17 Ekim 2018 Çarşamba
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
EMLAK SEKTÖRÜ ÇIKMAZIN İÇİNDE
28 Mayıs 2018 Pazartesi 17:15

EMLAK SEKTÖRÜ ÇIKMAZIN İÇİNDE

Marmaris’in tanınmış ve renkli simalarından, işadamı ve siyasetçi Aydın Eriş, sorularımızı içtenlikle yanıtladı.

Marmaris’in tanınmış ve renkli simalarından, işadamı ve siyasetçi Aydın Eriş, sorularımızı içtenlikle yanıtladı. Hoşgörülü kişiliğiyle de bilinen Aydın Eriş, söyleşi sırasında tekrar, tekrar Marmaris’e olan sevgisini vurguladı, Türkiye’nin diğer ucunda yer alan Siirt’te doğmasına rağmen doyduğu kente duyduğu sevgisini tanımlarken “Marmaris sevdalısıyım. Doyduğum kente hizmette bulunmak benim için onurdur, şereftir, gururdur. Son nefesime kadar yaşayacağım cennet Marmaris için, her ne iş yapıyor olursam olayım, yada bir siyasetçi olarak var gücümle çalışmak hizmet etmek istiyorum.” ifadelerini kullanan Aydın Eriş, 1973’de Siirt Kurtalan’da doğdu. Daha 1 yaşındayken annesini, 6 yaşındayken ise babasını kaybetti. 15 kardeş oldukları 9 erkek ve 6 kızdan oluşan geniş bir ailenin en çalışkan ferdi. Üvey annesi ve 15 kardeşiyle birlikte 12 yaşına kadar aynı evde yaşadı. 9 yaşından beri su satarak, limonata, simit, haşlanmış yumurta satarak ve ayakkabı boyacılığı yaparak hem aileye az da olsa katkıda bulunuyor hem de kendi şahsi ihtiyaçlarını eve yük olmadan karşılamaya çalışan Eriş o dönemde ne kadar hırslı ve aktif olduğunu göstermiş ve ispatlamıştır. 16 nüfuslu evlerinden 12 yaşındayken ayrıldı, O dönemde Denizli TCDD Depo Müdürü olan ağabeyinin yanına okumak için Denizli’ye gitti. Burada ortaokul ve liseyi bitirdi. Marmaris’e ilk kez 18 yaşındayken 1990’da ilk önce tatil amacıyla geldi. Okulunun bitmesinden dolayı çalışmaya karar verdi. İyi derecede İngilizcesi sayesinde çabuk iş buldu, garson oldu. Lisan avantajı ve iletişim kabiliyeti O’nun birkaç ay içerisinde çalıştığı restoranda yönetici olmasını sağladı. Çalıştığı her yerde çalışkanlığı, titizliği ve disiplinli oluşuyla hep ön plana çıkmayı başardı. Ancak, girişimci ruhu O’nu iş hayatına atıldıktan sadece 7 yıl sonra ticarete taşıdı. 1998’de restoran açtı, 1999 ‘da şirketini, 2000’de ise “Beykent Gıda” adlı firmayı kurdu. Gıda sektöründe hizmet verirken 2003’te de ‘Beykent Emlak Ofisi’ni açtı.

EMLAK SEKTÖRÜ ÇIKMAZIN İÇİNDE

Emlak sektörüne adım attığım günden beri tek bir şeyin sıkıntısını yaşıyoruz, mesleği erbabından daha çok komisi, garsonu, bakkalı, avukatı, aklınıza gelebilecek herkes bu işe soyunmuş durumda. Hali hazırda kurulu bir derneğimiz olduğu halde bir yaptırım gücü olmadığı için sektör maalesef ehil ellerde değil. Emlakçılığı düzenleyen bir kanundan bahsediliyor ama henüz içeriği konusunda hiç kimsenin bilgisi yok. Umarım işini düzgün yapanların, bu işi meslek edinenlerin ve profesyonelce yapanların yararına bir sonuç çıkar.

