16 Ağustos 2017 Çarşamba
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İNKA MEDENİYETİNİN YAŞADIĞI PERUNUN BAŞKENTİ LİMA VE ANTİK ŞEHRİ MACHU PİCHU -1-
23 Nisan 2017 Pazar 19:11

İNKA MEDENİYETİNİN YAŞADIĞI PERU'NUN BAŞKENTİ LİMA VE ANTİK ŞEHRİ MACHU PİCHU -1-

Güney Amerika'nın batısındaki Pasifik Okyanusuna kıyısı olan Peru; Kuzeyde Ekvator ve Kolombiya , Doğuda Brezilya ,Güneydoğuda Bolivya, Güneyde Şili ile sınır komşusudur.
İNKA MEDENİYETİNİN YAŞADIĞI PERU'NUN BAŞKENTİ LİMA VE ANTİK ŞEHRİ MACHU PİCHU -1-
 
Gezi Yazarı: Pekcan Türkeş
Güney Amerika'nın batısındaki Pasifik Okyanusuna kıyısı olan Peru; Kuzeyde Ekvator ve Kolombiya , Doğuda Brezilya ,Güneydoğuda Bolivya, Güneyde Şili ile sınır komşusudur.
 
PERU;PORTEKİZ'CEDE "HİNDİ"
ANLAMINAGELİYOR
 
Malûm olduğu üzere İngilizce'de hindiye "Turkey"Türkiye deniliyor.
Özellikle ABD'de Hıristiyanların şükran günlerinin önemli bir sembolü olan hindi aslında Amerika kıtasının yerlisidir. Vahşi hindi cinsleri Kristof Kolomb kıtayı keşfetmeden de önce Kuzey Amerika'da yaşıyordu. Hatta Avrupa'dan Güney Amerika'ya ilk gelenler Azteklerin bir cins hindi ırkını ehlileştirdiklerini görmüşlerdi.
Amerikan hindileri Avrupa'ya 1519 yılında İspanyollar tarafından getirildi. Daha sonra da sonra bütün Avrupa'da yayılıp 1541 yılında İngiltere'ye ulaştılar. Ama bu hayvanı gören İngilizlerin kafaları karıştı. Bu farklı hayvanı, o zamanlar Türk topraklarına dahil olan Batı Afrika'dan Portekizli tüccarların getirdikleri Afrika hindisi ve yine Türkiye üzerinden getirilen Hint tavuğu ile karıştırdılar.Sonunda her iki ırkın farklı olduğu anlaşıldı ama ama Amerikan kökenli bu kuşun adı, 17'inci yüzyılda Amerika'ya göç eden İngiliz göçmenler sayesinde Amerikan diline bile 'Turkey' olarak yerleşti.
Portekizce anlamı "Hindi" olan ve bu konuda Türkiye ile aynı kaderi paylaşan Peru; geniş yüzölçümü, son derece zengin doğal kaynakları, renkli kültürü ve köklü devlet geçmişi ile Latin Amerika’nın önemli ülkeleri arasındadır. Ülke toprakları, İspanyol-Portekiz sömürgesinin bölgeye hâkimiyetini kabul ettirmesine kadar Güney Amerika’da medeniyetlerin geliştiği coğrafya olmuş, Kristof Kolomb öncesi bölge tarihinin en geniş İmparatorluğuna (İnkalar) ev sahipliği yapmıştır. 1531-1821 yılları arasında İspanyol sömürgesi altında kalan Peru, İspanyollara karşı yürütülen mücadele neticesinde 1821 tarihinde bağımsızlığını ilan etmiştir. 
2ab23eca-97da-4906-baf6-9c09232370cf.jpg
 
BAŞKENT LİMA'DA KOLONYAL MİMARİ TARZI HAKİM
 
Lima, Peru’ nun başkenti ve en büyük şehri. Güney Amerika’ nın da 3. büyük kenti kabul ediliyor, 10 milyondan fazla kişiye ev sahipliği yapıyor. 
Tarihi şehir merkezi ile UNESCO dünya mirası listesinde yer alan Lima’ yı gezmeye Plaza Mayor Meydanından başlayalım.Bir diğer adı da Plaza de Armas'da ilk gözünüze çarpacak Mimari tarzı Kolonyal olan   Binalar : Catedral de Lima -Lima Katedrali, Iglesia y Convento de San Francisco-San Francisco Kilise ve Manastırı, Palacio de Gobierno  -Hükümet Sarayı.Başkanlık Sarayının bahçesinde Londra'da olduğu gibi  öğlen saat 12:00’de sarayı koruyan askerlerin nöbet değişim merasim töreni yapılıyor.
 
