12 Aralık 2017 Salı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
“Çocuğun hayatı anlama ve öğrenme yöntemi oyundur”
19 Ağustos 2017 Cumartesi 15:21

“Çocuğun hayatı anlama ve öğrenme yöntemi oyundur”

OMRES nedir? Hiç duydunuz mu? Bundan sonra ne olduğunu bilip, duyacağız. Aile Danışmanı, Oyun Terapisti ve Sosyolog Çağın Berme, kendi yazdığı hikayeler, yaratıcı drama, doğal ve farklı materyaller kullanılan oyunları birbirine kattı, yoğurdu, geliştirdi

OMRES  nedir? Hiç duydunuz mu? Bundan sonra ne olduğunu bilip, duyacağız. Aile Danışmanı, Oyun Terapisti ve Sosyolog Çağın Berme, kendi yazdığı hikayeler, yaratıcı drama, doğal ve farklı materyaller kullanılan oyunları birbirine kattı, yoğurdu, geliştirdi. Ortaya OMRES çıktı. OMRES’in amacı çocukların içinde var olan yaratıcılığı açığa çıkarmak.

Ve ÇOCUK YOGA’sı… Çağın Berme “Oyunla… Yine yeniden ve hep oyunla... Ve onların kendi öz kişilik özelliklerine öncelikle saygıyla... Yoganın temel taşlarını çocuklara uyarlayarak yol alan bir çalışma” diyor.

İngilizce… İngilizce de oyunla.  Bunu en güzel bir örnekle anlatabilirim diyor BERME ve ekliyor “İlk kez okullardan birinde derse girdim. Ders sonunda çocuklardan biri “Öğretmenim ders yapmayacak mıyız?”dedi, “Oğlum bu dersti zaten” dedim. Çocuğun, “ çocuk” olduğunu unutmamak gerekli.  Çocuğun, hayatı anlama ve öğrenme yöntemi oyundur. Dolayısıyla oyun, en güzel öğretme aracıdır.

Ve son söz: “Ne öğretirsen öğret SEVGİ çok önemli. Sevgi en büyük öğretme aracı. Bunu laf olsun diye söylemiyorum. Sevgi, sevgi, sevgi diyorum”  

 

OMRES nedir?

OMRES’in açılımı OYUNLU MENTAL RESİM VE SANAT DERSLERİ’dir. Aile danışmanı, oyun terapisti ve sosyoloji eğitimi almış biri olarak, bu bilgiler ışığında oluşan sentezbir çalışma olduğunu söyleyebilirim. Omres uzun soluklubir period gerektirir. Amacı çocukların içinde var olan yaratıcılığı açığa çıkarmak. Renk ve şekillerin özgürce kullanımı ve dolayısıyla resimle çocuğun kendini ifade etmesine yardımcı olmaktır. Bununla birlikte çocuğun için dünyasına girildiği anda, farklı sorunlar yaşayan çocukları keşfetmemizi ve öğretmen, psikolog, aile desteğiyle sorunu çözüme ulaştırmayı amaçlar.

 

“Diğer en büyük destekcim ise Çizmeli Kedi Kreş sahibi Nilüfer Güler’dir. Nilüfer Hanım bu çalışmayı ilk anlattığım andan itibaren okulunda hemen uygulanmasını isteyen ve ilerleyen süreçte çocuklardaki değişimi izleyen bir eğitimci.”

 

OMRES’İ İLK KEZ DUYUYORUZ. BU İSİM NEREDENGELİYOR?

OMRES benim yarattığım bir çalışma, bir ders. Bu çalışmanın çıkış noktası resim  sergilerimizden birinde bir annenin “çocuklarımıza resim eğitimi verebilir misiniz?” sorusu oldu. Bu soru üzerine yoğunlaştım ve esas amacımın teknik eğitimden ziyade yaratıcılığı canlandırmak olması gerektiğine karar verdim. Bu çalışmanın içeriğinde neler olmalıydı? Kendi yazdığım hikayeler, yaratıcı drama, doğal ve farklı materyaller kullanılan oyunlar. Donelerim bunlar. Bunları geliştirdikten sonra, bu yolda en büyük destekleyicilerimden biri olan dans öğretmeni Tülin Altınay ile oturup konuştuk ve bu yeni dersin adını Oyunlu Mental Resim ve Sanat Dersleri açılımından yola çıkarak OMRES koyduk.

Diğer en büyük destekcim ise Çizmeli Kedi Kreş sahibi Nilüfer Güler’dir. Nilüfer Hanım bu çalışmayı ilk anlattığım andan itibaren okulunda hemen uygulanmasını isteyen ve ilerleyen süreçte çocuklardaki değişimi izleyen bir eğitimci.Yenilikçi çalışmalara birlikte yol alacağımıza inanıyorum. Kendisine bu yeni oluşumda yanımda olup, güvendiği ve destek verdiği için minnettarım.