NE KADAR CAZİP GÖRÜNSE DE HER İŞİN ZORLUĞU VAR

Asgari ücretle çalışan biri neden asgari ücrete talim edeyim, bir ofis tutarım ayda birkaç ev kiraya versem daha çok kazanırım mantığı ile işin cazibesine kapılıyor. Fakat işin içine girdiği zaman gerçeklerin öyle olmadığını anlıyor. Algısı – vergisi, ofis kirası, elektrik-suyu, ofis giderleri, personel giderleri gibi kalemler ortaya çıkınca tecrübesi ve hiçbir belgesi olmayan bu arkadaşların çok kısa zamanda hezimete uğradığını görüyor ve üzülüyoruz.

BELGESİZ ÇALIŞAN ÇOK VAR

Bütün mesleklerde ehliyet sahibi, yani o kişinin işinde ehil olduğunu gösterir belge sahibi olma zorunluluğu var bildiğim kadarıyla. Ne hikmetse bir gazetecilikte birde emlakçılıkta ehliyet aranmıyor. Tabiki buna yasal bir düzenleme gelmeden dur demek mümkün değil. Denetim mekanizması da çalışmadığı için başkasının belgesiyle işyeri ruhsatı alan çok. (Belediyeye ruhsat için gittiğinde aynı kişinin sertifikasıyla ikinci bir işletme açıldığını görmek mümkün olsaydı keşke. Yani sisteme girildiğinde orada o kişinin belgesinin daha önce başka bir mekan için kullanıldığını görme gibi bir program olsaydı iyi olurdu.) Böyle olunca sektörde kendini ispatlamış, işini düzgün yapan emlakçıları başka bir tehlike bekliyor. Nedir bu? Vur kaç emlakçılar. Tek derdi bir yer kiraya verip cebine atmak olan bu kişiler maalesef işini düzgün yapanların kariyerine, saygınlığına darbe vuruyor. Neden? Çünkü hiçbir eğitimi olmayan bu kişilerin kibar olmak, dürüst olmak gibi bir derdi yok. Komisyonu kaptığı an sizinle irtibatı bitmiştir. Bir daha karşınızda muhatap bulamazsınız!. Ama bizde öyle mi? Kiraya verdiğimiz veya sattığımız gayrimekulün sonuna kadar arkasında durmak, doğabilecek her türlü sıkıntıda mülk sahibine bile intikal etmeden sıkıntıyı çözmek zorunluluğumuz var.

BAZI MÜLK SAHİPLERİ DE SORUNLU

Emlak sektörünü çok iyi bilen biri olarak Antalya, İstanbul, Ankara, İzmir gibi artık metropol olmuş kentlerimizde çalışma sansım oldu. Büyükşehirlerde ev sahipleri mülkünü kiraya vermeden önce bozuk musluktan tutunda en basit elektrik düğmesine kadar mülkünü sorunsuz teslim ediyor. Birde Marmaris’e bakalım! Ev kiraları son bir yıl içerisinde uçtu gidiyor. Örneğin 2 yıl önce 800 liraya bir eve girmiş olun, çıktığınızda ev sahibi o evi 2 bin liraya vermeye çalışıyor. Sorduğunuzda efendim, orada ki rayiç bedel bu deniliyor. oysa kiracı kalmış olsaydı her yıl yüzde 10 artışla kalır kirası maximum 900 TL olurdu. Hade kendileri 1000 TLye versinler amenna. Ev kiraları maalesef sunni bir şekilde önü alınamaz bir bicimde artmaya başladı. Mevcut evlerin durumuna göre bu kiralar hak edilmiş kiralar değil. Ayrıca bazıları da çok kaba. ''Evimiz bu. beş kurş masraf yapmam. bu şekilde tutarsanız tutun..'' gibi hiçbir katkı veya hoşgörü gösterilmiyor.