LİMA KATEDRALİ 
 
Şehrin en büyük Meydanı Plaza Mayor'daki bu Katedral; Barok mimari tarzda inşa edilmiş. Katedralin önünde 1535 tarihinde Lima'yı kuran Pizarro'nun heykeli var.
Francisco Pizarro, Peru'daki İnka topraklarını ele geçiren İspanyol işgalci komutanı.Keşfettiği Peru'da yaptıkları evrensel olarak bir vahşet olarak nitelendirilirken Avrupa halkınca bir kahraman olarak gösterilmiştir. Pizarro, Peru civarında faaliyet gösteren diğer bir İspanyol komutan Diego de Almagro ile mücadelesinde onu öldürtmüştür. Almagro'nun yerine geçen oğlu babasının intikamını almak için yirmi zırhlı savaşçı ile Pizarro'nun sarayını basmış ve onu öldürmüştür.
Katedral 'in tam ortasında “Portada del Perdon” kapısı var. (Affedilme kapısı). Pizarro'yu Peru’nun yerli halkı İnka’ları kılıçtan geçirip yok etmesinden dolayı Ispanya kralı bile afettememiş. 
2ecd434e-6744-493e-b09e-aabeae1992c9.jpg
 
PERU, HÂLÂ YOKSULLUKLA MÜCADELE EDİYOR...
 
Tarihin önemli bir bölümünde iktidarın sivil ve askeri yönetimler arasında el değiştirdiği Peru’da son olarak ülke 1968-1980 döneminde askeri rejim altında yönetildikten sonra, 1980’de düzenlenen seçimlerle demokrasiye ve sivil yönetime dönülmüştür. 
1821 yılına kadar ülkede egemen olan İspanyol kolonisinin beraberinde getirdiği dini, kültürel ve yönetimsel sistemin, bugün ülke nüfusunun % 43’ünü oluşturan İnkaların torunları yerli halkın yaşantısında arzu edilen olumlu gelişmeleri sağladığını söylemek mümkün değildir. Dünyanın maden, tarım, balıkçılık, su, enerji kaynakları açısından zengin ülkelerinden birisi olmasına rağmen Peru’nun hala yoksullukla mücadele eden bir ülke olması gelir dağılımındaki dengesizliği gözler önüne sermektedir. 
2f2e9e97-9de9-4f4a-a8b3-10c2314dbaa1-001.jpg
 
İSKELETLERLE DOLU ST FRANCİS KİLİSESİ
 
15.Yüzyılda inşa edilen bu Kilisenin en önemli özelliği Katakombların ( yeraltında bulunan çoğunlukla ölülerin gömülmesine hizmet eden yapılar) olmasıdır .Birkaç kilometre genişliğine kadar ulaşabilen katakomblar Erken Hristiyan döneminde sıklıkla kullanılmışlardır.
Bu Kilisede  İspanya’dan getirilen mimarlar tarafından inşa edildiği için  Endülüs mimarisin etkilerini her yerde görebiliyoruz.
15.Yüzyıldan itibaren 1860 yılına kadar  Soylu ve Zengin 25.000 den fazla insan buraya gömülmüş. Havuzlarda boy boy kafatası ve kollar var.Bir havuzda yalnız uzun kemikler var, bacak kemiği olabilir, diğerinde biraz daha kısalar, bir havuz yalnız kafataslarıyla dolu.Bir diğerinde uzun kemikler var...
Bu kadar karanlık ve iskeletlerle dolu Kiliseden kendimi dışarıya zor attım.Avluda mahalli kıyafetler içinde ne olduğunu anlayamadığım bir Tip; bahşiş karşılığında Fotoğraf çekebileceğimi söyledi. Fena fikir değil.Kafatası görmekten "Kafamın tası " nerdeyse atıyordu.
 