 

OMRES EĞİTİMİ NE KADARLIK BİR SÜREÇTİR?

Her halukarda çocuklarla karşılıklı adaptaston ,dersi algılama ve ne yapacağını kavrama,kendini bu anlamda keşfetme ve ortaya koyma süreci aslında bir dönem yanien az 6 ay demektir. Ancak,netice gerçekten çok güzel oluyor. Karalama yapan,tek ya da iki renk kullanan bir çocuğun şekiller çizmeye başlaması,farklı renkler kullanması, anlatılan bir hikayeden komposizyon resim çıkarması  söz konusu oluyor.Yıl sonunda sergi yapıyoruzki bu gelişimi anne babalar da bizzat keşfetme fırsatı buluyor.

Farklı durumu olan çocuklardan verim alınması da, yine bir dönem yani altı aylık bir süreçtir. Ancak bu hassas konuda mutlaka şunu söylemeliyim ki ben bir psikolog ve tedavi mercii değilim. Ancak uzun soluklu gözlem sözkonusu olduğu için çocuktaki sorunu tespit ederek, aileyle görüşüp uzmana yönlendiriyor ve birlikte hareket ederek sorunu çözüme gidebiliyoruz.

 

OMRESTE YAŞARALIĞINIZ NEDİR?

4-6 yaş aralığı en verimli yaşlar. Daha küçük yaşlarda motor gelişim henüz az olduğu için farklı bir çalışma gerektiriyor, ancak 4 yaştan sonra resim ifade buluyor. 6 yaş üstü ve gençler için işin içine teknik eğitimi de katıyorum.

 

“Bizim eğitim sistemimizde her şey çocukların önüne hazır kalıplar şeklinde veriliyor ve bu durum çocuğun farklı düşünebilmesini engelliyor. Açıkçası çocuğun kafası yosun tutuyor, kireçleniyor. Benim amacımsa resimde her şeyin özgürlükten ibaret olduğunu anlatabilmek”

 

OMRES İLE YARATICILIK NASIL ORTAYA ÇIKABİLİYOR?

Bizim eğitim sistemimizde herşey çocukların önüne hazır kalıplar şeklinde veriliyor ve bu durum çocuğun farklı düşünebilmesini engelliyor. Açıkçası çocuğun kafası yosun tutuyor, kireçleniyor. Benim amacımsa herşeyin resimde özgürlükten ibaret olduğunu anlatabilmek. Gökyüzü pembe olabilir. Ağaçlar çiçek şeklinde olabilir, kuşlar üç kafalı olabilir. Kalıpların dışına çıkmayı önemsiyorum. Yarının bilimadamı, yarının öğretmeni, yarının mühendisinin buna ihtiyacı var.  Şunu söyleyebilirim, hem OMRES hem de okullarımız bu konuda emekleyen bebek. Ancak ilerleyen zamanda çocuklarımızın gelişmesinde katkı sağlayacak bir branş olabilir.

Bu yıl anneler gününde ilk OMRES sergimizi gerçekleştirdik. OMRES’in daha fazla çocuğumuzun gelişmesine katkı sağlayacağı kanısındayım ve nice OMRES’li eğitim dönemlerinde bu dersin farklı anaokullarında yaygınlaşacağına inanıyorum.

 

“An” farkındalığı üzerine konuşuruz yoga’da. İçinde bulunduğunuz an’ın farkında olmak... Bir çocuğun eline tableti verirseniz hangi “an” farkındalığından bahsedebiliriz. Ya da ekran karşısında sürekli bir şeyler  izleyen bir çocukta zaman,  mekan algısını ne derece sorgulayabiliriz.”

 

ÇOCUK YOGASI NEDİR?

Öncelikle kısaca yogadan, yoganın özünden ve felsefesinden bahsetmek gerek.Yoga,beden ve ruhun bir ve bütün hareketini önemser.Ruh ve beden bütünlüğü dengedir.Sağlıklı olmak bu bütünleşmenin söz konusu olması demektir.Bu bütünlüğü sağlayabilmek ise yoganın  kendi yöntemleri vardır.  Özellikle zihin terbiyesinden yola çıkarak düşüncelerimizi farketmemizi ve onları dengelememizi sağlar. Dengelenmiş bir zihin ruha ve dolayısıyla bedene de denge getirir.

