03 Nisan 2020 Cuma
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
BİR KADIN Siyasetçi, Girişimci, Gazeteci, Anne
19 Şubat 2020 Çarşamba 12:42

BİR KADIN Siyasetçi, Girişimci, Gazeteci, Anne

Bizim Kız Elvan Göçer’den bahsediyoruz saygıdeğer meslektaşım Kadın Aktüel Haber okuyucularımız için beni kırmayarak röportaj talebimi kabul etti. Sizler için Elvan GöçerEsorduk kendisi de içtenlikte cevap verdi

Sayın Elvan Göçer Sizi Tanıyabilir Miyiz?

1978 Datça doğumluyum. İlk, orta ve lise eğitimini tamamladıktan sonra, bankacılık ve sigortacılık üzerine üniversite eğitimi aldım. Evliyim. 2 çocuk annesiyim. İnşaat sektöründe faaliyet gösteren bir firmanın yönetim kurulu başkanı aynı zamanda oğlumun imtiyaz sahibi olduğu Muğla Gazetesi’nde Genel Yayın Yönetmenliği yapıyorum. Siyaseten baktığımızda AK Parti’nin kuruluşundan bu güne kadar birçok seçimde görev üstlendim. Aynı zamanda 25 ve 26. Dönem genel seçimlerinde AK Parti Muğla 3.sıra Milletvekili adayıydım.

Geçtiğimiz dönemde siyasette bir partinin adayı olarak sahada çalışma yaptınız, bu dönemde halk size büyük bir sempati duydu ve “BİZİM KIZ” denildi. Bu aslında bize göre halkın sizi sahiplenmesi noktasında bir işaretti. bu süreci anlatır mısınız?Bizim kız olmak ve sahada sorunlara dokunmak, çözüm üretmek noktasında kadın olmak siyasete bakış açısını değiştiriyor mu?

72672250_10219285102694349_2711823882335027200_n.jpg

Mevlana’nın “ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol” sözünü hep örnek aldım. Olduğum gibi görünmeye hep gayret ettim. İnsanların yüreğine dokunmak, kendin gibi olmak hiçbir zaman zarar vermez aksine fayda getirir. Evet ‘bizim kız’ sözü, Köyceğiz Toplarlar’da ki Pakize teyzemle, Seydikemer Seki’de ki Emine ablamla, Kavaklıdere’den Fatma ninemle, Datça Cumalı Mahallesi’ndeki  Nergiz ablamla özdeşleşti. Çünkü onlardan biriydim. Muğla Gazetesi’nde zaman zaman yazdığım köşenin mahlasının da bu ismi almasına vesile oldu. Bu kimlikten ziyadesiyle memnun oldum. Aktif siyasette bulunduğum dönemde kadın olduğum için hiçbir zaman pozitif ayrımcılık beklemedim. Tam tersine çoğu siyaset yapan erkek arkadaşlardan daha fazla özen gösterip programlara zamanında katılmaya dikkat ettim. Siyaset erkek ya da kadın işi olarak ayrılmamalı. Ayrıca kadınların siyaseti daha özen ve özveriyle yaptıklarını düşünüyorum.

Size göre Muğla’da siyaset kadına yönelik neler yapabilir ve eğer siz Milletvekili olsaydınız başlıca neleri yapmak isterdiniz? Saha çalışmalarınızda kadınların sizden beklentileri nelerdi? Hangilerine dokunabildiniz?

Muğla’da siyasi temsilciliklerde kadınlara daha az yer verilmesi Muğla için kayıptır. Unutmayalım kadınlar ahtapot gibidir. Bir işi yaparken, diğer işi düşünüp aynı zamanda uygulayabilen varlıktır kadın.  Kadın, her şeyden önce emekliliği olmayan meslek sahibi evinin kadınıdır, aşçıdır, doktordur, öğretmendir, mimardır, mühendistir, gazetecidir vs. vs. bu şekilde çoğalarak devam eder. Seçilmiş bir Milletvekili değilim ama gönüllerin vekili olduğumu söylüyorlar. İcra makamı ayrı, rica makamı ayrı biliyorsunuz. Buna rağmen bize ulaşan taleplerin, isteklerin olumlu sonuçlanması noktasında partili, partisiz ayrımı yapmadan elimden gelen desteği ne koşulda olursa olsun vermeye gayret gösteriyorum. Kadınlarımız birçok şeyin daha iyisine daha güzeline layık. Toplumun direği kadınlardır. Kadın üzülür, yıpranır ise toplumun da üzülüp yıpranacağı kanaatindeyim. Kadınlarımızın yapılamayacak bir istekleri olmadı hiçbir zaman. İstekleri hep makul olabilecek istekler. Sadece kadınlara özel spor, eğlence ve dinlenme alanları gibi isteklerdi hep. Hep söyledikleri ‘kadının dilinden kadın anlar’ sözleri oluyordu.Her daim hatırlamamız gereken bir gerçek var “siyaseti kadınsız düşünmek hayatı yarım algılamaktır”

 

Şimdi bir meslektaş olarak teşekkür etmek istiyorum. Ekibinizin tamamı kadınlardan oluşuyor. Buna yakın zamanda Sayın Süleyman Akbulut’u saymazsak kısa süre önceye kadar ekibin tamamı kadındı. Kadınlarla çalışmanın artıları ve eksileri var mı? Kadın arkadaşlar sahada sorunlarla karşılaşıyor mu?