MİRAFLORES  AŞK PARKI
 
Lima'nın Plaza Mayo'dan sonra Turistlerin en çok ilgisini çeken bölgesi Pasifik kıyısındaki Mirafllores ve Parque del Amor (Aşk Parkı) .
Miraflores;İspanyolca'da "Çicekleri Görme " anlamına geliyor,
 
BOHEM HAYATININ YAŞANDIĞI SAYFİYE KASABASI :BARRANCO
 
Miraflores'ı geçtikten sonra Peru'nun çoğu Romantik ve Bohem Sanatçılarının (Oyuncu, Müzisyen, Fotoğrafcı ve Desinatör) yaşadığı,Atölyelerinin bulunduğu tipik bir Sayfiye kasabası olan Barranco'ya varıyoruz.
Burada Evler,Kolanyal(Sömürge) ve "Casonas" adı verilen Cumhuriyet Dönemi Mimari tarzında yapılmış.
 Peru'nun milli İçkisi Pisco-Sour'un keşfedildiği bu Kasabanın Parkının girişinde Iglesia La Ermita  (Keşişler Kilisesi) bulunuyor.
7afeb5d1-b487-482b-beab-54c0112f0705.jpg
 
PELİKAN HEYKELLERİ
 
Peru sahillerinde çokça gördüğümüz Pelikan kuşlarının toprağa gömülü Pelikan Başı heykelleri Lima Barranco Parkında bulunuyor.Antik Peru'da yaşamış Moche Halkı doğaya tapınırmış ve özellikle hayvanlara önem veren bu halkın sanatında pelikanlar sıklıkla tasvir edilmiştir.Pelikanların yavruları için kendilerini feda etme özellikleri mitolojide sıklıkla anlatılır.Pelikanın kendini yaralaması ve kanı ile yavrularını beslemesi söylenceleri muhtemelen pelikanın kendi gagası ile göğsünü yaralıyor izlenimi vermesinden kaynaklanmaktadır. Aslında pelikan boğaz kesesini tamamen boşaltabilmek için gagasını sıklıkla göğsüne bastırır. Başka bir olası çıkış noktası da pelikanın dinlenirken gagası göğsüne dayalı bir duruşa sahip olmasıdır, ayrıca tepeli Pelikanın üreme mevsimi başında boğaz kesesinin kan rengine dönüşmesi de bu söylencenin ortaya çıkmasına yardımcı olmuş olabilir.
 
PERU'NUN TARÇIN ÇİÇEĞİ :
   CHABUCA GRANDA
 
İspanyolca "Dar ve Derin Vadi" anlamına gelen Barranco; .Komşu Kasaba Charrilos ile 19.Yüzyılda Lima Burjuvasisinin yaşadığı, Plajlarından yararlandığı Aristokratik bir mıntıkaymış.
Barranco'lu şarkıcı kompozitör Chabuca Granda 'nın(1920-1983) Heykeli Parka dikilmiş.Granda'nın meşhur Şarkısı "La Flor de la Canela" "Tarçın Çiçeği " Melodisinde ismi geçen Atlı Adamın Heykeli de yanı başında duruyor.
34e9e0b4-2091-4391-87d5-83721c1fa59f.jpg
 
PUENTE DE LOS SUSPİROS
İÇ ÇEKİŞLER KÖPRÜSÜ
 
Bohem Kasaba Barranco'nun Pasifik Okyanus'una bakan kısmında Puente de los Suspiros "İç çekişler Köprüsü" bulunuyor.Pasifik Savaşında imha edildikten sonra yeniden inşa edilen bu Köprünün Romantik ve Acıklı bir Hikayesi var: Vadiye bakan bir Konakta zengin bir Ailenin Kızı yaşarmış.Kız,bir gün sokaklarını süpüren yakışıklı bir Gence aşık olmuş.Zalim Baba (Tıpkı bir Yeşilçam Klasiği gibi) bu Aşka karşı çıkmış.Kız,günlerce "Ahh..!"çekmiş.Hâlâ "İç Çekişleri" Vadide yankılanıyormuş.Ben de içimden şöyle diyorum :
"Ahh...Ahh..Bir "Ahh..." çeksem Kâse-i Fağfurdan binlerce Ahhh işitilir"
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
ANKET
Muğla Büyükşehir Belediyesinin Çalışmalarını Nasıl Buluyorsunuz?
RÖPORTAJ