklikte engebeli araziden meydana gelir. Üç tarafı denizlerle çevrili olup sahillerinde irili ufaklı çok sayıda ada vardır.

Ekonomimiz turizm ve tarıma dayalıdır. İçlemiz uzun süren yaz mevsimi, uygun iklimi, zengin tabiî güzellikleri, yat limanları ile ülkemizin ve dünyanın en önemli turizm merkezlerindendir.

Muğla’nın Büyükşehir olması üzerine Marmaris’e dahil edilen köyler sebebiyle şu an için mevcut bina sayısı hakkında tam bir bilgi verilememektedir. Marmaris ilçe merkezinde 5.500 adet ruhsatlı binanın mevcut olduğu (%20’si otel ve işyeri) ve bu binaların %25’nin deprem yönetmeliğine uygun olduğu Belediye Yetkililerince belirtilmiştir. Yeni eklemelerle ilçemizdeki bina sayısının 28.000 olabileceği ve bu binaların %25’nin deprem riski taşıyabileceği tahmin edilmektedir.

Ekibinizde yer alan gönüllü sayınız ve organizasyon yapınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

Organizasyon yapımız, AKUT Arama Kurtarma Derneği’nin bütün ekiplerinde olduğu gibi. Halen 60 gönüllümüz bulunmakta fakat hepsi tam olarak aktif görev yapmamaktadır. Ekibimizi çekirdek kadro olarak 30 kişi şeklinde düşünebiliriz. Bu 30 kişinin tamamı operasyonel yetkinliğe sahiptir. Hiyerarşi ise gönüllülerin ekip içerisinde geçirdikleri zaman, yaşları, eğitim durumları (arama-kurtarma) gibi konular göze alınınca kendiliğinden belirlenmektedir.

tolga-2-marmaris.jpg

Gönüllü başvuruları nasıl gerçekleşir? Bu konuda belirlenmiş kriterleriniz nelerdir?

Gönüllü seçiminde din, dil, ırk, mezhep vb. ayrıcalıklar gözetmeksizin her bireyin kriterlerimize uyması halinde aramıza katılması mümkündür. AKUT Web sayfasında yer verilmiş olan AKUT vizyon, misyon ve değerlerine uyum sağlayabilme dikkate alınmaktadır.

Gönüllüler bize öncelikle belirlediğimiz tarihlerde gerçekleşen tanışma toplantılarına gelirler, tanışırız, kısaca AKUT hakkında sohbet ederiz ve kendilerinden istediğimiz kriteri aktarırız ki bukriter zaman ayırabilmeleridir. Zaten bu, gönül verecekleri dernekten istedikleri geri dönüşü alabilmelerinin tek yoludur. İkinci toplantı oryantasyon eğitimi olup bu eğitimden sonra evraklarını talep ederiz ve evrakları tamamlanıp İstanbul merkeze yollandıktan sonra eğitimlere katılmaya başlayabilirler.

Fiziksel durum yahut meslek, derneğe gönüllülükte etkili midir?

Gönüllülerin mesleklerinin üyelikte önemi yoktur. Ayrıca fiziksel durumları da kriterimiz değil. Örneğin benim ekibimde, geçirdiği trafik kazasından sonra tekerlekli sandalyede hayatını devam ettiren bayan bir gönüllümüz vardı. 1 yıl aktif olarak görev yaptı. Marmaris’ten taşınınca ekipten ayrıldı. AKUT’ta herkesin yapacağı bir iş mutlaka var. Uluslararası kentsel arama ve kurtarma standartlarında bile 15 kişilikkurtarma ekibinin lojistiğini 30 kişilik bir ekip karşılıyor. Dolayısıyla herkesin arama kurtarma konusunda yetkin olmasına gerek yok AKUT üyesi olabilmesi için.

Bir gönüllünün arama kurtarma yapabilmesi için aranan şartlar nelerdir?

Genellikle aramıza yeni katılan gönüllüler, bizim mutlak suretle onları eğitmek, her türlü ihtiyaçlarını karşılamak zorunda olduğumuzu düşünürler. Bu kısmına elbette katılıyorum ama bu ilerlemenin bir adım ötesi, kendilerinin de bir şeylerin peşinden koşmaları gerektiği. Bunu idrak edenler, pratik yapanlar ve azimli olanlar kalıcı olurlar. Bizim yapmamız gereken ise gönüllü olarak ekibe katılan kişilerin heveslerinin karşılığını verebilmektir. Genelde her yeni gelen üye, arama kurtarma içinde olmak ve arama kurtarmanın tüm dallarında faaliyet göstermek ister. Daha ilk baştan “senden bu olmaz” demek yerine, kendilerini her eğitime davet edip zaman içinde uzmanlaşmak istedikleri alanı görerek seçmeleri için fırsat veririz.

