21 Temmuz 2019 Pazar

Asena Buket Sert / Gündem

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

En "baba" babalar gününe uyandım bu sabah

16 Haziran 2019 Pazar 12:32
30 yıllık hayatımın en "baba" babalar gününe uyandım bu sabah..Evet ağlamaklı oldum yalan değil,fakat demdir bu. Hani, kurşun sıksan geçmez geceden,, o misal
Anlatmaya çalışacağım,kelimelerim yetersiz kalacaktır aldırmayın. Ben zaten her işimi tam yapamamışımdır, hep öyle dendi. Sizler mazur görün isterim şimdiden affola...
Sizlere bunu nasıl daha derinden hissettirebilirim tüm samimiyetimle.... Bunu başarmak istiyorum ! 
Ve zehir-zıkkım sigaram.. (çok sigara içiyor bırakamadı bir türlü, ölümle ilgili hiç  birşeyi ciddiye almadığı için diye konuşuyorlardı arkamdan . O Öyle değil!)
Bugün ellerimi nereye koyacağımı bilmiyorum sadece...
yine bir cehennem havası var evimde, huzurla uyuduğum bu evde nefes dahi alırken zorlanıyorum sanki.. yada öyle hissediyorum.. Yumuşacık yastığım bile uyumama izin vermiyor sanki bana .. 
Dua ediyorum. Olmuyor..
 
Şu sıralar kendimi en çok zarifoğlu'nun şu mısrasına yaslanırken buluyorum, "ahh benim dağ gibi durup, dal gibi kırılan kalbim.."
Ve sonra çaresizliğime çareyi bu satırları doldurarak karşılıyorum.
Bi yerde okumuştum epey oldu birkaç ay kadar belki daha fazla .. her neyse..
 Baba diyardır, ocaktır baba.
Gönlü gök gibidir, kah gürler kah ışıldar.
kimi zaman kaşları çatık olsa da (ki benimkinin hep çatıktır kaşları) ama yüreği evlat'ları için çarpan bir sırttır baba!
Hatta devam ediyor yazı da;
sevincine ortak olandır,dilediğinde koşacağın ilklerdendir baba!!
hele bir şöyle ekliyor ve diyor ki, gözyaşlarını omzunda dindirebileceğin, dizine başını huzurla bırakabileceğin güvenilir bir limandır BABA!
Baba yardır, ve ilk sevdadır.
 
Eskiden babasına aşık bir kız çocuğu olan ben.. babamı annemden kıskanır trip atardım, her kız çocuğu gibi bende çok çok düşkündüm babama..30 yaşını doldurmuş koca bir kadın değil de çocuk kalmış babasına kırgınlığı olan ama aynı zaman da özleyen, bir evlat yazıyor bu satırları..
Babamın kızı olmanın hem gururu hem ağırlığı var üzerimde.. ama ağır fazla ağır geliyor bana, sadece bugün bu gururu hiçe sayıp hissettiklerimi taktiğe sunmadan dümdüz net anlaşılır yazmak istiyorum.. 
Özledim BABA, Özlüyorum artık anla ! Tam da şu an sana sarılmak istiyorum. Bir yanım sana çiçek açmak isterken diğer yanım kara kurak kırık yıpranmıştı.. senin kırdığın her bir dalım sana baharda çiçek açacaktı.. Sen sormazsın ama ben söyleyeyim istedim. Yazınca da olmuyor işte !! söyleyince de eksik kalıyor hislerim ..
Ben hiç öyle süslü cümleler kuramadım babama , gözlerimi dolduramadım karşısında. Mağdur olmadım hiç karşısında. ...
 
öncelikle kendimi ne kadar feda edebileceğimi hesaplayıp öyle başladım bu yazıyı yazmaya.. Çünkü anlaşılamama endişesi var, aynı yerden tekrar tekrar kırılmamak niyetindeyim bu sefer..! tükenmemek, tüketilmemek benim meselem..
Bilirsin ben sonrasını düşünerek adım atamam, sen hep önünü görerek adım atardın..
Ve ben her alan da duygusal davranırdım, mantık stratejı plan proje bana uymadı hiç!!Menfaat kelimesi benim lügatımda, hayatımda olmadı hiç..  senin zayf oldugun noktalara parmak basmadım kendime çevirmedim topu.. çünkü hissettiklerime herkes kadar yaptığım hatalarıma, seni üzdüğüm anlara bi bedel bicmedım. Çocukken bile verdıgın cezalar da pazarlık etmedım seninle. Ben hep dik tutmaya çalıstım kuyrugu. Ve sen hep o kuyruktan rahatsız olurdun.kontrollü olmadığımdan şikayet ederdin. Abim/kardeşim
kontrollü ve planlı hareket ederdi ve kazanırdı, kazandırırdı..!
bense kontrolsüzdüm. Cunku sabır bende hep uçtaydı ve çünkü küçük olan bendim, idare etmeliydim. Senin gücün yetebilirdi beni dizginlemeye, susturmaya ve hiç kimsenin üzemeyeceği kızını bir tek sen üzebilecek güce sahiptin.. ve anlayışa ıhtıyacı olan ben iken, senin önceliğinin ben olmadıgımı hissettiğimde vazgeçtim. 
çocukluğum, ergenliğim, senin dikkatinde olmayan ama benim geçmişimde unutamayacağım cok anılarımın şahidisin..
Beni üzen ilk erkek sendin, sana yalan söylemek utandırırdı, eksik hissettirirdi. Kazanamadıgım o kutsal guvenını daha fazla yıtırecegımı bılmeme rağmen senin arkandan iş çevirmeyen, seni aptal yerine koymayan tek insandım belki de..
Ödüm kopuyordu seni üzmekten, Ben hep babamın kızıydım çünkü, üzdüm seni ama incitmedim yıpratmadım, ben gizli kahramanlık yaparak sahip olmadım elimdekilere..Çünkü ben sende böyle yetişmedim.
 