VİLLA FİYATINA 1+1

Maalesef ev sahiplerimiz haketmedikleri kiraların peşindeler. Korkuyorum ki yarın bir gün doların yükselmesini fırsat bilen ev sahipleri kiralamayı dolar üzerinden yaparlarsa hiç şaşırmam. Bakımsız, oturulmayacak durumda 50 metre kare, 70 metre kare evlere 1500-2000 lira isteyen ev sahipleri var. İstekler bununla da sınırlı değil. Bekar olmayacak, memur olacak, Asker olacak, 6 aylık yada yıllık peşin ödenecek vs. vs. Nereye gidiyoruz anlamış değilim. Durum böyle olunca dışarıdan gelen bir esnaf her koşula mecburen tamam diyip dükkan, ev her ne kiraladıysa bir süre düzgün ödüyor, sonra ister istemez bocalıyor. Çünkü gelir az, sezon 3 ay… Ne oluyor böyle olunca, yüksek kirayı cebe indirdim diye sevinen ev sahibi, 1-2 yıl kirayı alamıyor.

EMLAK DANIŞMANLIĞI BİLİNCİ YOK

Marmaris’te eksikliğini duyduğumuz, sektörün en önemli sorunlarının başında gelen bir konudur bu. Maalesef mülk sahiplerinde emlak danışmanlığı bilinci yok. Neden? Çünkü mülkünü hemen satmak istiyor, hemen kiraya vermek istiyor. Hal böyle olunca ne kadar emlakçı varsa ilan veriyor hepsine. O da yetmiyor sosyal medyada paylaşıyor, o da yetmiyor ilan afiş yapıştırıyor sağa sola! Durum böyle olunca ev sahibinin 250 bin lira istediği bir mülk, ilan verdiği her emlakçıda başka rakamlarla satışta görünüyor. Doğal olarak mal alıcılarının bu duruma isyan ettiğini sosyal medyada görmeniz mümkün. Mal sahibi hiçbir emlakçıyla sözleşme imzalamak istemiyor, çünkü tek bir yere bağımlı kalmak istemiyor. Emlak danışmanlığı bilinci yok dediğimiz olay bu. Aslında nasıl ki özel bir diş doktorunuz varsa, çocuklarınızın bir öğretmeni varsa evini kiraya veren veya satan insanların da güvendikleri, işini temiz yapan, dürüst emlak danışmanları olmalı diye düşünüyorum. Zira; bu danışmanlara aylık veya yıllık her hangi bir ücret ödenmiyor. Evleri kiraya verildiğinde kendilerinden komisyonda alınmıyor. Evi tutan kiracı bir kira karşılığı komisyon ödüyor. Satışlarda ise karşılıklı anlaşmaya bağlı bir durum. Satış sisteminde alıcıdan yüzde 3 satıcıdan yüzde 3 alınıyor. tabi bu işin durumuna ve büyüklüğüne göre yüzde 2 veya yüzde bir de olabiliyor. Bu tamamen baştan konuşmakla ve anlaşmakla alakalı bir durum.

SORUN SADECE MAL SAHİPLERİNDE Mİ?

Biz emlakçı olarak ne yapıyoruz? Satacağımız veya kiraya vereceğimiz mülkün içten dıştan fotoğraflarını her platformda paylaşarak bir an önce satılması, kiraya verilmesi için çaba sarfediyoruz. Ama şimdi durum değişti. Mülk her ne olursa olsun dışardan fotoğraf koyamıyoruz! Neden? Çünkü; bazı emlakçılar allem edip kullem edip o fotoğraftaki yeri arayıp buluyorlar ve bir şekilde mal sahibiyle irtibata geçerek mevcut işi de baltalamış oluyorlar. Bunun adı aç gözlülüktür. Profesyonel birisi bunu asla yapmaz. Bunlar, üzülerek söylüyorum ki sektörün yüz karaları!. Sektörden derhal ayıklanmalı diye düşünüyorum. Bu eylemler devam ettiği sürece Marmaris emlak sektörü gelişemez, asla güven kazanamaz. FİYATLAR GERÇEKÇİ DEĞİL Marmaris’te 12 ay ticaret yapılmadıkça mal sahiplerinin istediği fiyatları karşılamak 3 aylık turizm sezonuyla mümkün değil. Duyuyoruz, insanlar gittikleri mekanlarda yemediği içmediği şeylerin adisyonuyla karşı karşıya geliyor. Bu şekilde kira ödenmez. Kiracı da kendini haklı göstermek adına her şekilde saldırıyor. Bu da doğru değildir. Bu şekilde sadece turizmi baltalarsınız, Marmaris markasına zarar verirsiniz. Bu durum aynı zamanda Marmaris'i marka haline getiren ve hala getirmeye çalışan belediye başkanımız sayın Ali Acar'a ve çalışma arkadaşlarına da haksızlık olur.