AKUT’un bir siyasi görüşü var mıdır? Siyasi partilere üye olan kişiler derneğe gönüllü olabilir mi?

Elbette gönüllülerin birer siyasi görüşü vardır ama bu görüş ekip içerisindeki hiç kimseyi ilgilendirmez. Dernek çatısı altında bu tarz konuları konuşmaktan kaçınırız. AKUT’a gelince; derneğin ilkeleri bellidir. Bizim işimiz siyaset değil, hayat kurtarmak. Siyasi parti üyesi birinin dernek üyesi olması elbette mümkün...Bu konuda dernek, tüzüğünde gerekli düzenlemeleri yapmıştır.

Eğitim süreçleriniz nasıl ilerliyor?

Biz Marmaris ekibi olarak genellikle eğitimlerimizi kendi içimizde yapıyoruz, derneğin eğitim biriminin düzenlediği eğitimlere de mümkün olduğu kadar katılım sağlamaya çalışıyoruz. Kentsel arama kurtarma dışında diğer bütün konular, bölgesel olarak birbirinden farklılık gösteriyor. Herkesin bölgesine göre ihtiyaçları da değişiklik gösteriyor.Dolayısıyla Erzurum’da bir çığ kazasında görev almamız mümkün değil, çünkü o konuda bölgemizde bir ihtiyaç olmadığı için eğitim de yapmamaktayız.

Her bir ekibin özellikle uzman olduğu bir alan mı var?

Ülke genelinde faaliyet gösteren 33 ekibin de öncelikli eğitim konusu kentsel arama kurtarmadır. Ancak onun haricinde, ekiplerin bölgesel faktörlere göre uzman oldukları alanlar elbette var. Örneğin Bingöl ekibi yoğun hava muhalefetinde arama ve kurtarma yaparken Niğde ekibi yüksek dağlarda ve kaya yüzeylerinde kurtarma yapma konusunda uzmandır. Biz, AKUT ekipleri içinde orman yangınına müdahale eden ilk ekibiz. Teknik kurtarma ve özellikle kanyon kurtarmada derneğin önemli ekiplerinden biriyiz. Örneğin 2007 senesinde Bodrum Karaada mağarasında mahsur kalan iki kişi 15 saatlik bir çalışma sonucu kurtarılamamıştı, biz Marmaris ekibi olarak o kişileri tam 11 dakikada bulduk ve mağaradan tahliye ettik.

tolga-3-marmaris.jpg

Teknik Kurtarma Nedir?

Teknik kurtarma en yalın hali ile özetlenecek olursa; teknik malzemeler, alet, edevat kullanılarak yapılan operasyondur.İplerle çok engebeli veyahut yüksek kayalıklardan inme, çıkma gibi düşünebilirsiniz.

Disiplini nasıl sağlıyorsunuz?

En başta derneğimizin disiplin kuralları etkendir. Haricen benim disiplin sağlamak için herhangi bir özel çalışmam yok. Doğru yapılanma ve saygı ortamı oluşturulduktan sonra disiplin ekip tarafından kendiliğinden sağlanır duruma geliyor.

Bölgenizdeki bir yardım çağrısı size nasıl ulaşır? İstanbul merkez aranıp onlar mı size yönlendiriyor?

Zaman zaman İstanbul merkezden de yönlendirme oluyor, ancak genellikle yerel bir operasyon ihbarı bize 112 çağrı merkezi veya jandarma tarafından gelir. Orman İşletme Müdürlüğü, Emniyet Müdürlüğü, Jandarma Komutanlığı, Belediye, Kaymakamlık ve Sahil Güvenlik Komutanlığına vermiş olduğumuz telefon numaralarımız aracılığı ile ekibe ulaşırlar. Yine vatandaşlardan da ihbarlar gelir. Operasyona gidilip gidilmeyeceğine ise ekip lideri ve operasyon ekip liderleri ortaklaşa karar verir.

Olayın bizim için operasyon niteliği taşıması için, devletin mevcut güçleri ile o an için çözemeyeceği bir olay olması gerekmektedir.

Zaten çok kısıtlı olan imkânlarımızı gerçekten ihtiyaç olmayan durumlar için heba etmememiz önemli.

Operasyona çıkmak için bir diğer kriter ise, olayı çözebilecek imkan ve yeteneklere sahip olmaktır.Yetersiz kalacağımızı düşündüğümüz bir operasyona gitmiyoruz.

