18 Aralık 2018 Salı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Günlüceli, Dudu Teyze’nin Dileği!
27 Kasım 2018 Salı 12:50

Günlüceli, Dudu Teyze’nin Dileği!

Günlüceli Şehit Ali Çetin’in 75 – 85 yaşları arasındaki annesi Dudu ve babası Doğan Çetin, biri özürlü, diğeri okulda hizmetli olarak çalışan iki kızı ile köydeki evlerinde yaşıyor. Birkaç yıl öncesine kadar ekim, dikim yapabilir ya da hayvan besleyebilir

Özel Haber – Röportaj Tülay SÜKÜN

“İdare ediyoruz!” diyorlar. Üç aydan üç aya kendilerine bağlanan iki ortaklı şehit yakını aylığı ile geçinen ailenin, şimdi tek isteği, Günlüce’ deki İlköğretim Okulu’na, Şehit Oğlu Ali Çetin’in isminin verilmesi… Tülay SÜKÜN

 

Günlüce, Muğla – Menteşe’ye bağlı bir mahalle, eski deyimiyle bir köy… İçinde bir ilköğretim Okulu da olan, 12 Mayıs 1996’da, Şırnak – Uludere’de girilen bir silahlı çatışmada şehit düşen, Ali Çetin’in Köyü!

Muğla’nın eteklerine kurulduğu Yılanlı Dağı’na çıkılan yoldan gidilen Menteşe’nin Mahallesi Günlüce Köyü, içinde vadi olan iki yamaçlı bir küçük bir yerleşim yeri… Günlüce’ ye ulaşmak için inişli ve çıkışlı dar bir karayolundan, neredeyse Muğla Kavaklıdere İlçe Sınırı’ na kadar gidilmesi gerekiyor… Tülay SÜKÜN

 

Boğazımız Düğümlendi, Yutkunduk!

Geleceğimizi duyan Günlüceli Şehit Ailesi, Aile ve Sosyal Politikalar Muğla İl Müdürü İlkay Türkoğlu ile çıktığımız yolda, bizi kapıda, sevgiyle kucaklayıp, karşıladı… Bahçelerindeki ceviz ve asma yapraklarından hazırladıkları ikramlarına çay eşliğinde, yarı hüzünlü, göz yaşartan, yarı duydukları memnuniyeti dile getiren anlatımlar eklenince boğazımız düğümlendi, yutkunduk...

Günlüceli Şehit Ali Çetin’in 75 – 85 yaşları arasındaki annesi Dudu ve babası Doğan Çetin, biri özürlü, diğeri okulda hizmetli olarak çalışan iki kızı ile köydeki evlerinde yaşıyor. Birkaç yıl

öncesine kadar ekim, dikim yapabilir ya da hayvan besleyebilirken, şimdi artık bunu da yapamaz durumdalar, emeklilikleri de yok! “İdare ediyoruz!” diyorlar. Üç aydan üç aya kendilerine bağlanan iki ortaklı şehit yakını aylığı ile geçinen ailenin, şimdi tek isteği, Günlüce’ deki İlköğretim Okulu’na, Şehit Oğlu Ali Çetin’in isminin verilmesi…

 

Akıllıydı Oğlum, Evlenmedi!

Günlüceli Şehit Ailesi’nin dördü kız, altı çocuğundan birisi olan diğer oğul, kardeşi şehit olunca Devlet tarafından Muğla Üniversitesi’nde memur olarak işe alınmış, şimdi eşi, kızı ve oğlu ile Muğla’da yaşıyor... Yine Devlet’in Şehit Aileleri’ ne verdiği ikinci hakla yaklaşık on yıl önce işe giren diğer kız kardeş ise Muğla Hastanesi’ne yerleştirilmiş ve kızı ile Muğla’da oturmaya başlamış… Şehit Ali Çetin’in evli olarak kendi halinde hayatını sürdüren diğer bir kız kardeşi de Günlüce’ de yaşıyor…

- Dudu Teyze, kaç yaşındaydı Oğlun Ali Çetin?

