21 Temmuz 2019 Pazar

Av. Akın Üstündağ / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İSTANBUL SEÇİMİ BİR BAŞLANGIÇ

25 Haziran 2019 Salı 13:17
Aylardır üzerinde konuşulan İstanbul seçimini geride bıraktık. İktidarın her türlü çabası, karalama kampanyaları, algı oyunları, siyasi tuzaklarına rağmen yenilenen İstanbul seçimlerinin sonucu aslında Sayın İmamoğlu’nun önlenemez yükselişi ve halk katında bulduğu yer ile doğrudan ilintilidir. Bir şekilde gelinen noktadan, iktidarın uygulamalarından ve siyasetinden memnun olmayan, birbirinden ayrı hareket eden geniş kitleler, birleştiklerinde neler yapabileceklerini gördüler. Sandığa yansıyan iradenin sulandırılması da milleti kızdırdı ve refleksini sandıkta gösterdi. Bir bakıma, seçimin patronu ne İktidar, ne YSK, gerçek patron benim dedi. İstanbul seçimini sadece bir yerel seçim olarak görmemek gerekir. Bu seçim İstanbul yönetiminin dışında ülkedeki yönetim değişikliğinin de bir provası niteliğinde. Bu millet aradığı adamı bulduğunda gerçekten farklı hareket edebileceğini gösterdi.
 
İstanbul seçimi sonrasında artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Özellikle devamlı kazanmaya alışmış AKP iktidarı açısından bu kabul edilebilir, geçiştirilebilir, üstü örtülebilir bir hezimet değil. Erdoğan’ın iktidar gücü, uygulamaları ve siyaset tarzının da güçlü bir şekilde sorgulanabilir hale geleceği de aşikar. Şimdiye kadar “kazanan hep haklıdır” mantığı içinde hareket eden iktidarda çözülme yaşanacağı kaçınılmaz görünüyor. Burada farklı bir siyaset uygulayarak iktidarlarını uzatmak isteyebilirler. Muhalefet bileşenlerinin bir araya gelerek amaca yönelik olarak stratejik ve mental güçlülüğü ortaya koymaları ve başarılı olmaları, önümüzdeki süreçte iktidarın en çok masaya yatıracağı husus olacaktır. Başkanlık sisteminin antidemokratik bir versiyonu olan “Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi”,  iktidarın kısa sürede erimesine yol açtı. Bu öngörülemeyen bir durum olmamasına rağmen AKP siyaseti tarafından bu görülemedi. AKP iktidarı bu değişiklikle, en güçlü olduğunu zannettiği anda aslında şimdiye kadarki en zayıf haline bürünmüştü.
 
Cumhur ittifakındaki zoraki birliktelik, AKP tabanını rahatsız ederken, ittifak sisteminin zafiyetlerini de zaman içinde ortaya çıkardı. En büyük sorun iktidar nimetlerinden bir şekilde yararlanmasına rağmen müttefikin bir şekilde gelişmelerden ve sonuçlarından siyaseten sorumlu olmaması ve bu rahatlık içinde hareket edebilmesidir. Diğer sorun ise, tek adam iktidarını getiren yeni sistemin karşı mahallede yeni ve güçlü ittifaklara zemin yaratmasıdır. Normal şartlarda bir araya gelmeleri mümkün olmayan, farklı dünya görüşlerine sahip CHP, İYİ PARTİ, HDP, SAADET PARTİSİ ve diğer toplumsal dinamiklerin aynı yönde, aynı amaca yönelik hareket etmeleri ülkenin birlik bütünlüğü ve gelecek açısından hiç de yabana atılacak bir nokta değil. Bu birliktelik her ne kadar iktidar tarafından farklı gösterilmeye çalışılsa da bu birlikteliğin her geçen gün daha da derinleşerek güçlenme olasılığı iktidar için büyük bir risk ve tehlikedir. Bu tehlikeyi bertaraf edebilmek için parlamenter sisteme dönerek bir şekilde iktidarını kendisi kadar sorumlu olacak koalisyon seçenekleri ile uzatmayı deneyebilir. Eninde sonunda Başkanlık sisteminden vazgeçilerek daha düşük oranlarla iktidarda kalmak istenecektir.
 
Seçimlerden sonra ekonomik ve sosyal büyüklük açısından yerel yönetimlerde iktidar olan muhalefet açısından zorlu bir süreç başlayacak. Yerel yönetimlerde başarılı olmaya mahkum olan muhalefet belediyelerinin, sosyal ve ekonomik olarak mucizelere imza atmaları gerekecek. Yerel yönetimlerin kendi başlarına değil, kollektif bir anlayışla çözüm ve hizmet odaklı bir yapıyı geleceğe taşımaları, sürdürülebilir bir yönetim anlayışını ortaya koymaları, dayanışma ve paylaşım ekseninde hareket etmeleri bu sürecin başarısını ortaya koyacaktır. İstanbul gibi Avrupa’daki birçok ülkeden büyük, devasa bir kenti yönetebilecek yapısal dönüşümler ve yönetimsel sistemler kısa sürede ortaya konabilirse bu sadece İstanbul için değil, ülkenin gelecek yönetimi için de iyi bir yol haritası ve hareket noktası olması açısından önemli olacaktır. İstanbul, muhalefet açısından bir nevi iktidara hazırlık ve staj niteliğindedir. İktidar bu hazırlığı yarıda kesip muhalefeti hazırlıksız yakalamayı deneyebilir. Her ne olursa olsun süreç nasıl işlerse işlesin, ufukta ülkede bir iktidar değişikliği olması kaçınılmazdır. Milli iradenin ne kadar güçlü olduğunu, siyasetçileri nasıl hizaya getirdiğini, mangalda kül bırakmayanların milli iradenin karşısında nasıl çaresiz kaldıklarını gördük. Millet kendisine hizmet yapacağına inandığı kişiye, samimi ve dürüstçe görev istedikten sonra bu şansı her zaman vermiştir. İnanıyorum ki, ilk seçimde iktidara hazır gördüğü, hizmet yapacağına inandığı taktirde iktidar değişikliğini mutlaka yapacaktır. Şimdi yapılması gereken tazelediğimiz umutlarımızla, çalışmak ve iktidara hazır olmaktır.
 
Sevgiyle kalın…
 
Akın ÜSTÜNDAĞ
26.Dönem CHP Milletvekili
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
ANKET
İstanbul Seçimlerini kim Kazanır
RÖPORTAJ