Siz Marmaris ekibinin lideri olarak, gerçekleştirdiğiniz tüm operasyonların da lideri mi oluyorsunuz?

Operasyon liderliği değişken bir kavram. Ekip liderinin aynı zamanda her operasyonun da lideri yani yöneticisi olması gerekmiyor. Operasyonun içeriği, ihtiyaçları, gerekliliklerine ve de zaman müsaitliğine göre lideri değişiklik gösterebilir.

Operasyona çıkarken Kamu Kurumlarına haber veriyor musunuz?

Bölgede sorumlu olan kolluk kuvvetlerinin haberi ve onayı olmadan operasyon yapmamaktayız. Zaten genellikle operasyon bilgisi bize jandarma ya da 112’den gelmektedir.

Boğulma ya da suda kaybolma vakaları uzmanlık alanınız içinde mi?

Evet, bu konuda da görev yapan bir ekibimiz var. Bu ekip üyeleri en az 3 yıldız dalgıç sertifikalı personeldir. Dalaman çayında 4 ayrı operasyona gidip ne yazık ki hayatını kaybetmiş 4 insanı tahliye ettiğimiz, denize düşen araçtan hayatını kaybetmiş insan çıkarttığımız oldu. 3 tarafı sularla çevrili bir ilçede bu işi yapıyorsanız suda arama ve kurtarma konusunda uzmanlaşmış olmanız gerekiyor.

Bugüne kadar çıktığınız operasyonlardan birkaç örnek verir misiniz? Yılda ortalama dağılımı nedir?

Yıllık ortalama 8-10 civarında operasyonumuz olur. Eskiden daha yoğundu çünkü Ege’de tek ekiptik. Şu an Marmaris’in yanı sıra Bodrum ve Fethiye’de de ekiplerimiz göreve hazır bulunuyor. Bu sebeple bize eskisine nazaran fazla iş düşmüyor. Şu ana dek katıldığımız 108 operasyonumuz var. Bunların içinde Ulusal olan da var, Bölgesel yahut Yerel de… Balıkesir’den Kastamonu’ya, Antalya’dan Niğde’ye dek her yere operasyona gittik. Bugüne dek 46 can kurtardık, 21 Orman yangınına müdahale ettik, 19 ex bireyi sağlık ekiplerine teslim ettik ve 43 hayvan kurtardık. Bu hayvanlardan keçi, domuz, köpek, at, dana sadece birkaçı…

Her can bizim için kutsal ve kurtarılmayı hak ediyor. Hayvan sevgisinin sadece kedi ve köpek sevgisinden ibaret olduğunu düşünen bir kısım insanla aynı fikirde olmadığımız için her canlının zor anında kendisine yardıma, seve seve gideriz.

Giderleriniz nasıl karşılanıyor? Arama kurtarma malzemeleri pahalı mıdır? Bunları nasıl temin ediyorsunuz?

Marmaris genelinde 30’dan fazla bağış kumbaramız bulunmakta. Bu kumbaralara ödenen para karşılığı bağış makbuzu kesiyoruz ve parayı dernek merkezine aktarıyoruz. Muhasebeleştirildikten sonra, ihtiyaçlarımız doğrultusunda bize aktarım yapıyorlar. Ayrıca zaman zaman kurumlara verilen eğitimler ile de gelir sağlıyoruz. Sonuç olarak bütün ihtiyaçlarımızı edindiğimiz bağışlar ve kurumlara verdiğimiz ücretli eğitimlerden karşılamaktayız. 2 sene içerisinde kendi toparlayabildiklerimizle Marmaris Ekibimiz için operasyonlarda kullanılmak üzere yaklaşık 100 bin liralık bir malzeme alışverişi yapabildik. Bu tarz malzemeler hayli pahalı ancak bazı fiyatı yüksek malzeme alımlarında AKUT merkezi de maddi destekte bulunuyor elbette.

Kumbaralar dışında nasıl bağış yapılabilir?

İsteyen vatandaşlarımız www.akut.org.tr’de yer alan hesap numaralarımıza aktarım yapabilirler. Bu, dernek merkezinin hesap numarasıdırancak “Marmaris yahut X ekibine gönderilmesini istiyorum” diye belirtildiğinde, bağış mutlaka ilgili ekibe ulaşacaktır.

Yine kullanmamız için çeşitli malzemeler satın alıp bizzat kendisi getiren yahut gönderen bağışçılarımız da var.