Bu açıdan bakıldığında çocuklarımızda zihinsel dengeyi sorgularsak göreceksiniz ki, bu çağımız ve çağımızın getirileri  dolayısıyla söz konusu bile değil. “An” farkındalığı üzerine konuşuruz yoga’da. İçinde bulunduğunuz an’ın farkında olmak... Annesiyle dolaşmaya çıkan bir çocuğun eline tableti verirseniz hangi an farkındalığından bahsedebiliriz. Ya da ekran karşısında sürekli bir şeyler izleyen bir çocukta zaman,  mekan algısını ne derece sorgulayabiliriz. Bunları herhangi birilerini zan altında bırakmak adına söylemiyorum.Bu bizim çağımızın getirisi ve dolayısıyla bunun da yan etkileri var. İşte yoga bu etmenleri tersine çevirmedeki önemli yöntemlerden biri...

 

 

PEKİ ÇOCUK YOGASI BUNU ÇOCUKLARDA NASIL SAĞLIYOR?

Oyunla...Yine yeniden ve hep oyunla...ve onların kendi öz kişilik özelliklerine öncelikle saygıyla...Yoganın temel taşlarını çocuklara uyarlayarak yol alan bir çalışma. Duruşlar, nefes teknikleri ve medite gibi temel taşlarının her biri çocuk oyun araçları ile özdeşleşiyor. Duruşlar bazen bir hayvan, bazen bir ev eşyası olarak hikayelerin içinde yer alıyor. Bir yandan hikayeyi dinleyip bir yandan da içinde geçen duruşları hep birlikte gerçekleştiriyoruz. Bazen hikaye, drama, bazen oyun... Geniş bir yelpaze hayal edin.Ve tüm bu çalışmalarda yarışmak, rekabet, ödül ve ceza gibi yöntemlerin hiçbiri sözkonusu değil. Yogada en çok hoşuma giden de bu. Çünkü, çocuklarımızı rekabete ve hırsa teşvik eden bir eğitim sistemimiz var. Cezalandırma belki kalktı ama ödüllendirme kullanılıyor. Çünkü kolay. Ancak yogada,  çocuk tamamıyla özgür. Kişiliğine ve yapısına uygun hareket etmesine tabii ki sınıftaki kurallar ve disiplin çerçevesinde izin verilen bir sistem. Zorlama yok. Çocuk önceleri ruh ve fiziğinin elverdiği ölçüde katılıyor yoga dersine. Fakat zaman içinde tüm çocukların bir bütün halinde hareket ettiğini gözlemliyorsunuz.

 

“Oyunla...Yine yeniden ve hep oyunla... Ve  onların kendi öz kişilik özelliklerine öncelikle saygıyla... Çocuk Yogası, yoganın temel taşlarını çocuklara uyarlayarak yol alan bir çalışma.”

 

ÇOCUK YOGASININ ÇOCUĞA FAYDASI NE?

Bir kere etkili dinleme ve odaklanmayı sağlıyor ve güçlendiriyor. Dolayısıyla çağın vebası olan dikkat eksikliğinin bir numaralı ilacı diyebilirim. Neden derseniz? Ben hikayeyi anlatırken çocuk dikkatle dinliyor, dinliyor ki hikayeye konu olan hayvanın duruşlarını diğer arkadaşlarıyla birlikte yapabilsin.

Zihin vücut koordinasyonu,doğru nefes alıp verme,odaklanabilme,konsantrasyon,sabır,öfke kontrolü,barışcıl ve sevgiyi keşfetmiş çocuklar... :)

 

ÇOCUK YOGASINDA ÇOCUĞUN ÖFKE KONTROLU NASIL SAĞLANIYOR?

Çocuk Yogası dersinde zorlama olmadığı için çocukkendini rahat hissediyor. Zaman içinde oyuna kendi isteğiyle, rahatça katılımı söz konusu oluyor. İstediği şeye, paylaşarak, sabırla bekleyerek, barış ve sevgiyle ulaşabileceğini kavrıyor. Yani bağırmadan, zorlamadan konuşarak ve dinleyerek iletişim kurmayı öğreniyor. Bu tabii hemen olmuyor. Aynı OMRES gibi, Çocuk Yogası da amacına sabır ve zaman içinde ulaşıyor.

 

Bunun bir örneğini yaşadık. Dikkat eksikliği ve öfke kontrolu olmayan bir çocuğumuzda, eğitime başladıktan bir yıl sonraki farklılığı gözlemledik. Tabii bu gelişme okul, eğitimci ve ailenin paylaşımlarıyla ve birbirlerine desteğiyle gerçekleşti, başarıyı  bu şekilde yakaladık.

