19 Ocak 2017 Perşembe

Sahil Çağlar/Sahilden Biraz / yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Haftasonu yazısı!

15 Aralık 2015 Salı 14:54

df-001.jpg

Haftasonu yazısı!

                                  ''Karar almak, sonuca varmak değil; kendinde kalmaktı...''

Karar almak, sonuca varmak değil; kendinde kalmaktı. Kendiyle kalmaksa en güzel havuzu insanoğlunun. (Derinliğini bilmediği tek havuz?) Bilmekten korktuğu, deneyimleyerek bulduğu, suyunu yuttuğu, mutlu olduğu, bazen en büyük mutsuzluğu.

Ben suyum!

Sonuçta benim suyum! Bir sabah uyandım ve artık bu suyu içmemeye karar verdim büyük bir sükunetle. Kendimde kalmayı, kendimle kalmayı hediye ettim kendime. Sonuçsuz ve sonsuz bir mutluluktu. 

Ve bilmiyorum neden korkuyorsak....

Bu hayatta kendimize neyi hediye ediyorsak en çok ondan mutlu oluyoruz. Bu hayatta neyden en çok korkuyorsak (ve bilmiyorum neden korkuyorsak) ondan mutsuz oluyoruz. Kimi seviyorsak onunla kalıyor, kime açsak en çok ona susuyoruz.  Bu hayatta kendimize neyi hediye ediyorsak en cok ondan mutlu oluyoruz.

Karışmıyorum...

Gözlerini hata bulmak için açan, sevgisiz ve farkındalığı eksik insanoğlunun en sevdiği fiil köküydü; -tüket(mek). Fütursuzca harcıyordu kendi suyunu. Bu da bir karardı sonuçta. Karışmıyorum, karıştırmıyorum.. 

Time wasting experiment...

Alyson Provax geldi aklıma. Çalışmalarını çok sübliminal ve bir o kadar da gerçekçi bulduğum, 'time wasting experiment' yani 'zaman harcama deneyimi' güncesinin sahibi... Bu kadar basit değil. Hepsini okudum, aktarmak istediğim tek bir cümle dönüyor beynimde. -Zaman yok ve biz bizim olmayanı harcıyoruz. Hayatımızın kaç dakikasını hangi öfkeye harcayarak, kaç dakikasını hedefe ulaşmaya çalışarak, bilmiyorum kaç dakikasını sadece ve sadece sahip olmaya çalışarak geçiyor ve gidiyoruz...    

Başarı mı?

Sonra adını 'başarı' koyuyoruz ve (aferin bize) çok mu başarılı oluyoruz? Adını güzel koyunca çok mu güzel oluyor insanoğlu? Yoksa hırsları büyüdükçe arınıyor mu? Karışmıyorum ve karıştırmıyorum. 

30 dakika...

Hayatımın 30 dakikasını bu yazıyı yazarak harcadım. Sizler de birkaç dakikanızı ayırarak okudunuz. Ne kadar azsak, o kadar çokuz. Ne kadar aydınlıksak, o kadar deriniz. Ne kadar deneyimlersek, o kadar büyüğüz. Ne kadar seversek, o kadar mutluyuz. 

Seviyorum!

Suyunu yuttuğum, kendimi bulduğum,

                                                                 mutlu olduğum,

                                                                                  derin bulduğum,

                                                                                                      öznesi olduğum.

                                                                            Seni seviyorum! 

 

 

(Hediye ettim, sonuçsuz ve sonsuz) 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
ANKET
Marmaris 'Gazimarmaris' olsun mu?
RÖPORTAJ