* 22 yaşında askere gitti, 23’ün de geri geldi!

- Evli miydi?

* Evlenmedi. Anasının ağzına baksaydı, evlenecekti ama akıllıydı çocuğum, evlenmedi.

Günlüce’ nin sağ yamacında bulunan evlerinin, camsız pencere bölümünü, soğuk havalarda kilimle kapatan, iyi havalarda ise karşı yamaçta, bize de gösterdikleri, Türk Bayrağı’nın dikili olduğu mezarlıkta yatan, şehit oğluna bakarak gün geçirdiğini söylüyor, Anne Dudu Çetin!

Şehit Oğlu Ali Çetin’in isminin Günlüce’ deki okula verilmesi konusunda ise Anne Dudu Çetin, “Oğlumun isminin okula verilmesini istedim. Her türlü çabayı gösterdiler. Bu tabela gelip, okula asıldığında, oğlum askerden canlı gibi yanıma gelmiş olacak!” anlatımını yaptı…

- İlkay Bey, Şehit Ali Çetin isminin Günlüce İlköğretim Okulu’na verilme olayı nasıl gelişti?

* 19 Eylül Gaziler Günü’nde, Muğla İl Milli Eğitim Müdürü Pervin Töre ve Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan’ ın da katılım sağladığı bir yemekte, Dudu Teyze, Günlüce İlköğretim Okulu’na, şehit oğlu Ali Çetin’in adının verilmesi yönünde, bir dileği olduğunu söyledi… Aynı gün akşamüzeri hep birlikte Günlüce’ ye gelip, Dudu Teyze’yi ziyaret ettik, okula baktık. İl Milli Eğitim Müdürümüz, uygun olabileceğini belirtti ve yazışmalar yapıldı. Aldığımız bilgiye göre de yakın bir zamanda, yapılacak tören ile okula Şehit Ali Çetin’in ismi verilecek, böylece, Dudu Teyze’nin de dileği yerine gelmiş olacak…

thumbnail_0.jpg

Borcumuzu Ödeyemeyiz!

Aldığı haber ile mutlu olan Şehit Annesi Dudu Çetin, aşağıdaki şiirsel sözleri dile getirdi ve “Birincisi Atatürk, ikincisi İsmet İnönü, üçüncüsü Tayyip Erdoğanımız’ a borcumuzu ödeyemeyiz…” şeklinde, duygularını açıkladı…

 

Bayrağımız kırılmasın, dikildiği yerde yıkılmasın,

Ezanlar kesilmesin, vatan bölünmesin, bizim isteğimiz bu!

Herkesimiz yiğit olsun, mert olsun,

Yeter ki boynumuz bükülmeyecek olsun!

Her zaman vatan bizim yanımızda, biz vatanın yanındayız!

Bütün askerlerimiz, valimiz, kaymakamımız, müdürlerimiz ve Cumhurbaşkanımız,

Hepsi sağolsun, varolsun, herşey sağlık ve selametle olsun…

 

Oğlu Ali Çetin şehit olduktan sonra sekiz - on yıl, hiç kimsenin kendilerini arayıp sormadığını belirten ve acılarını kendi içlerinde yaşadıklarını anlatan Şehit Annesi Dudu Çetin, özellikle Şehit Aileleri dernekleştikten sonra, on- on iki yıldır devletin hep yanlarında olduğunu, Ankara’ya bile götürüldüklerini, kendileri ile çok iyi ilgilendiklerini söyledi.

 

Tatlı Dil, Güler Yüz Yeterli!

Şehit Babası Doğan Çetin ise Günlüce’ de, dağlarda çeşitli işe gittiğini belirtip, geçen 22 yılda zor bir süreç yaşandıklarını, hiç kimseden yardım istemediğini ve gönüllü olarak da hiç bir şey almadığını dile getirdi. Devletin kendilerine, maddi ve manevi yardımda bulunduğunu söyleyen Baba Çetin, “Hepsi sağ olsun, var olsun!” dedi.