 
Bana verdiğin sundugun herseyı almaya çalıştım , anlamaya çalıştım, yarım oldu hatalı oldu tamamlamak yerine yargılandım, eksik kaldım..
 
Bitmiş yoğurt kaplarına çiçek ekilen çağda yaşamıyoruz artık , herşey mükemmel olmak zorunda degıl. Hiç birimiz mükemmel değiliz,olamayız.. 
 
Sen farkında olarak yada olmayarak, sırf ben güçlü duruyorum sessiz kalıyorum diye benım de bazı noktalarda ıncınebılecegımı, dusunemedın.
 Hassasiyet göstermen gereken bir donemde.. bilmeden ne travmalar atlatılmış değil mi? .. bazı seyler geç farkedılıyor geç kalınıyor ve bir bakmışsın yaş 30 oluyor.. 
 
Hayat akıp gidiyor.. ve ben dagılan kırılan parçalarımı eğilip yerden toplayamıyorum ve cok geç kaldım demek için bile çok geç kalıyorum kendime, hayata...
 
Bir de bakıyorum ki ben artık hırçın,agresif, panik, stresli, asi , herşeye cevap veren o küçük kız olmaktan çıkmışım, tüketmişim.. 
tüketildim esasen..
 
Bir süre sonra hissetmemeye başladım, eskiden olsa delireceğim şeylere tepki veremez oldum. Gözlerim dahi dolmadı unuttum gözyaşı akıtmayı ve canım acımadı.. Buda benim yenik zaferimdi kimbilir?!
Kabullendim. 
Şimdi benim bu durgun dingin ve herşeyden çekilmiş halimi bir yaşam tembelliği sanıyorlar..Öyle değil ki halbuki! 
 
Babamın kızı olmaya devam ettim ben yine .. 
sarsıldım ama başımı rüzgarın şiddeti eğdi kimse yıkamadı beni, kıramadılar baharda sana çiçek açacak olan dallarımı...
Sesimin gücü, Gücümün değeri, direncim babamdan gelse de, sabrım,sahiplenişim,iradem,kararlılığım hep ANNEM di.
 
Sütten ağzı yananlar yoğurdu üfleyerek yerken, ben sırf sütten ağzım yandı diye ineği kesen tarafta oldum. 
 
Daha kaç yıl yaşarım?
Kimlerle tanışırım,kimleri silerim bilmiyorum ama bildiğim tek şey var, o dönemimde benimle ağlayan insanları unutmam.. Tabiri caizse varlık içinde yokluk çekerken, yok haliyle bana imkan deger fırsat yaratanları unutmayacağım! 
 
Ve bu yüzden ben Bana her koşulda güvenen, ayakta durmamı sağlayan, toparlanmama sebep olan ve hatta belki de çoğu şeyi yitirmemek adına kendimi cok güçlü hissetmeme sebep olan ANNEM in kızı olmayı tercih ettim.
Ben hep senin kızın dediğin insandım. 
Sevgisinden şüphe duymadığım ilk ve tek adamken benim kızım diyemediğin bu kızın, seni asla üzmeyecek canım babam. 
 
Fırtınalar kasıp kavurdu savurdu derken, nasıl atlattım nasıl hayatta kaldım hatırlamıyorken bile...
Hatta fırtınanın dinip dinmediğinden emin bile değilken şuan ...
kesin ve net olan bir şey var ki,
fırtınadan çıktıktan sonra fırtınaya giren insanla asla aynı insan değilim..
bundan bir kaç yıl önceki kendim, bu kendimi görse inan tanıyabileceğini dahi sanmıyorum.
 
 
Bugünün önemine binayen,
Başta benim babam olmak üzere tüm babaların, baba adaylarının, öz babası olamamış ama üveyliğini hissettirmeden canından can vermiş babaların, ellerinden öpüyorum. 
Yokluğunuzun gölgesinde bile soluklanabiliyorken varlığınızı evlatlarınızdan, bizlerden esirgemeyin..
 Rabbim başımızdan eksik etmesin.. Babası hayatta olmayan babasına kavuşamayan hasretlik çeken tüm arkadaşlarıma öncelikle Allahtan rahmet ve sabır diliyorum.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
ANKET
İstanbul Seçimlerini kim Kazanır
RÖPORTAJ