82158805_10219711318269472_4836012993521123328_o.jpg

Kadınlarla çalışmanın hiç negatif bir yönü olmadı tam aksine daha kolay. Çünkü her biri programını biliyor, yapacağı işi biliyor ve halden anlayan arkadaşlarım. Hatta daha güzel iletişim kurup daha iyi organize olduğumuzu ifade edebilirim. Evet yakın zamana kadar ifade ettiğiniz gibi Muğla Gazetesi mutfağından, servisine kadar kadınların emeğiyle ortaya çıkıyordu. Sonuç itibariyle lezzetli bir yemek ortaya çıkardıklarını da düşünüyorum. Kızlarımız, sahada bu zamana kadar aşılamayacak bir sorun ile karşılaşmadılar. Şayet karşılaştılarsa da sorunların üstesinden gelmeyi başarıyorlar. Üzüldüğüm sadece bir nokta olmuştu. Muhabir kızlarımızdan birisi tesettürlü. Bize ilk müracaatında çalışmak istediğini ama tesettürünü çıkarmak istemediğini dile getirdi. Daha önce farklı bir iş başvurusunda peruk takılması istenmiş, takmaması halinde tesettür ile çalıştırılmayacağı söylenmiş, tesettürlü olduğu için iş başvurusu kabul edilmemiş. Bizim için kişilerin kılık kıyafeti değil, yapacağı doğru çalışmalar ve kişiliği önemlidir.

Muğla Gazetesini devir aldığınızı biliyoruz bir sene doldu sayılır. Muğla’da (Menteşe) basının durumu sizce nedir? Menteşe ilçelere göre daha derli toplu görünüyor, kurum ve kuruluşlarının merkezleri burada olmasının artısı var mı?

Muğla Gazetesi 23 yıllık geçmişi olan, Menteşe İlçemizde yayın yapan altı yerel gazeteden birisi. İmtiyaz sahibi olan oğlum Oğuzhan Göçer devir alalı 1 Şubat itibari ile bir yılı doldurdu. Tüm ekip arkadaşlarımızla beraber ilkeli, tarafsız yayın yapmaya, vatandaşların ve halkın menfaatleri doğrultusunda, taraf olmadan sorgulama yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz İnşallah.  Geçmişe baktığımızda yerelde ajans muhabirliğinin daha ön planda olduğunu görüyoruz. Biz ekip arkadaşlarımızla bu algıyı kırdığımıza inanıyorum. Muhabir arkadaşlarımızın hepsi sahada aktif gazetecilik mesleğini icra eden arkadaşlar. Özel haberleri ile gündeme gelen arkadaşlarımız. Yerel basının yeterince hak ettiği yerde olduğunu düşünmüyorum.  Gazeteciler gününde yapılan kutlamaların çoğunun sözde kaldığı kanaatindeyim. Gazetecileri temsil eden kurum yetkililerinin de destekleri ne “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününde” ne de “21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü’nde” kutlamam maillerinden öteye gitmiyor. Ben gazeteci değilim, yöneticiyim. Gazetecilik mesleğini onuruyla, çabasıyla, tüm imkansızlıklara rağmen gayretleriyle icra eden, yerelde gerçek gazetecilik yapan tüm arkadaşlarımızı yürekten kutluyor her zaman, her konuda desteğe hazır olduğumu ifade etmek isterim. Menteşe İlçemizde kurum ve kuruluşların bir arada olmasının ulaşılabilirlik ve zaman açısından elbette avantajları var. Özellikle tüm kurum ve kuruluşlara yapacak oldukları etkinliklerden, programlardan haberdar etmeleri konusunda ricada bulunduk.  Çünkü her yiğidin bir yoğurt yemesi vardır. Her bir gazeteci arkadaşımızın farklı bir kalemi, konuya bakış açısı, farklı kadrajdan görüntü alması vardır. O nedenle basın bülteni göndermek yerine, program ve etkinlik bilgilerini vermelerini önemsiyoruz.

87159966_10220114563710356_1001487267056844800_n.jpg

Muğla’yı genel olarak düşündüğünüzde medyanın daha iyi yerlere gelemsi için öneriniz var mı? Medyalar arası iletişim ve sinerji nasıl sağlanabilir?

Medya olduğundan daha iyi konumda olabilir elbette. Bunu da tüm medya ve basın kuruluşlarının birlikte hareket etmesi ile mümkün olacağına inanıyorum. Her zaman birlikten kuvvet doğar düşüncesi başarılı olmanın temel kavramlarındandır. Bu birlikteliği de basını temsil eden kurumun özellikle de Muğla’da elini taşın altına koyması gerektiğini savunanlardanım. Medyalar arası sinerji, samimiyetler bir arada olursa sağlanmaması gibi bir durum asla söz konusu olamaz.

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
ANKET
Marmaris Belediye Başkanı Mehmet Oktay'ın Çalışmalarını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?
RÖPORTAJ