- Aile ve Sosyal Politikalar Muğla İl Müdürü İlkay Bey ile nasıl tanıştınız?

* Kendisini uzun zaman önce bir toplantıda tanıdık, sonra Günlüce’ ye geldiler ve çok sevdik. Biz Muğla’ya yanına gidince güler yüz ve tatlı dille karşılar bizi her zaman, çok memnun oluruz. Hali hazırda yüzünün gülmesi, tatlı dille bizi karşılaması, bize yeterli! Karnımız aç olsa uşağımız bilir, susarsak dereler bilir. Acıktığımızı, susadığımızı bu dağın başında, sadece kendimiz biliriz. Kimseye yük olmayız, kimseden de bir şey istemeyiz…

- İlkay Bey, Şehit Aileleri, Devlet’ten ne gibi yardım alabiliyor?

* Şehit Çetin Ailesi için konuşursak; şehit yakını olarak, diğer oğulları, yirmi yıl önce üniversitede memur olarak göreve başlatıldı. Devletin şehit yakınına verdiği ikinci hak ile bir kızları da on yıldır devlet hastanesinde kadrolu çalışıyor. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı aracılığı ile kendilerine kömür yardımı yapılıyor. Geçmiş iki bayram için de 500’er Lira ikramiye aldılar. Seyahat kartları sayesinde ulaşım hizmeti ücretsiz veriliyor. Hastanelerde öncelik hakları bulunuyor.

- Ne zaman el uzatıldı Çetin Şehit Ailesi’ne?

* Son on yıldır kendilerine yardımcı olmaya çalışıyoruz.

 

Dernekler, Toparlayıcı Güç

- Muğla Geneli’ nde kaç şehit ailesi var İlkay Bey?

* Muğla’da 168 şehit ailesi var ama gazi aileleri ile birlikte bu sayı 750 civarında bulunuyor. Yaşananlar kolay bir süreç değil! Muğla’da iyi olan taraf ise Şehit Aileleri, Fethiye, Milas, Bodrum, Marmaris, Datça ve Muğla’da bulunan Yardımlaşma ve Danışma Dernekleri ile iç içe bulunuyor. Dernekler de bize ulaştıkları için her türlü bürokratik, maddi ve manevi sıkıntıları çabucak çözülüyor. Biz, onların yanındayız. Problemlerini elimizden geldiğince çözmeye çalışıyoruz. Yeter ki sağ ve sağlıklı olsunlar. Mutlu olmaları için uğraş veririz. Muğla derneklerinin toplayıcı, toparlayıcı olması, bizim de derneklerle iletişim halinde olmamız, büyük bir güç oluşturuyor.

- Devlet ve dolayısı ile siz, sanki Şehit Aileleri’ nin oğlu gibi mi oldunuz?

* Devlet, bütün kurumları ile elinden geleni yapmaya çalışıyor. Giden gelmez tabii! Bizler, onların acılarını hafifletip, neler yapılması gerekiyorsa imkânlar ölçüsünde, elimizden geleni yapmaya çalıştık. Yapmaya da devam edeceğiz! Devletimiz bu imkânları sunuyor. Bizler de şehit yakınları gibi olduk. Onlar bizim baş tacımız, biz onların hizmetkârlarıyız. Onların sayesinde yaşıyoruz. Sık sık kendilerini arar ve ziyaret ederiz. Onlar da Muğla’ya geldiklerinde bizi ziyaret eder. Ramazan Ayı’nda, iftar programlarımıza katılırlar. Bayramlarda biz gelir, çikolatamızı veririz. Onlara yalnız olmadıklarını, her zaman yanlarında olduğumuzu hissettiririz. Bize bir telefon kadar yakındırlar.