 

İlk yoga gösterimiz bu yıl gerçekleşti. Şunu da belirtmeliyim,  gösteri sonrasında kreş sahibi Nilüfer Güler  “Çocuklar kendi aralarında oyun oynar gibi keyifli bir gösteri yaptılar” dedi. Bu çok önemli. Demekki Çocuk Yogası derslerimiz meyvesini verdi.

Umarım Çocuk Yogası dersleri yaygınlaşır. Hatta Milli Eğitim Okullarında branş dersi olarak müfredata eklemesi hayalim.

Çocuk Yoga’sında ufkumu genişleten, eğitim aldığım hocam, Çocuk ve Ergen eğitmeni yetiştiren Psikolog Aylin Tokcan’a yürekten minnettarım.

 

Çocuğun, çocuk olduğunu unutmamak gerekli. Öğretilecek şeyin, onun anlayabileceği şekilde aktarılması çok önemli.

 

 

ÇOCUKLARA OYUNLA İNGİLİZCE NASIL ÖĞRETİYORSUNUZ?

Bunu en güzel bir örnekle anlatabilirim. İlk kez okullardan birinde derse girdim. Ders sonunda çocuklardan biri “Öğretmenim ders yapmayacak mıyız?”dedi. “Oğlum bu dersti zaten” dedim. Çocuğun, “çocuk” olduğunu unutmamak gerekli. Öğretilecek şeyin, onun anlayabileceği şekilde aktarılması çok önemli. Çocuğun, hayatı anlama ve öğrenme yöntemi oyundur. Dolayısıyla oyun, en güzel öğretme aracıdır.

Oyunla İngilizce dersinde de çeşitli materyaller kullanıyorum. Bunlar oyuncaklar, kendi kesip biçip oluşturduğum kuklalar, sokak oyunları, evcilik oyunu ve tabii boyama resim de bu materyaller arasında. Oyunla İngilizce dersi haftada üç ders olursa esas verim alınıyor. Dönem sonunda, çocukların küçük bir kelime hazinesi oluyor. Karşısında ingilizce konuşulduğunda anlayabildiği kelimeler olabiliyor.

 

“Sevgi en büyük öğretme aracı. Bunu laf olsun diye söylemiyorum. Sevgi, sevgi, sevgi diyorum. Çocuklar saf olduğundan, bunu çok iyi anlıyorlar.”


Aylık ders program akışımı önceden belirlerim. Her haftanın kendine özgü teması vardır. Bu tema çerçevesinde kelimeler belirler ve oyunlar türetirim. Bu oyunlar bazen bildiğimiz bir sokak oyununun uyarlanmışı olabileceği gibi, öğrettiğim kelimelerden bir hikaye oluşturup onu canlandırabiliriz de. Mutlaka kendi yaptığım farklı oyuncak ve materyal kullanıyorum. Bir de vazgeçilmezimiz şarkılar tabii ki. Bu konuda da bazı çocuk şarkılarının ezgilerini kullanarak sözlerini kendimin yazdığı İngilizce şarkıları derslerimde kullanırım. Böylece şarkılarda hep çocuklara öğrettiğim kelimeler oluyor ve iyice pekişiyor. Bu şarkıları sene sonu gösterimizde kullanıyoruz. Gitar çalan bir arkadaşımız ve ben şarkıları seslendirip üzerine efektler ekliyoruz... Söylenene göre sesim güzelmiş :) Özetle çocukların ilgi odağını İngilizce dersinin üzerinde tutacak tüm yöntemleri kullanmaya çalışıyorum.

Kelime dağarcıkları haftalık aldıkları ders saatine göre değişiyor. Haftada 3 gün ders alan çocuklarda 4 kelimede sınırlı kalırken,  her gün derse gittiğim okullarda haftada 8 -10 kelimeye kadar çıkıyor. Sene sonundaysa güzel bir drama gösterisiyle de velilerimiz bizi izler.

 

 

ÇOCUK EĞİTİMİNDE BAŞARIYA ULAŞMANIZIN SIRRI NEDİR?

Yalnız bu derslerde değil, ne öğretirsen öğret SEVGİ çok önemli. Sevgi en büyük öğretme aracı. Bunu laf olsun diye söylemiyorum. Sevgi, sevgi, sevgi diyorum. Çocuklar saf olduğundan, bunu çok iyi anlıyorlar.

Yaz döneminde anaokullarında yalnızca Çocuk Yogası derlerine devam ediyorum. Omres ve Oyunla İngilizce Eylül ayından itibaren derslerimize eklenecek.

 

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
ANKET
Muğla Büyükşehir Belediyesinin çalışmalarını Nasıl Buluyorsunuz.
RÖPORTAJ