300’ÜN ÜZERİNDE EMLAKÇI VAR

Marmaris nüfusuna oranla emlakçı enflasyonu yaşıyoruz diyebilirim. Konuşmamın başında da belirttiğim gibi herkes emlakçı. Şu anda mevcut 300’ün üzerinde emlakçı adı altında kurulmuş işletme var. Çoğunun ne ruhsatı ne belgesi var. Geçmiş yıllarda Emlak Müşavirleri Derneği her yıl bir etkinlik düzenlerdi ve bizler bir birimizi tanır, bir çok konuda fikir alışverişinde bulunurduk. Şimdi kim kime dum duma… Kimse kimseyi tanımıyor. Kim emlakçı, kim ayakçı belli değil. Herşey bir birine karışmış durumda. Umudumuz yeni çıkacak olan emlak sektörünü düzenleyen kanunda…

ÇÖZÜM BİLİNÇLENMEKTE

Mülk sahiplerinden bu işi profesyonelce yapmaya çalışan biri olarak bir ricam var. Mülkünüzü sözleşme karşılığında tek bir kişiye verin. İnanın bundan hiçbir sıkıntınız olmaz aksine sizin faydasına olur. Çünkü karşınızda kurumsallaşmış, işi bilen ve taahhütlerini yerine getirebilen bir muhatabınız olacak. Baktınız memnun değilsiniz hizmetten, emlak danışmanını değiştirme hakkınız her zaman var.

MARMARİS’TE MÜLK YATIRIM AMAÇLI ALINIYOR

Marmaris’te gayrimenkul fiyatları oldukça yüksek. Eskiden uygun fiyatlı ev bulmak mümkündü. Kentsel dönüşüm adı altında eski evlerin tamamı yıkıldı yeni evler yapıldı. Yeni yapılan evlerin durumu malum. 70 metre kare kutu gibi evler 400 ile 500 bin lira! İstanbul’da bile 130 metre kare evler 300 bin lirayken Marmaris fiyatlarının ne kadar fahiş olduğunun hesabını siz yapın. Rezidans diyorlar, akıllı ev diyorlar. Neymiş efendim bir diafon, bir ankastre mutfak, bir bulaşık makinesi ve klima koymuşlar al sana akıllı ev. Bunun adına da akıllı ev diyorlar. Sanırım onlar akıllı ev görmemiş. Gitsinler İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya'da yapılan akıllı evlere baksınlar derim. Bu fiyatlara bu evlerin satılması mümkün değil. Nerden baksanız kentsel dönüşüm adı altında binlerce yeni ev yapıldı. Çoğu satılmadı. Bu evlerin satılmaması kiralık evlerin fiyatlarını uçurdu diyebiliriz. Gerçi Marmaris’te kiralık ev yok! O satılmayan evlerin fiyatları makul olsaydı herkes yatırım için kesinlikle bir ev alırdı. Nasıl ki Marmarisli bir ailenin çocuğu okumak için şehir dışına gittiğinde barınmak için eve ihtiyacı varsa, dışarıdan buraya okumak, çalışmak için gelenlerin de barınmaya ihtiyacı var. O yüzden Marmaris konut stokları erimeden ne kiralık ev bulunabilir ne de uygun fiyatlı bir kiralama yapılabilir. Marmaris artık eski Marmaris değil. 100 bin nüfuslu bir kent oldu. Yeni ev yapacak olanlar artık bunu göz önünde bulundurarak 50-70 metre kare evler yerine en az 100-120 metre kare evler yapmalı. Ayrıca o ev fiyatlarının yüksek olduğu yere kat karşılığı arsayı alanlar tabi kendilerine de pahalıya mal olduğu için (Tabi bunu bile bile yine alıp yapıyorlar bu evleri...) evleri küçük yapmayı tercih ediyorlar. Sorduğunuzda maliyeti yüksek deniliyor. Yani burada iki taraf da kendi çıkarını düşünmek zorunda kalıyor. Haklı olabilirler. Ancak her şeye rağmen eğer bir ev için o fiyatları istiyorsanız o zaman göre de ev yapacaksınız diyorum. Burada bu yapılan evlerde oturan insanlar, aileler düşünülmemiş. Tamamen ticari zihniyetle yapılmış evler. Tabi bu bana biraz haksızlık gibi geliyor. 2 veya 3 çocuklu aileler bu evlerde kalamaz, yaşayamazlar. Ayrıca evler açık mutfak ve odalar birbirine çok yakın. Herşey gözünüzün önünde. Çıkacak olan her sesi rahatlıkla duymanız mümkün. Gerisini siz düşünün artık.