Örneğin, Dudu Teyzem, ben hastaneye gideceğim, al-götür dese, ben götürürüm. Geçenlerde Ortaköy’de yaşayan Seza Teyze’nin dizlerine, protez takılmış. Ben de tesadüfen hastanedeyim. Oturup beklediğini görünce neden geldiğini sordum. Fizik tedavi için gelmiş hastaneye ama gitmek için, ne zaman geleceğini bilmediği oğlunun, gelmesini bekliyormuş. Bizim arabayla seni götürelim deyince, şaşırdı ve inanamadı. “Gerçekten götürür müsünüz?” dedi. Kendisini Ortaköy’e bıraktığımız için de çok sevindi.

 

İkinci Bir Aile Gibiyiz!

- Sen ne dersin Dudu Teyze?

* Her şeyimizi yaptılar. Neden inkâr edelim? Yapılan işlere yapılmadı dersek, olmaz! Bize sevgi ve saygı gösterdikten sonra, daha ne isteyelim onlardan? Oğlumuzdan daha yakın oldular. On yıldır biz rahatız. Gidip gelmemiz, gezmemiz, yememiz, içmemiz serbest. Toplantılar hazır. On yıldır çok memnunuz, hoşuz. İkinci bir aile gibiyiz onlarla!

- Oğlunuz Ali Çetin’in şehit oluşunu nasıl karşıladınız?

* Acısı da var, tatlısı da, iyisi de var, kötüsü de! Biz çocuğumuzun şehit oluşuyla hem gurur duyduk, hem sevindik. Acı çekmeye memnun olduk… Şehit oluşu, Allah’ın Emri, onun için memnunuz… Allah’ın takdirine hiçbir zaman acızlanmadık (sızlanmadık, yakarmadık), acızlanmayacağız. Oğlum askerde iken “Anneciğim, asker oldum, benimle gurur duy. Bir gün yanına şehit geleceğim anam, dizlerine vurma, acı çekme! Bayrağın altında gelip, sana sarılacağım. Benimle gurur duy anacığım.” diye beni aradı.

thumbnail_1.jpg

İnsan, Dayantılı!

- Oğlunuz sanki şehit olacağını biliyor gibiymiş, değil mi?

* Oğlum aradığında, “Anacığım, cuma günü hedefin birinden geçtim, birinden geçemedim. Ben nasıl olsa al bayrağın altında yanına geleceğim. Üzülmeni istemem. Arkadaşlarım yanına geldiğinde, dizlerine vurup, yerlere kapanmanı istemem. Nasıl olsa senin yanına geliyorum, benimle gurur duy.” demişti. Bu sözleri şehit olmadan iki gün evvel bana söyledi, bir gün evvel de ablasına söylemiş. Sonraki 3. gün de evimize geldi.

Sevdiğimiz, küçük yaşta rezilliklerle büyüttüğümüz, koynumuzda sıcak sıcak yemekler yediremediğimiz, sıcak yataklarda yatıramadığımız, güzel elbiselerini yuyup giydiremediğimiz yavrumuz, on yıldır bize sahip çıktı. Ömrümüz boyunca da sahip çıkacak… O, sonuna kadar bizimle, O, bizim, biz, O’nun yanındayız. Son nefesimize kadar yanımızda bulunmaya devam etsin!

Yandık da, söndük de, ıslandık da, kuruduk da, her şeye katlandık! İnsanoğlu, dayantılı! Yaşarken insana bundan daha kötü bir şey yok! Aşlardan pek, mermerden taş gibiyiz! Belimiz kırılmayacak, boynumuz bükülmeyecek! Devletin yine yanındayız…

Sağlıkta, selamette, her zaman beraberce, hükümete, devlete, millete, asker, şehit ve gazi olmaya hazırız. Biz, bu vatanın adamıyız, ben şehit anasıyım. Her zaman boynumuz dimdik, bükülmeyecek, belimiz kırılmayacak, o nedenle her zaman hazırız. Devletimiz zeval, milletimize acı görmesin, vatan sağ olsun… On tane oğlumuz olsa da yine şehit vermeye hazırız…

Tülay SÜKÜN

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
ANKET
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Marmaris Belediye Başkan Adayı Kim Olsun?
RÖPORTAJ