Şu an için en önemli eksiğimiz enkaz dinleme cihazı. Bu cihaz,bir deprem veya afette, enkaz veya yerin altındaki en hassas sesleri algılayabilip arama kurtarma ekiplerinin kazazedeye daha kısa zamanda ulaşmasına imkân vermektedir. Ortalama 25.000 TL civarında bir fiyatı var.

Ege Bölgesinde neden bu kadar çok yangın çıkıyor?

Bilinçsiz hareket eden art niyetsiz vatandaşlar ve bilinçli hareket eden art niyetli vatandaşlar yüzünden diyebilirim.

Hoşlanmadığınız bir operasyon türü var mı?

Başlangıç yani kayıp noktası belli olmayan bir arama operasyonu diğer aramalardan hayli zorlu ilerler.

Pamir olayını takip ettiniz mi? Basında çok eleştiri aldınız, başarılı bir operasyon denilebilir mi?

O tarz operasyonların stresi çok farklıdır. Dışarıdan gelecek olumsuzluklara karşı kendini koruyamayacak kadar küçük bir birey kayıp ve kaçırılma başta olmak üzere pek çok müdahaleye maruz kalmış olabilir.

“O havuza en başında bakılması gerekirdi, ben olsam bakardım” gibi yorumlar yapmak her zaman kolay. AKUT’un, kendisine izin verilen sınırlar içinde, yapılması gerekli tüm faaliyetleri kalabalık bir kadro ile ve tam anlamıyla gerçekleştirdiğini biliyorum. Sonucu her ne kadar hayal kırıklığı yaşatsa da ben bu operasyonun bizim açımızdan çok başarılı geçtiğini düşünüyorum.

% 92'si deprem kuşağında olan ülkemizde AKUT ve benzeri STK'ları çoğaltmak mı gerekir yoksa 77 milyonu bilinçlendirmek mi? Devleti bu noktada değerlendirir misiniz?Eksikler var mıdır?

Afet konusunda bilinçlendirme çalışmalarında kılavuzumuz özellikle 1999 Marmara depremi oldu diyebilirim. Çok büyük kayıpların verildiği o depremden sonra arama ve kurtarma çalışmalarına hız verilmiştir.

Hem STK’lar hem Devlet tarafından önemli çalışmalar yapılıyor ve eksiklikler hızla tamamlanmaya çalışılıyor.AKUT özellikle afet sonrasında kurtarma yapan sivil toplum örgütüdür. Ancak afet öncesinde de çeşitli eğitimlerle, seminerlerle bilinçlendirme çalışmaları yapmaktadır.

Kaza geçirmiş birinin hayatını kaybetmiş olduğunu bildiğiniz halde onu bulunduğu yerden almaya gider misiniz?

Aynı anda kurtarılmayı bekleyen canlı biri yoksa (ki öncelik her zaman hayatta olan bireyi güvenli noktaya nakletmektir.) ve oraya ulaşacak herhangi bir kolluk kuvveti de o an için yoksa elbette gideriz. Marmaris ekibi olarak yeni kurulduğumuz dönemde arama ve kurtarma için gittiğimiz insanları defalarca ve üst üste hayatını kaybetmiş halde bulduğumuz için, ilk canlı kurtardığımızda çok sevindiğimizi hatırlıyorum.

Operasyondan sonra psikolojik travma yaşanır mı?

Kişiye göre, operasyonun türüne veya afetin boyutuna göre değişkenlik göstermekle birlikte operasyon sonrası travma yaşanması elbette mümkün olabilir.Benim özelimde soruyorsanız, bu duyguyu yenmeyi büyük ölçüde başarabildim diyebilirim. Yahut öyle sanıyorum. O an benim üzülmemden daha önemli olan, kişinin hayatını kurtarmak. Buna odaklı çalışıyorum. Yanı sıra zamanla yarışıyorsunuz. O an duygularınızı bir yere koymanız şart. Sonrası için ise duygusal çöküntüler zaman zaman elbet ki olabilir, ancak bu durum belirli aralıklarla yapmış olduğumuz psikolojik eğitimlerle gideriliyor.

Ancak 24 Temmuz 2008 tarihinde, Fethiye Kelebekler Vadisinde, kayalıklardan inerek koya girmeye çabalayan 20’li yaşlardaki Evren isimli gencin kayalıklarda düştüğü ve yaralandığı ihbarını alıp yetişememek yani onu hayattayken kurtaramamak beni ve ekibimizi son derece üzmüştü.

Neden yetişemediniz?

Normalde ben en çok hızımızla övünürüm. 4 dakikada hazırlanıp operasyona çıkmışlığımız var. Bu belki bir rekor… Ancak o olayda mesafe problemdi. Marmaris Fethiye arası 128 km.