FAHİŞ EV FİYATLARI EN ÇOK BİZİ ZORLUYOR

Maalesef 70 metre kare evlere 400 - 500 bin lira istenen bir şehirde emlakçılık yapmanın zorluğunu hepimiz yaşıyoruz. Oysa ki mal sahipleri daha ulaşılabilir, o evin ederi fiyatlarla satışa çıkarsalar mülklerini bizler emlakçı olarak hem ev satma şansı yakalayacağız, hem de satılan evleri alanların boşalttıkları evleri kiraya verme olanağımız olacak. Ev kiralama seçeneği de artar. Bu işin en basit matematiği budur. Ama maalesef satıcıların fiyatları geri çekme gibi bir düşünceleri yok. Bu sebeple doğal olarak satışta beklenemez. İçinde bulunduğumuz durumun net bir özeti budur. Ayrıca sayın Eriş koyu bir Fenerbahçe taraftarı.. Maç günleri ekran karşısına sarı-lacivert kıyafet ve aksesuarlarıyla oturuyor. Ama futbolda şiddete ve küfüre her zaman karşıdır. Hele hele sosyal medyada özellikle Facebook''ta arkadaşların farklı takımları tutmasına rağmen her hangi bir yenilgi anında orada bulunan arkadaşlarını unutup istediği gibi küfür ve hakaret etmelerinden hiç haz almaz ve asla hoşlanmaz. Orada küfür veya hakaret edilirken en samimi arkadaşının, dostunun Fenerbahçeli veya Galatasaraylı veya Beşiktaşlı olduğunu unutanlar var. Bu konuda arkadaşları daha dikkatli bir dil kullanmaya davet ediyorum. Bu arada belki merak edenler olabilir diye de sorduk, öğrendik ki, Aydın Eriş bekar, spor tutkunu ve çok da güzel yemekler yapar eski bir Restaurantçı olarak. Boş vakitlerinin büyük bölümünü kitap okuyarak, spor yaparak, dostlarıyla ülkenin gündemine dair, siyasete dair sohbet ederek değerlendiriyor. Son söz olarak, yine tekrarlıyor ve altını çiziyorum, Marmaris'e sevdalı biriyim. Bitmeyecek bir sevda bu. Yaklaşık 28 yıldır Marmaris'teyim. Bir nevi Marmarisliyim bende artık. Burası Doyduğum yer. Dolayısıyla Marmaris'e hizmet etmek ve hizmette bulunmak elbette benim için onurdur, şereftir, gururdur. Allah, kaza bela vermezse, son nefesime kadar yaşayacağım cennet Marmaris için, her ne iş yapıyor olursam olayım, ya da bir siyasetçi olarak var gücümle çalışmak hizmet etmek, bilgi ve tecrübelerimi paylaşmak istiyorum. Hatta eğer bir gün ölürsem buraya gömülmek istiyorum. Bu benim aileme ve dostlarıma vasiyetimdir. Tabii sizlere bu güzel sohbet için teşekkür ediyor, tüm Marmaris halkına selam, sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Ayrıca 2018 turizm sezonunda tüm esnaflarımıza en kalbi duygularımla mutlu, huzurlu, sağlıklı, bol kazançlı ve bereketli bir sezon geçirmelerini diliyorum.

aydin2.jpg

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
ANKET
Marmaris Belediye Başkan Adayı Kim Olsun.
RÖPORTAJ