Ancak Fethiye’de de bir ekibiniz olduğunu söylemiştiniz? Onların açılış tarihi Haziran 2008 diye biliyorum. Onlar neden gitmediler?

Kentsel Arama ve Kurtarma eğitimleri vardı ancak teknik kurtarma eğitimleri tamamlanmamıştı. Eğitimi alınmayan bir konu hakkında operasyona gidilmesi dernek kurallarınca mümkün değil.

Sonrasında ne oldu?

Olay saat 18:00 sularında gerçekleşmiş, ihbar bize 20:25’te geldi. 20:50’de tüm malzemelerimizle 11 kişi, 2 araç yola çıktık. Yolda sivil aracımız radara yakalandı, buna rağmen hızla olay yerine gittik ama oraya gidiş normalde deniz yoluyladır. Karayı kullandığımız ve bir noktadan sonra da yürüdüğümüz için olay yerine 23:50’de varabildik. 23:58’de sistemi kurmuş ve kazazedeye ulaşmıştık ancak iç kanamadan hayatını kaybetmiş. Çok uzun zaman etkisinde kaldığımız büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştık.

Akabinde eleştiri aldınız mı?

Almaz mıyız… Sosyal medyada bilir bilmez konuşanlar olayı o kadar büyütüp çarpıttılar ki sonuçta aile ile görüşüp operasyonu dakika dakika açıklamak zorunda kaldık. Neyse ki onlar bizi anladılar ve sevgiyle kucakladılar.

Bugüne dek operasyonlarda başınızdan geçen enteresan bir anınızı paylaşır mısınız?

İzmir Söke taraflarında bir arama operasyonuna gitmiştik. Arama tarama derken, kayıp şahsın araziden çıkıp şehre gitmiş olabileceği ihtimalini değerlendirmeye başladık. Bir dolmuş şoförü, kayıp şahsın fotoğrafını görünce aranan şahsı aracına aldığını ve bir sitenin önünde indirdiğini söyledi. Bu durum üzerine elimizde fotoğraf ve kayıp şahsın eşi ile o siteye gittik, sitenin yöneticisine fotoğrafı gösterdik. Yönetici o şahsın iki senedir o sitede oturduğunu söyleyip kendisini telefon ile çağırdı. Kayıp şahsın eşi bile adam 10 metreye kadar yaklaşmadan kendi kocası olup olmadığına kanaat getirememişti. Kayıp şahıs ile o sitede oturan vatandaş işte o kadar birbirine benziyordu. Hayli enteresan bir anımızdır.

33 ekip içerisinde lokomotif bir ekip var mı öne çıkartabileceğiniz?

Antalya, Bingöl, Niğde ekipleri olarak kullanayım cevap hakkımı.

İnsanlar neden AKUT'a üye olur, gelenlerin hepsi devam eder mi?

Başvuru yapanlardan devam edenlerin oranı yüzde 10’u geçmez. Aslında bakarsanız herkes kendi istediği kadar kurtarmacıdır. Hiç kimse işine gelmeyen bir işi kolay kolay yapmaz.

Gezelim görelim diye gelenler var. Onlar da bir süre sonra istedikleri gezme görme ile yapılan eğitimler farklılık gösterdiği için kaybolurlar.

Ancak ciddiyetle bir şeyler öğrenmeye, bir işe yaramaya gelenlerin tamamı yardım etme ihtiyacı ile aramıza katılır. Kalıcı olanlar, siz onları aramadan sizi devamlı sıkıştıran, araştıran, kendisine bir şeyler katan kişilerdir, elinden tutulup sürüklenmesi gerekenler değil.

AKUT neden bu kadar sayılan ve sevilen bir kurum?

Devletinarama kurtarma konusunda eksik kaldığı görev ve sorumluluk açıklarını hiçbir karşılık beklemeksizin gönüllüleri ile AKUT’un kapattığını görmek, vatandaş olarak sevgi ve saygı duymamızı sağlıyor.

Nasıl bir yöneticisiniz?

Çalışkan, lafını esirgemeyen, sinirli, inatçı, yaşlandıkça daha da çekilmez olan bir yöneticiyim. Ancak işimi iyi yaptığımı ve daha iyi yapmak için de elimden geleni yaptığımı söyleyebilirim.

Marmaris ekibi olarak, bu çalışma için emeği geçenlere teşekkür ederiz.


Çalışma: Çiğdem TAN

Fotoğraf: Bülent SELÇUK
 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
ANKET
Marmaris Belediye Başkanı Mehmet Oktay'ın Çalışmalarını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?
RÖPORTAJ